Ege Bölgesi, Longevity Turizmi ile Küresel Pazar Hedefliyor

Ege Bölgesi, yasal altyapısıyla longevity turizmi pazarında önemli bir oyuncu olmayı hedefliyor.

Ege Bölgesi, “Esenlik Hizmetleri Yönetmeliği” ile yasal bir çerçeveye kavuşarak longevity (sağlıklı yaş alma) pazarında liderlik rolü üstlenmeye hazırlanıyor. Sektör temsilcileri, dünya genelinde 6.8 trilyon dolarlık bir büyüklüğe ulaşan bu pazardan Türkiye’nin alacağı payı artırmak için İzmir ve Ege Bölgesi’nin termal, medikal ve gastronomik altyapısının en güçlü aday olduğunu belirtiyor.

Longevity, sağlıklı yaşam arayışında olan yüksek gelirli bir müşteri kitlesine hitap ediyor. Bu kitle, yalnızca tıbbi operasyonlar için değil, aynı zamanda yaşlanma sürecini daha kaliteli hale getirecek hizmetler için de harcama yapıyor. Pazarın odak noktası, geleneksel SPA anlayışından uzaklaşarak, hukuki bir çerçeveye oturan sağlık hizmetlerine yönelmiş durumda.

Türkiye, bugüne kadar wellness ve detoks adı altında yürütülen sağlıklı yaş alma sektörünü, 4 Temmuz 2026’da yayımlanan “Esenlik Hizmetleri Yönetmeliği” ile yasal bir zemine oturtmuş oldu. Sağlık Bakanlığı denetiminde açılacak olan “Esenlik Merkezleri” ile Türkiye’nin, global longevity pazarından ve sağlık turizminden aldığı payı artırması hedefleniyor. Bu merkezlerin yılsonuna kadar faaliyete geçmesi bekleniyor ve Türkiye’nin sağlık ekonomisine yeni bir dinamizm kazandırması öngörülüyor.

Turizm sektörü temsilcileri, yeni hukuki altyapının getireceği dönüşümle birlikte Ege Bölgesi ve İzmir’in ekonomik potansiyelinin yüksek olduğunu vurguluyor. Dünya genelinde 6.8 trilyon dolarlık büyüklüğe ulaşan bu pazardan Türkiye’nin daha büyük bir pay alması hedefleniyor.

Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB) İzmir Bölge Temsil Kurulu Yönetim Kurulu Üyesi Yasemin Demirtaş, Türkiye’nin son on yılda sağlık turizminde önemli bir ivme kazandığını belirterek, “Longevity, SPA-wellness ve termal alanlar, ülkemizin en önemli doğal kaynakları arasında yer alıyor. Medikal altyapımız oldukça güçlü, bu segment tüm turizm paydaşlarına büyük getiriler sağlayacak,” dedi.

Demirtaş, seyahat acentalarının yeni dönemde deneyim pazarlamasına odaklanması gerektiğini ifade ederek, “Artık insanlar sağlık hizmetlerine bireysel ve çevrimiçi platformlar aracılığıyla ulaşabiliyor. Seyahat acentaları, deneyim sunan birer danışman haline gelmeli,” şeklinde konuştu.

Ege’nin bu alanda Antalya’dan daha avantajlı olduğunu belirten Demirtaş, İzmir’in termal, SPA ve wellness altyapısının bu segment için uygun bir destinasyon sunduğunu vurguladı. Seyahat acentelerinin sağlık kuruluşlarıyla işbirliği yaparak esenlik paketleri oluşturması gerektiğini ifade etti.

Ege Turistik İşletmeler ve Konaklamalar Birliği (ETİK) Başkanı Mehmet İşler, yönetmelikle birlikte yasal boşlukların ortadan kalkacağını ve sağlık turizmi alanındaki gelişmelerin hız kazanacağını söyledi. İşler, yeni nesil taleplerine uygun bir otelcilik anlayışının benimsenmesi gerektiğini belirtti.

İşler, sağlık turizmi odaklı kalış sürelerinin uzayacağını ve misafirlere sağlıklı tatil imkanı sunulacağını ifade etti. İzmir’in geçmişteki geri kalmışlığını avantaja çevirebileceğini belirten İşler, sağlık turizminin kriz dönemlerinde bile sürdürülebilir olduğunu vurguladı.

İzmir Sağlık Turizmi (İZSATU) Başkanı Bülent Cinel, Türkiye’nin sağlık turizminde önemli bir potansiyele sahip olduğunu belirterek, “Longevity kavramı, yönetmelikle birlikte yasal bir zemine oturuyor. İzmir, bu alanda öncü olmalı,” dedi. Cinel, akreditasyon süreçlerinin zamanında tamamlanması gerektiğini vurgulayarak, sağlık tesislerinin eksikliklerini gidermesi gerektiğini ifade etti.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu