Yeni Rapor: Çağımızın En Zor Dönemiyle Yüzleşiyoruz
Uluslararası Af Örgütü, 2025’e kadar uluslararası hukuka yönelik saldırıların arttığını vurguladı.
Uluslararası Af Örgütü, 144 ülkenin değerlendirildiği 406 sayfalık yeni raporunu Londra’da açıkladı. Raporda, özellikle ABD, İsrail ve Rusya’nın etkisiyle 2025 yılına kadar uluslararası hukuka yönelik saldırgan girişimlerin artacağına dikkat çekildi. Özellikle İsrail’in ateşkese rağmen hukuksuz yerleşim politikaları ve insani yardımları engelleme eylemleri ile soykırım uygulamalarını sürdürdüğü belirtildi. Ayrıca, Lübnan ve İran gibi ülkelerde de saldırıların genişlediği ifade edildi. Devletlerin, soykırımı durdurmak ve uluslararası hukuk suçlarını artıran sorumsuz silah ve teknoloji transferlerine son vermek için somut adımlar atmadığı vurgulandı.
Uluslararası Af Örgütü Genel Sekreteri Agnès Callamard, “Çağımızın en zorlu dönemiyle karşı karşıyayız. İnsanlık, ulus ötesi hak karşıtı hareketler ve hukuksuz savaşlarla yırtıcı devletlerin saldırıları altında” açıklamasında bulundu. Callamard, en güçlü devletlerin insan hakları ve uluslararası düzenin temellerine saldırdığını ifade ederek, Orta Doğu’daki çatışmaların bu kural tanımazlığın bir sonucu olduğunu belirtti. ABD ve İsrail’in Birleşmiş Milletler (BM) Şartı’na aykırı eylemlerinin ardından, çatışmaların sivil hayata zarar verdiğini ve bölgedeki insanların acılarını artırdığını dile getirdi.
Callamard, 2025 raporunun mevcut çöküşü belgelerken, bunun insan hakları ve küresel istikrar açısından yıkıcı sonuçlar doğuracağını kaydetti. Dünya liderlerinin taviz politikalarından vazgeçmesi gerektiğini vurgulayan Callamard, “2026, eyleme geçtiğimiz ve tarihin yalnızca bize dayatılan bir şey olmadığını gösterdiğimiz yıl olsun. İnsanlık adına tarih yazmanın zamanı şimdidir” dedi.
Raporda, 2009’dan bu yana en yüksek yıkım ve zorla tahliye sayılarının kaydedildiği ifade edildi. Özellikle İsrail’in Gazze’deki soykırım uygulamaları, hukuka aykırı yerinden etmeler ve şiddetli yerleşimci saldırıları dikkat çekti. 2025 yılı itibarıyla Gazze’de 26 bin 791 Filistinli öldürüldü ve 64 bin 65 kişi yaralandı. Ayrıca, yarım milyondan fazla Filistinli açlık riskiyle karşı karşıya kaldı.
ABD, İsrail ve Rusya’nın uluslararası hesap verebilirlik mekanizmalarını zayıflattığına da dikkat çekildi. Bu ülkelerin, uluslararası hukuka karşı işledikleri suçlara yönelik tutumları eleştirildi. Devletlerin çoğunun, bu saldırgan eylemleri kınamakta isteksiz olduğu ve diplomatik çözümler üretmekte yetersiz kaldığı belirtildi. Ayrıca, birçok hükümetin ifade özgürlüğünü kısıtlamak için dijital sansür uyguladığı ve casus yazılımlar kullandığı ifade edildi.
Son olarak, 2025 yılı boyunca dünya genelinde gençlerin liderliğindeki protestoların arttığı ve bu protestoların, devletlerin insan hakları ihlallerine karşı bir direniş oluşturduğu kaydedildi. Özellikle, İsrail’e silah akışına karşı küresel bir aktivizm hareketinin güçlendiği vurgulandı.




