LC Waikiki Suriye’de Üretime Başlayan İlk Türk Şirketi

LC Waikiki Suriye’de üretime başladı. Halep kırsalındaki tesiste 150 kişiyle başlayan üretimin üç yılda 1.000 kişiye ulaşması hedefleniyor.

LC Waikiki Suriye’de üretime başladı. Türk hazır giyim şirketi, Halep kırsalındaki El-Rai Sanayi Kenti’nde kurduğu tesiste Haziran 2026 itibarıyla üretim faaliyetlerine geçti. Yatırım, savaşın ardından yeniden yapılanma sürecinden geçen Suriye’de Türk tekstil sektörünün attığı en somut adımlardan biri olarak değerlendiriliyor.

İstanbul Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği’nin (İHKİB) aktardığı bilgilere göre şirket, ülkede doğrudan üretim tesisini faaliyete alan en dikkat çekici Türk hazır giyim markası konumunda. Fabrikada üretim ilk aşamada yaklaşık 150 çalışanla başladı. LC Waikiki’nin üç yıl içinde istihdamı 1.000 kişiye çıkarmayı planladığı belirtiliyor.

Tesiste üretilecek ürünlerin yalnızca Suriye iç pazarında satılması öngörülmüyor. Avrupa Birliği ülkeleri ile Birleşik Arap Emirlikleri gibi pazarlara ihracat yapılması da planlanıyor. Bu yönüyle yatırım, şirketin Suriye’deki mağaza faaliyetlerinin ötesine geçen, üretim ve dış ticareti kapsayan bir yapı ortaya koyuyor.

Mağazacılıktan üretime uzanan yatırım

LC Waikiki’nin Suriye’deki faaliyetleri yalnızca fabrika yatırımıyla sınırlı değil. Şirket, 2026 yılında Şam’daki Damascino Mall’da savaş sonrasında ülkedeki ilk mağazasını açarak perakende operasyonlarını yeniden başlattı. Halep, Humus ve Lazkiye’de yeni mağazalar açılması da şirketin büyüme planları arasında değerlendiriliyor.

Ancak şirketin asıl dikkat çeken adımı, mağazacılık ile üretimi aynı strateji altında birleştirmesi oldu. Bir pazara mağaza açarak girmek, öncelikle tüketici talebine ulaşmayı hedeflerken fabrika yatırımı daha uzun vadeli bir bağlılık gerektiriyor. Bu model, LC Waikiki’nin Suriye’de istihdam oluşturmasını, yerel üretim kapasitesine katkı sağlamasını ve tedarik zinciri kurmasını mümkün kılıyor.

Şirketin Suriye’de daha önce de faaliyet geçmişi bulunuyor. LC Waikiki Yönetim Kurulu Başkanı Vahap Küçük, 2024 yılı sonunda yaptığı açıklamalarda ülkede istikrarın sağlanması halinde Suriye pazarına yeniden gireceklerini ve üretim atölyesi kurma seçeneğini değerlendirdiklerini söylemişti. El-Rai’deki tesis, bu planın doğrudan üretim yatırımıyla hayata geçtiğini gösteriyor.

Suriye tekstil sektöründe yeniden yapılanma

LC Waikiki’nin yatırımı, Suriye tekstil sektörünün yeniden canlandırılmasına yönelik daha geniş bir sürecin parçası olarak öne çıkıyor. 2026’nın ilk yarısında ülkede tekstil ve hazır giyim sektörüne yönelik 234 yatırım başvurusu yapıldı. Bu başvuruların tamamı yeni fabrika kurulacağı anlamına gelmiyor; mevcut tesislerin yenilenmesi, üretim hatlarının modernizasyonu ve kapasite artırımı da başvurular arasında yer alıyor.

Suriye yönetimi, sektörü yeniden hareketlendirmek amacıyla yatırımcılara finansman, gümrük ve vergi alanlarında teşvikler sağlamayı planlıyor. Temmuz 2026’da düzenlenen NASTEX tekstil fuarında 25’ten fazla ülkeden 300’ün üzerinde şirketin buluşması da ülkenin uluslararası yatırımcıların gündemine yeniden girdiğine işaret ediyor.

