Ajanlı yapay zekâ gıda alışverişini 2027’de değiştirecek
Ajanlı yapay zekâ, gıda alışverişinde ürün araştırma ve sepet oluşturma süreçlerini dönüştürüyor. Uzmanlar, teknolojinin 2027’de yaygınlaşmasını bekliyor.
Tüketiciler, alışveriş süreçlerini kendi adına yürütebilen yapay zekâ sistemlerinin potansiyelini yeni yeni keşfediyor. Perakendeciler ve markalar da ajanlı yapay zekânın sunduğu olanakları değerlendirme aşamasında bulunuyor.
Ajanlı ticaret modelinde yapay zekâ araçları, tüketici adına ürünleri araştırabiliyor ve satın alma işlemlerini tamamlayabiliyor. Circana verilerine göre tüketicilerin üçte ikisinden fazlası ürünleri incelemek ve seçmek için üretken yapay zekâdan yararlanıyor. Örneğin bir kullanıcı, sohbet robotuna yüksek proteinli en iyi atıştırmalığı sorduğunda sistem farklı marka ve ürünleri önerebiliyor.
Ancak uzmanlara göre bu kullanım, dönüşümün yalnızca başlangıcı. Önümüzdeki bir veya iki yıl içinde yapay zekâ destekli sistemlerin, tüketicilerin düzenli olarak satın aldığı temel gıda ürünlerini otomatik biçimde sipariş etmesi bekleniyor. GlossPlate’in kurucusu Serhii Nikolaichuk, süt ve yumurta gibi sürekli alınan ürünlerde bazı perakendecilerin şimdiden otomatik sepet oluşturabildiğini belirtti. RunOctopus’un kurucusu Matt Goren ise teknolojinin ürün araştırma aşamasında hayata geçtiğini, sıradaki adımın ödeme süreci olduğunu söyledi.
Ajanlı yapay zekânın önündeki engeller
2026 itibarıyla birçok tüketici, alışveriş kararlarını bir yapay zekâ aracına bırakma konusunda temkinli davranıyor. Kişisel bilgilerin paylaşılması ve karar verme yetkisinin devredilmesi, güven sorunlarını beraberinde getiriyor.
Circana araştırmasına göre tüketicilerin yüzde 40’ı yapay zekâ önerilerine çoğunlukla ya da tamamen güveniyor. Yüzde 42’lik kesim kararsız bir tutum sergilerken, yüzde 18’i bu önerilere hiç güvenmiyor. Bununla birlikte üretken yapay zekâ kullanan veya bir ürün için yapay zekâdan tavsiye alan tüketicilerin oranı, 2025’in son çeyreğindeki yüzde 55 seviyesinden Mayıs 2026’da yüzde 67’ye yükseldi.
Ajanlı yapay zekâ bugün daha çok yemek planına göre sepet hazırlama, bütçeyi koruma, gıda alerjilerini hatırlama ve ürün tükenmeden yeniden sipariş verme gibi rutin işlerde başarılı oluyor. Buna karşın sistemlerin fiziksel ürün deneyimi sınırlı. Nikolaichuk’un ifadesiyle yapay zekâ bir kavunun kokusunu alamıyor ve yalnızca ürün verilerinde yer alan bilgileri değerlendirebiliyor.
Goren, yapay zekâ aracının başarısının okuyabildiği içeriğin kalitesine bağlı olduğunu vurguladı. Açık içerik bilgileri, güvenilir karşılaştırmalar ve tüketicilerin gerçek sorularını yanıtlayan sayfalar hazırlayan markaların öne çıkabileceğini belirten Goren, ürün hakkında yeterli bilgi bulunmadığında sistemin başka bir markayı önereceğini söyledi.
Markalar için yeni görünürlük dönemi
Ajanlı yapay zekâ, perakendeciler ve gıda markaları açısından yeni bir rekabet alanı oluşturuyor. Sistemler, tüketicilerden farklı olarak uzun içerikleri, üçüncü taraf değerlendirmelerini ve kullanıcıların oluşturduğu paylaşımları daha fazla dikkate alıyor.
Bu nedenle marketlerin ürün bilgilerini makinelerin okuyabileceği biçimde düzenlemesi gerekiyor. Doğru içerik listeleri, alerjen bilgileri, gramaj, güncel stok durumu ve gerçeği yansıtan görseller, yapay zekâ sistemlerinin kararlarını etkileyen başlıca unsurlar arasında yer alıyor. Ayrıca yapay zekânın kimin çıkarı doğrultusunda çalıştığının açıkça belirtilmesi önem taşıyor. Nikolaichuk, sponsorlu ürün yerleşimlerinin alışveriş aracını gizlice yönlendirmesinin kısa vadede satışları artırabileceğini, ancak uzun vadede tüketici güvenini zedeleyebileceğini ifade etti.
Uzmanlara göre bu teknoloji, tüketicilerin daha sağlıklı beslenme hedeflerine ulaşmasına da yardımcı olabilir. Daha az şeker, daha fazla lif veya haftalık belirli bir bütçe gibi kurallar tanımlandığında yapay zekâ, bu hedeflerin takip edilmesini kişisel iradeden daha istikrarlı biçimde sağlayabilir. Ancak sistem, kendisine verilen talimatları optimize ediyor; bu nedenle hedeflerin açık biçimde tanımlanması gerekiyor.
Blue Chip’te dijital deneyimden sorumlu başkan yardımcısı Kevin Sherman, ajanlı ticaretin tüketiciler arasında anlamlı ölçekte benimsenmesinin 2027’de görülmesini beklediğini söyledi. Sherman, markaların bu geçiş döneminde internet sitelerine, uygulamalara, perakende platformlarına ve geleneksel dijital ürün alanlarına yatırım yapmayı sürdürürken yapay zekâ aracılarının ürün keşfi ve satın alma kararlarındaki artan rolüne de hazırlanmaları gerektiğini belirtti.
Goren, gıda markalarının önceliğinin yapay zekânın tüketiciye açıklayabileceği ürünler ve markalar hâline gelmek olduğunu ifade etti.




