Afşin-Elbistan A Termik Santralı: İnsan ve Çevre Sağlığına Tehdit
Bilirkişi raporu, Afşin-Elbistan A Termik Santralı’nın insan ve çevre sağlığı için ciddi tehdit oluşturduğunu ortaya koydu.
Afşin-Elbistan A Termik Santralı’nın ek ünitelerinin iptal edilmesinin ardından, santraldan kaynaklanan kirliliğin insan ve ekosistem sağlığı üzerinde ciddi tehditler oluşturduğuna dair bilirkişi raporu açıklandı. Greenpeace Türkiye’nin, santraldaki 4. ünitenin çevre izninin iptali için yöre halkıyla birlikte 2024 yılında açtığı davada elde edilen rapor, santraldan yayılan hava kirliliğinin insan sağlığı, tarımsal üretim, su kaynakları ve ekosistem bütünlüğü açısından “ciddi ve sürekli bir risk” taşıdığını vurguladı.
Geçtiğimiz hafta, Greenpeace Türkiye’nin yöre sakinleriyle birlikte açtığı davada mahkeme, santrala yapılması planlanan iki yeni ek ünite için verilen Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) olumlu kararını iptal etti. Bu karar, bölgedeki termik santrallara dair mevcut durumun sürdürülemez olduğunu ortaya koyuyor.
Bilirkişi heyeti, santralin hava emisyonlarının Çevre İzin ve Lisans Belgesi’nin asgari teknik şartlarını karşılamadığını ve yönetmelik kapsamındaki entegre değerlendirme yükümlülüğünü yerine getirmediğini belirtti. Rapor, bu yetersizliklerin yapısal ve sürekli nitelik taşıdığını, alınan önlemlerin ise ülke ve dünya standartlarıyla kıyaslandığında yetersiz kaldığını ifade etti. Ayrıca, hava emisyonlarındaki ihlallerin insan sağlığı, tarımsal üretim, su kaynakları ve ekosistem üzerinde ciddi ve sürekli bir risk oluşturduğu vurgulandı.
Mahkemenin bilirkişi raporuna itirazları değerlendirmesi ve yürütmeyi durdurma talebi hakkında karar vermesi bekleniyor.
Greenpeace Türkiye İklim ve Enerji Kampanya Sorumlusu Emel Türker Alpay, bilirkişi raporunun santralin çevre ve insan sağlığı üzerindeki olumsuz etkilerini net bir şekilde ortaya koyduğunu belirtti. Alpay, “Bilirkişi raporunda en önemli bulgulardan biri, hava kirliliği aşımının münferit olmadığıdır. 2024 yılında elde ettiğimiz Sürekli Emisyon Ölçüm Sistemi (SEÖS) verileri, ortalama değerlerin yönetmelik sınırlarını 1.5 kat ile 8 kat arasında aştığını gösteriyordu” dedi. Alpay, yaşanan sorunların bakım ile çözülebilecek arızalar olmadığını, santralin kömürden adil bir geçiş ile nasıl kurtarılacağına dair planlar yapılması gerektiğini vurguladı.
Bilirkişi raporunda mevcut ünitelerdeki sorunlara dikkat çekilirken, santrala iki yeni ek ünite yapılmasının planlandığı hatırlatıldı. Mahkeme, bu ek ünitelerle ilgili açılan davada da ÇED olumlu raporunun iptaline karar verdi. Alpay, kömürlü termik santralların doğaya verdiği zararın her aşamada ortaya konduğunu belirtti ve Türkiye’nin COP31’e ev sahipliği yapacağını hatırlatarak, Afşin-Elbistan A Termik Santralı başta olmak üzere yeni ek ünite ve genişletme planlarının iptal edilmesi gerektiğini söyledi.
Rapordan elde edilen bulgular arasında, santralin hava emisyonlarının yasal sınırları aştığı, bunun yapısal ve sürekli bir yetersizlik olduğu ifade edildi. Dört üniteli tesiste izin yalnızca bir üniteye verilmişken, yönetmeliğin zorunlu kıldığı bütünsel değerlendirme yapılmamış. Sağlık riskinin değerlendirilebilmesi için gereken verilerin eksiksiz üretilmediği ve çevresel kaynaklı kronik hastalıkların kayıtlara geçmesinin on yıllar alacağı belirtildi. Bilirkişi, bu nedenle riski, “devam ettirilmesi kabul edilemez nitelikte ciddi bir tehdit” olarak tanımladı. Yaklaşık 40 yıllık olan ünite, düşük verimiyle modern santrallerin gerisinde kalmış durumda; alınan önlemler ise yetersiz bulunmuştur.