Savaş yıllarında tekstil altyapısının önemli bölümü zarar gören veya faaliyetini durduran Suriye’de, yatırımcı ve nitelikli iş gücü kaybı üretim kapasitesini ciddi biçimde geriletti. Euronews’in aktardığı verilere göre 2024’te ülkede 24 binden fazla tekstil işletmesi bulunuyordu; ancak işletmelerin yalnızca yüzde 56,8’i aktifti. 10 binden fazla tesis ise faaliyet dışı durumdaydı.

Bu nedenle yeni yatırımlar, tamamen yeni bir sektör kurmaktan çok geçmişte güçlü olan üretim altyapısını yeniden işler hale getirme amacı taşıyor.

Türk şirketleri için yeni üretim alanı

LC Waikiki’nin ardından başka Türk şirketlerinin de Suriye’de yatırım seçeneklerini değerlendirmesi, gelişmenin tek bir firmayla sınırlı kalmayabileceğini gösteriyor. Hazır giyim şirketi İsparko’nun Suriyeli yatırımcılarla ortak fabrika kurma seçenekleri üzerinde çalıştığı, Mikrotx’ın ise Türk yatırımcılarla birlikte tekstil ve iplik fabrikalarına yönelik projeler geliştirdiği aktarılıyor. Mersan ve Tumkalıp gibi şirketlerin de yeniden kurulacak üretim kapasitesine dönük iş birliklerini değerlendirdiği belirtiliyor.

Bu tablo, Suriye’ye yalnızca hazır giyim üretiminin değil; tekstil makineleri, üretim teknolojileri, ekipman, hammadde, lojistik hizmetleri ve teknik uzmanlığın da taşınabileceğine işaret ediyor. Türkiye ile Suriye arasındaki ticari ilişkilerin zaman içinde daha kapsamlı bir üretim ve tedarik zincirine dönüşüp dönüşmeyeceği ise sürecin seyrine bağlı olacak.

Halep’in Türkiye sınırına yakın konumu, bölgeyi lojistik açıdan önemli kılıyor. Suriye’nin geçmişte sahip olduğu düşük maliyetli ve nitelikli iş gücü ile Avrupa ve Körfez pazarlarına yakınlığı da ülkenin yeniden üretim merkezi olma hedefi açısından avantaj sağlayabilir. Bununla birlikte enerji maliyetleri, finansmana erişim, altyapı eksiklikleri, hammadde tedariki ve ithal ürünlerle rekabet gibi sorunlar sektörün önündeki başlıca riskler arasında bulunuyor.

Yerel üreticiler, ithal ürünlerin iç pazardaki payının yükselmesinin toparlanmayı zorlaştırdığını belirtiyor. Bu nedenle LC Waikiki yatırımı, Suriye tekstil sektörünün tamamen toparlandığı şeklinde değil, yeniden yapılanmanın başladığını gösteren erken ve somut bir adım olarak okunmalı.

Perakendede pazara yerleşme modeli

LC Waikiki’nin Suriye hamlesi, Türk perakende sektörü açısından da farklı bir modele işaret ediyor. Şirket yalnızca ürün göndermiyor veya mağaza açmıyor; üretimi de aynı coğrafyaya taşıyor. Böylece tüketiciye yaklaşırken üretim maliyetleri, lojistik süreçler ve tedarik zinciri üzerinde daha fazla kontrol sağlamayı hedefliyor.

Üretimin Suriye dışındaki pazarlara da bağlanması, ülkenin yalnızca bir satış noktası olarak görülmediğini ortaya koyuyor. Bu yaklaşım, Türk hazır giyim şirketlerinin artan üretim maliyetleri karşısında çevre ülkelerde alternatif üretim merkezleri aradığı daha geniş eğilimle de örtüşüyor. Japonya Dış Ticaret Örgütü (JETRO) da LC Waikiki’nin Suriye yatırımını bu eğilimin bir parçası olarak değerlendiriyor.

Dolayısıyla Suriye’nin Türkiye açısından yalnızca yeni bir ihracat pazarı mı, yoksa aynı zamanda üretim ve tedarik merkezi mi olacağı önümüzdeki dönemde daha net görülecek. Şimdilik bu soruya en somut yanıtı veren şirket LC Waikiki oldu. El-Rai’deki tesis, üretim, istihdam ve ihracatı aynı çatı altında birleştirerek Türkiye ile Suriye arasında yeniden kurulabilecek tekstil tedarik zincirinin ilk önemli halkalarından biri olma potansiyeli taşıyor.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu