Elektrikli kamyonlar için California’dan yeni yasa
Elektrikli kamyonlar dizel modellere göre iki-üç kat pahalı. California, fiyat şeffaflığı ve finansman desteğiyle temiz taşımacılığı hızlandırmayı hedefliyor.
California yollarında yaklaşık 1,8 milyon ticari kamyon bulunuyor ve bu araçların neredeyse tamamı dizel yakıt kullanıyor. Kamyonlar, eyaletin karbon salımında önemli bir paya sahip olmanın yanı sıra özellikle Long Beach ve Los Angeles limanlarıyla San Bernardino ve Riverside bölgelerindeki depoların bulunduğu Inland Empire çevresinde ciddi hava kirliliğine yol açıyor.
California, bu sorunu azaltmak amacıyla yük taşımacılığı şirketlerini ve bağımsız kamyoncuları elektrikli ağır vasıtalara yönlendirmek için milyarlarca dolarlık teşvik sağladı. Eyalet yollarında halen yaklaşık 2 bin sıfır emisyonlu ağır kamyon bulunuyor. Bu sayı, ABD’deki diğer eyaletlerin tamamından daha yüksek.
Ancak elektrikli kamyonların başlangıç maliyeti, dizel muadillerinin iki ila üç katına çıkabiliyor. California’nın iddialı temiz taşımacılık hedeflerine ulaşabilmesi için öncelikle bu fiyat farkının azaltılması gerekiyor.
Gavin Newsom geçen hafta bu amaca yönelik Senato Tasarısı 1213’ü yasalaştırdı. Yasa, düzenleyici önlemlerle finansal teşvikleri bir araya getirerek temiz kamyon pazarında daha fazla fiyat şeffaflığı ve hesap verebilirlik sağlamayı amaçlıyor. Tasarının yazarı Eloise Gómez Reyes, düzenlemenin hazırlanmasında eyalet senatörü olarak rol aldı.
Yasanın gündeme gelmesinin temel nedenlerinden biri, büyük kamyon üreticilerinin California’da diğer pazarlara kıyasla daha yüksek fiyat uyguladığının ortaya çıkması. California Hava Kaynakları Kurulu’nun 2024 tarihli raporuna göre, eyaletteki sıfır emisyonlu Sınıf 8 kamyonların ortalama fiyatı 436 bin dolardı. Bu rakam, Avrupa’daki ortalama fiyatın yaklaşık 87 bin dolar üzerinde bulunuyordu. Uluslararası Temiz Ulaşım Konseyi’nin araştırması da ABD ile Avrupa arasında belirgin fiyat farkları olduğunu gösterdi.
Konseyin ağır hizmet araçları program direktörü Ray Minjares’e göre ticari kamyonlarda otomobillerdeki gibi herkes için geçerli sabit etiket fiyatları bulunmuyor. Bu araçlar üreticiler, bayiler ve müşteriler arasındaki işletmeler arası anlaşmalarla satılıyor. Bu nedenle pazarda fiyatların karşılaştırılmasını sağlayacak şeffaf bilgiler sınırlı kalıyor.
Yeni düzenleme kapsamında toplanacak verilerin, şirketlerin ticari sırlarını korumak için anonimleştirileceği belirtildi. Natural Resources Defense Council adına açıklama yapan Guillermo Ortiz, üreticilerin maliyetlerini karşılayıp makul kâr elde etmesinin de gerekli olduğunu vurguladı. Pazarda Tesla gibi yeni şirketlerin fiyat ve performans alanında rekabeti artırdığı bir dönemde, daha fazla verinin devlet destekli teşviklerin daha isabetli biçimde tasarlanmasına yardımcı olabileceği ifade edildi.
Senato Tasarısı 1213 ayrıca kamu kurumlarının, elektrikli kamyonların ikinci el değerini ortaya koyacak yöntemleri incelemesini öngörüyor. Bu kapsamda artık değer garantileri gibi seçeneklerin değerlendirilmesi planlanıyor. İkinci el elektrikli kamyonların ne kadar edeceğine ilişkin yeterli veri bulunmaması, bankaların kredi ve kiralama işlemlerini değerlendirmesini zorlaştırıyor. Oysa ABD’de kamyon alımlarının yaklaşık yüzde 90’ı kredi veya kiralama yoluyla gerçekleştiriliyor.
Finansman imkânlarının geliştirilmesi, eyaletteki kamyon taşımacılığı sektörünün büyük bölümünü oluşturan küçük işletmeler açısından özellikle önem taşıyor. Elektrikli kamyonların yalnızca büyük şirket filolarının erişebildiği pahalı araçlar olarak kalmaması gerektiği belirtilirken, kredi kayıplarına karşı güvence sağlayacak fonların daha fazla kreditörü bu pazara çekebileceği değerlendiriliyor.
California’nın emisyonları sınırlama ve temiz kamyon filolarını zorunlu kılma yetkisinin federal düzeyde zayıflatıldığı bir dönemde, eyaletin elindeki tüm araçları kullanması gerekiyor. Bununla birlikte elektrikli kamyonların maliyetinin yarısını veya daha fazlasını sürekli olarak kamu kaynaklarıyla karşılamak mümkün değil. Özel finans kuruluşlarının sürece daha erken dahil edilmesi, temiz taşımacılığın kalıcı biçimde yaygınlaşması açısından önem taşıyor.
Newsom’un yasama döneminin sonunda önünde kalan tasarılar için 30 Eylül gece yarısına kadar veto veya onay kararı vermesi gerekiyordu. Bu süreçte diğer tasarıların akıbeti de yakından izleniyor.




