ABD borsaları tahvil baskısına rağmen yükselişte
ABD borsaları, yükselen tahvil faizlerine rağmen haftanın son işlem gününe artıda başladı. Petrol fiyatlarındaki düşüş risk iştahını destekledi.
ABD borsaları, tahvil faizlerindeki yükselişe karşın haftanın son işlem gününe alıcılı başladı. Petrol fiyatlarındaki gerileme risk iştahını desteklerken, ABD’nin 10 yıllık tahvil faizindeki artış piyasalar üzerinde baskı oluşturmayı sürdürdü.
Açılışta Dow Jones endeksi yüzde 0,09 yükselerek 51.826,78 puana çıktı. S&P 500 yüzde 0,25 artışla 7.657,17 puana, Nasdaq ise yüzde 0,39 yükselişle 26.522,09 puana ulaştı.
Petrol fiyatlarındaki düşüş, enflasyona ilişkin kaygıların bir miktar hafiflemesine katkı sağladı. Brent petrolün vadeli varil fiyatı, TSİ 16.30 itibarıyla yüzde 0,3 gerileyerek 104,48 dolara indi. Suudi Arabistan ile Yemen’deki Husiler arasındaki çatışmalara yönelik endişeler devam ederken, Orta Doğu’dan petrol sevkiyatı için alternatif güzergâhlar bulunabileceği beklentisi fiyatlardaki düşüşte etkili oldu.
Enerji piyasasında gerileme görülmesine rağmen ABD’de dizel fiyatları yüksek seyrini korudu. Amerikan Otomobil Birliği verilerine göre, ülkede dizelin galon başına ortalama fiyatı yaklaşık 6,45 dolara çıkarak rekor tazeledi. Enerji maliyetleri, petrol fiyatlarındaki son düşüşe karşın ABD’nin enflasyon görünümü açısından yakından izleniyor.
ABD’nin 10 yıl vadeli Hazine tahvilinin faizi 4 baz puan artarak yüzde 4,99’a yükseldi. Tahvil getirilerindeki artış, özellikle teknoloji ve büyüme şirketlerinin değerlemeleri üzerinde baskı yaratabilecek bir unsur olarak öne çıktı. Buna karşın hisse senedi piyasalarında alımların sürmesi dikkati çekti.
Makroekonomik veriler tarafında ABD’de sanayi üretimi ağustosta aylık bazda değişmedi. Aynı dönemde kapasite kullanım oranı da yüzde 76,3 seviyesinde sabit kaldı.
Analistler, hafta boyunca yatırımcıların ABD Merkez Bankasının faiz politikasına ve Fed Başkanı Kevin Warsh’ın enflasyonla mücadele konusundaki değerlendirmelerine odaklandığını belirtti. Fed’in sıkı para politikası duruşunu ne kadar süre sürdüreceğine ilişkin beklentiler, hem tahvil piyasasının hem de hisse senetlerinin yönü açısından önemini koruyor.
Öte yandan, önde gelen yapay zekâ şirketlerinin yöneticilerinden gelen geliştirme süreçlerinde yavaşlama çağrıları, yatırımcıların bu alandaki talep görünümünü yeniden değerlendirmesine yol açtı. Yapay zekâ yatırımlarındaki büyüme hızının yanı sıra teknoloji şirketlerinin yüksek değerlemelerini ne ölçüde koruyabileceği, ABD borsalarının önümüzdeki dönemdeki seyrinde izlenecek başlıklar arasında bulunuyor.




