Çiğ süt üreticisi maliyet baskısı altında zarar ediyor

Çiğ süt üreticisi, ağustosta litre başına 4,20 TL zarar etti. TÜSEDAD, artan maliyetler nedeniyle USK’nin tavsiye fiyatını 1 Ekim’de güncellemesini istedi.

Tüm Süt, Et ve Damızlık Sığır Yetiştiricileri Derneği (TÜSEDAD) Başkanı Müslüm Doğru, çiğ süt üreticisinin yükselen girdi maliyetleri nedeniyle ciddi bir finansal baskıyla karşı karşıya olduğunu belirtti. Doğru, Ulusal Süt Konseyi’nin (USK) çiğ süt tavsiye fiyatını 1 Ekim’de yeniden değerlendirmesi gerektiğini söyledi.

USK’nin 1 Mayıs’tan itibaren geçerli olmak üzere soğutulmuş çiğ inek sütü için litre başına net 24,30 TL tavsiye fiyatı belirlediğini hatırlatan Doğru, güncel yem fiyatlarıyla birlikte diğer gider ve gelir kalemleri hesaba katıldığında ağustos ayında üretim maliyetinin 28,50 TL’ye çıktığını ifade etti.

Mevcut alım fiyatı ile maliyet arasındaki farkın litre başına 4,20 TL’ye ulaştığını kaydeden Doğru, girdi fiyatları sürekli artarken çiğ sütün altı ay önce belirlenen seviyenin de altında satılmasının üretimin devamlılığını riske attığını dile getirdi. Doğru, 1 Mayıs’ta yürürlüğe giren fiyatın gecikmeden güncellenmesi çağrısında bulundu.

Üretici fiyatı baskılanırken raf fiyatları yükseliyor

Doğru, üreticinin sattığı çiğ sütün fiyatı baskı altında tutulmasına rağmen süt ve süt ürünlerinin raf fiyatlarında artış yaşandığını belirterek bu durumu sektör açısından önemli bir çelişki olarak değerlendirdi.

Süt ve süt ürünlerinin enflasyon sepetindeki payının yaklaşık yüzde 3 olduğunu hatırlatan Doğru, çiğ süt üreticisinin enflasyonun başlıca sorumlusu gibi gösterilmemesi gerektiğini söyledi. İçme sütü, beyaz peynir ve yoğurt gibi temel ürünlerin raf fiyatları yükselirken aynı ürünlerin hammaddesini sağlayan çiğ süt üreticisinin gelirinin baskılanmasının kamuoyunda soru işaretlerine yol açtığını ifade etti.

Yem fiyatlarındaki artış maliyetleri yükseltti

Üretim maliyetlerindeki yükselişte yem giderlerinin belirleyici rol oynadığını belirten Doğru, ağustos ayında kesif yem fiyatlarının yaklaşık yüzde 11 artmasının litre başına çiğ süt maliyetindeki yükselişin başlıca nedenlerinden biri olduğunu söyledi. Enerji, akaryakıt, sağlık ve lojistik giderlerindeki artışların da üreticinin yükünü artırdığını kaydetti.

Küresel ve bölgesel gelişmelerin yem hammaddesi tedarikini daha da zorlaştırabileceğine dikkat çeken Doğru, Hürmüz Boğazı’ndaki geçiş sorunları ile Karadeniz’deki nakliye sıkıntılarının hammadde temininde aksamalara neden olduğunu belirtti.

Fiyat hesabında yıl sonuna kadar oluşabilecek riskler dikkate alınmalı

Çiğ süt fiyatının yalnızca mevcut maliyetlere göre değil, önümüzdeki dönemde yaşanabilecek artışlar da hesaba katılarak belirlenmesi gerektiğini vurgulayan Doğru, sürdürülebilir bir fiyatlandırma için en az üç aylık dönemin dikkate alınmasını istedi.

Maliyet hesabında kullanılan tüm varsayımların ve kalemlerin kamuoyuna açık ve şeffaf biçimde paylaşılması gerektiğini belirten Doğru, ekim ayında yapılacak değerlendirmede yıl sonuna kadar ortaya çıkabilecek maliyet risklerinin de hesaba katılması çağrısında bulundu.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu