Yasin Akçakaya: ‘Üretim Yeterli Değil, Finans Yönetimi Şart’

EGSD Başkanı Yasin Akçakaya, üretimden daha önemli olanın finansal yönetim olduğunu vurguladı.

Ege Giyim Sanayicileri Derneği (EGSD) Başkanı Yasin Akçakaya, hazır giyim sektörünün Türkiye ekonomisinin temel taşlarından biri olduğunu ifade etti. Ancak son yıllarda artan maliyetler ve döviz kurlarındaki belirsizlikler nedeniyle üreticilerin zorlu bir süreçle karşı karşıya kaldığını belirtti.

EGSD tarafından düzenlenen Üye Buluşmaları etkinliği, Buca Ege Giyim Organize Sanayi Bölgesi’nde gerçekleştirildi. Toplantıda, hazır giyim sektöründeki döviz riski, kredi araçları ve sürdürülebilirlik ile ilgili finansal ürünlerin uygulama örnekleri masaya yatırıldı. Açılış konuşmasında Akçakaya, günümüz rekabet ortamında şirketlerin başarılı olabilmesi için yalnızca üretim gücünün yeterli olmadığını, aynı zamanda finansal riskleri etkin bir şekilde yönetme yeteneğinin de kritik öneme sahip olduğunu vurguladı.

Akçakaya, “Bugün şirketlerimizin başarısını belirleyen en önemli faktörlerden biri finansal yönetim becerisidir. Her gün sipariş almak mı yoksa o siparişi finansal olarak doğru yönetmek mi daha zor sorusuyla yüzleşiyoruz. İzmir gibi girişimci kültürü yüksek ve ihracat potansiyeli güçlü bir şehirde, üreticilerimizin bu risklere karşı hazırlıklı olması sürdürülebilir büyüme açısından hayati bir öneme sahip,” dedi.

Etkinlikte ayrıca, QNB Hazine Ticaret Satış Müdürü Figen Atmaca, küresel ekonomik görünüm ve enerji piyasaları hakkında bir sunum yaptı. Atmaca, Orta Doğu’daki gerilimlerin enerji fiyatları üzerindeki etkilerini ve yatırımcıların tercihlerini değiştiren faktörleri ele aldı. Brent petrol fiyatlarının 9 Mart’ta 119-120 dolar seviyelerine kadar yükseldiğini, ancak sonrasında 94-96 dolar aralığına gerilediğini belirtti. Atmaca, piyasalardaki dalgalanmanın devam ettiğini ifade etti.

Yatırımcı davranışlarına dair gözlemlerini paylaşan Atmaca, “Artık piyasalarda klasik dolarizasyon eğiliminin yerini, güvenli liman arayışıyla altın ve değerli metallere yönelimin arttığı bir ‘metalizasyon’ dönemine bıraktığını görüyoruz. Jeopolitik riskler, taşıma maliyetlerini doğrudan etkilerken, ihracatçıların sürdürülebilirlik bağlantılı türev ürünlerle kendilerini korumaları gerekiyor,” dedi. Ayrıca, enerji maliyetleri ve ABD ile İran arasındaki çatışmanın enflasyon üzerindeki etkilerini değerlendirerek, yıl sonu enflasyon beklentilerini %25,5’e, politika faizi beklentilerini ise %32’ye revize ettiklerini aktardı.

QNB Hazine Kurumsal Bankacılık Satış Müdür Yardımcısı Ezgi Şener, Türkiye ekonomisinin makro dengeleri ve 2026 yılı projeksiyonları üzerine bir sunum yaptı. Türkiye’nin ihracat odaklı büyüme modelinde döviz istikrarının önemine değinen Şener, “2026 yılına dair Türkiye piyasası özetinde enflasyonla mücadele ve para politikası adımları önceliğini koruyor. Firmalarımızın finansal dayanıklılıklarını artırmak için modern risk yönetimi araçları her zamankinden daha önemli hale geldi,” dedi.

EGSD Yönetim Kurulu Üyesi Ertan Aslan, hazır giyim ihracatında tahsilat riski ve nakit akışı yönetimi konularında bilgiler paylaştı. Aslan, sektörde satışların genellikle 30 ile 120 gün vadeli yapıldığını hatırlatarak, üretim maliyetlerinin peşin ödenmesi ve tahsilatın uzun vadeye yayılmasının nakit akışı üzerinde büyük bir baskı oluşturduğunu dile getirdi. İhracat alacak sigortasının firmaları ödeme riskine karşı koruduğunu belirten Aslan, “Doğru finansman araçlarını kullanmak, ihracatçının yeni pazarlara güvenle açılmasını sağlar,” dedi.

EGSD Yönetim Kurulu Üyesi Ayhan Göllü, yüksek faiz ortamında kredi seçiminin önemine dikkat çekti. Göllü, finansman çeşitlendirmenin ve kredinin takibinin şirket kârlılığı için kritik olduğunu ifade ederek, “Yanlış kredi kullanımı maliyetleri artırabilir. Türk Eximbank kredileri, ihracatçılar için ana finansman kaynağı olmalıdır,” dedi.

Toplantının son bölümünde, EGSD Yönetim Kurulu Üyesi Özgür Torun, döviz riskinin yönetimi ve forward işlemleri hakkında bilgi verdi. Torun, Türkiye’de Euro/TL paritesindeki değişimlerin ihracatçılar üzerindeki etkilerini paylaştı. Forward işleminin bir yatırım değil, risk yönetim aracı olduğunu vurgulayan Torun, “Yıllık %31,4 düzeyindeki kur farkı projeksiyonları dikkate alındığında, forward kullanımı, şirketlerin finansal zarar yazmasını engelleyen en etkili araçlardan biridir,” diye konuştu.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu