Fed’den daha fazla faiz artışı mesajı: Enflasyon riski
St. Louis Fed Başkanı Alberto Musalem, enflasyonun yüzde 2 hedefine dönmesi için daha fazla faiz artışı gerekebileceğini belirterek uyardı.
St. Louis Fed Başkanı Alberto Musalem, ABD Merkez Bankasının enflasyonu kalıcı biçimde yüzde 2 hedefine indirmesi için daha fazla faiz artışı yapmasının gerekebileceğini söyledi. Musalem, mevcut para politikası duruşunun ekonomik faaliyetleri hâlâ destekliyor olabileceğini ve fiyat artışlarına yönelik yukarı yönlü risklerin devam ettiğini belirtti.
Enflasyonun hedefin üzerinde kalma riski
Reuters’a konuşan Musalem, güçlü talep koşulları ile arz kaynaklı baskıların enflasyon riskini canlı tuttuğunu ifade etti. Ek bir sıkılaştırma adımı atılmaması halinde, 18 ay sonra enflasyonun yüzde 2 seviyesine ulaşmasından çok bu hedefin belirgin biçimde üzerinde kalmasının daha olası olduğunu dile getirdi.
Fed faiz politikasında sıkılaşma sinyali
Fed yetkilileri geçen hafta düzenlenen toplantıda, üç yılı aşkın bir sürenin ardından ilk kez faiz artırımı yönünde oybirliğiyle karar aldı. Toplantı sonrasında yapılan açıklamalarda, yıl bitmeden bir faiz artışının daha gündeme gelebileceği mesajı verildi.
Fed Başkanı Kevin Warsh da son artışın, para politikasındaki kısmen destekleyici duruşu sona erdirmeyi ve enflasyonun yüzde 2 hedefine dönüşünü hızlandırmayı amaçladığını belirtti.
Kademeli faiz artışı önerisi
Bu yıl faiz kararlarında oy hakkı bulunmayan Musalem, para politikasında daha erken ve kademeli artışların tercih edilmesinin ekonomideki olası hasarı sınırlayabileceğini savundu. Musalem’e göre faizlerin zaman içinde küçük adımlarla yükseltilmesi, enflasyonist baskıların kalıcı hale gelmesini önlemek açısından önem taşıyor.
Musalem, Fed’in yüzde 3,75 ile yüzde 4 aralığındaki mevcut politika faizinin ekonomiyi hâlâ destekleyen bir seviyede bulunduğunu söyledi. Bu değerlendirme, faizlerin ekonomik aktiviteyi belirgin biçimde yavaşlatacak ve enflasyonu hedefe çekecek kadar sıkı olmadığı görüşüne dayanıyor.
Fed’in önümüzdeki dönemdeki kararlarının enflasyonun seyri, talep koşulları ve arz kaynaklı fiyat baskılarındaki gelişmelere bağlı olması bekleniyor.




