Küresel ekonomi 2026’da neden tam toparlanamadı?

Küresel ekonomi 2026 yılında resesyondan kaçınsa da düşük büyüme, artan borç, zayıflayan ticaret ve enerji kaynaklı enflasyon baskısıyla karşılaştı.

Küresel ekonomi 2026 yılını resesyona girmeden tamamlamaya hazırlanıyor. Ancak Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü (OECD) ile Uluslararası Para Fonu’nun (IMF) değerlendirmeleri, büyümenin pandemi öncesi ortalamaların altında kaldığını gösteriyor. Dünya ekonomisi direnç sergilese de yüksek borç, yavaşlayan ticaret ve artan maliyetler toparlanmayı sınırlıyor.

Büyüme beklentileri aşağı yönlü

OECD, haziran ayında yüzde 2,8 olarak açıkladığı 2026 küresel büyüme tahminini eylül ayında yüzde 2,9’a yükseltti. IMF ise temmuz ayında beklentisini yüzde 3,1’den yüzde 3’e çekti. Tahminlerdeki farklılığa rağmen iki kurumun ortak görüşü, küresel ekonominin 2025’teki yüzde 3,4’lük büyümenin gerisinde kalacağı yönünde.

Yapay zeka yatırımları büyümeyi destekleyen başlıca unsurlardan biri olurken, ABD ekonomisinin yüzde 2,3 civarındaki performansını koruması bekleniyor. Euro Bölgesi’nde büyüme yüzde 1’in altında kalırken, gelişmekte olan ekonomilerdeki ivme kaybı küresel görünümü zayıflatıyor.

Borç yükü tarihi seviyelere yaklaşıyor

Küresel kamu borcunun milli gelire oranı 2025’te yüzde 94’e ulaşmıştı. IMF’nin 5 Eylül’deki uyarısına göre bu oran yüzde 100 sınırına yaklaşırken, 2029’da eşiği aşarak İkinci Dünya Savaşı sonrasının en yüksek seviyesine çıkabilir.

Özel sektör borçları da hesaba katıldığında toplam borç, küresel hasılanın 3,3 katına ulaşıyor. Borç artışında ABD ve Çin öne çıkarken, yükselen finansman maliyetleri hükümetlerin bütçe üzerindeki baskısını artırıyor.

Ticarette belirgin yavaşlama

Küresel mal ticaretindeki büyüme de keskin biçimde geriledi. Dünya Ticaret Örgütü verilerine göre 2025’te yüzde 2,4 artan mal ticareti hacminin 2026’da yalnızca yüzde 0,5 büyümesi bekleniyor. Yüksek gümrük tarifeleri ve jeopolitik gerilimler, ticaret akışını olumsuz etkileyen başlıca faktörler arasında yer alıyor.

ABD ile Çin arasındaki 12 aylık geçici ateşkes, tarifelerde yeni artışların önüne geçse de korumacılık eğilimini ortadan kaldırmadı. Hizmet ticaretindeki büyümenin de 2024’teki yüzde 6,8 seviyesinden 2025’te yüzde 4,6’ya, 2026’da ise yüzde 4,4’e gerilemesi bekleniyor.

Enerji şoku enflasyon baskısını artırdı

Orta Doğu’daki çatışmalar, enflasyonda düşüş beklentilerini sekteye uğrattı. IMF, enerji fiyatlarındaki artış nedeniyle 2026 küresel enflasyon tahminini yüzde 3,8’den yüzde 4,7’ye yükseltti. OECD ise G20 ülkelerinde enflasyonun 2025’teki yüzde 3,4 seviyesinden 2026’da yüzde 4,1’e çıkacağını, 2027’de ise yüzde 3,6’ya gerileyeceğini öngörüyor.

Petrol fiyatlarındaki yükseliş, enflasyon beklentilerini yeniden yukarı taşırken ABD Merkez Bankası (Fed) ve Avrupa Merkez Bankası (ECB) para politikasında temkinli tutumunu sürdürüyor. Bu tablo, küresel ekonomi 2026 için toparlanmanın neden sınırlı kaldığını ortaya koyuyor.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu