AB veri merkezleri için enerji ve su karnesi dönemi

AB veri merkezleri için enerji ve su tüketimini karşılaştıran elektronik sürdürülebilirlik etiketi geliyor. Asgari performans standartları da gündemde.

Avrupa Birliği, yapay zekâ yatırımlarının hızlandırdığı veri merkezi büyümesini daha yakından izlemek için yeni bir düzenleme süreci başlattı. AB veri merkezleri, enerji ve çevresel performanslarını ortak ölçütlerle karşılaştıran elektronik sürdürülebilirlik etiketleriyle değerlendirilecek.

Avrupa Komisyonu’nun 21 Eylül’de açıkladığı enerji verimliliği paketi kapsamında oluşturulacak sistemde yalnızca tüketilen elektrik miktarı dikkate alınmayacak. Enerjinin ne kadar verimli kullanıldığı, su tüketimi, yenilenebilir enerji kaynaklarının payı ve ortaya çıkan atık ısının yeniden değerlendirilip değerlendirilmediği de ölçümlerde yer alacak.

Bu uygulamayla büyük tesislerin toplam enerji tüketiminin yanı sıra kaynakları ne ölçüde verimli kullandığı da daha görünür hale gelecek. Avrupa veri tabanına bildirilen bilgiler, merkezler arasında karşılaştırma yapılmasına imkân sağlayacak.

500 kilovat üzerindeki tesisler sisteme dahil

AB mevzuatında 500 kilovatın üzerinde bilgi teknolojileri güç talebine sahip veri merkezleri için enerji ve çevresel performans göstergelerinin bildirilmesi zaten zorunlu. Yeni adım, bu verilerin toplanmasından çok, ortak bir derecelendirme ve elektronik etiket sistemine dönüştürülmesi anlamına geliyor.

Bu sayede özellikle yapay zekâ ve bulut bilişim hizmetleri sunan büyük tesislerin enerji ve su performansı doğrudan karşılaştırılabilecek. Komisyon, daha şeffaf bir yapının kamu kurumlarıyla özel şirketlerin veri merkezi, bulut hizmeti ve dijital altyapı tercihlerini etkileyerek verimli tesisleri öne çıkarabileceğini değerlendiriyor.

Asgari performans standartları için hazırlık

Komisyon, aynı gün veri merkezlerine yönelik asgari performans standartları konusunda 12 haftalık kamuoyu istişaresi de başlattı. Görüş süreci 14 Aralık 2026’da sona erecek. Hazırlıkların tamamlanmasının ardından yasal düzenleme teklifinin 2027’nin ikinci çeyreğinde sunulması planlanıyor.

Henüz kesin bir performans sınırı belirlenmiş değil. Ancak Komisyon, hazırlanacak standartlarla verimsiz teknolojilerin kullanımının azaltılmasını ve sektörün daha yüksek enerji performansına yönelmesini amaçlıyor. Sürecin sonunda yeni ve mevcut tesisler için zorunlu enerji verimliliği şartları getirilebilir.

Özellikle yüksek enerji tüketen eski soğutma sistemleriyle düşük verimlilikle çalışan altyapıların yenilenmesi gerekebileceği belirtiliyor. Bu da sektör açısından yalnızca raporlama değil, yeni yatırım ihtimali doğuran bir dönemin kapısını açabilir.

Yapay zekâ elektrik talebini artırıyor

AB’nin veri merkezlerine yönelik düzenleyici yaklaşımının arkasında, yapay zekâ yatırımlarındaki hızlı artış bulunuyor. Komisyonun aktardığı uluslararası tahminlere göre veri merkezleri dünya elektrik tüketiminin yaklaşık yüzde 1,5’ini oluşturuyor ve yıllık tüketim 415 teravatsaat seviyesinde bulunuyor.

Bu miktarın 2030’a kadar yaklaşık 945 teravatsaate yükselmesi bekleniyor. Artışta, yapay zekâ modellerinin çalıştırılması için kullanılan yüksek işlem gücüne sahip hızlandırılmış bilgi işlem sistemleri önemli rol oynuyor.

AB ise dijital kapasitesini azaltmak yerine veri merkezi kapasitesini 2035’e kadar üç katına çıkarmayı hedefliyor. Bu nedenle Birliğin önünde iki yönlü bir hedef bulunuyor: Yapay zekâ ve bulut altyapısını büyütürken elektrik şebekeleri üzerindeki baskıyı sınırlamak.

Su kullanımı da değerlendirmeye dahil

Yeni sistemde veri merkezlerinin su ayak izi de enerji performansı kadar yakından izlenecek. Yüksek işlem gücüne sahip sunucuların soğutulması için kullanılan bazı teknolojiler, tesislerin bulunduğu bölgeye bağlı olarak önemli miktarda su tüketebiliyor.

Bu nedenle Avrupa veri merkezi veri tabanında su kullanımına ilişkin göstergeler de toplanıyor. Ortak derecelendirme, tesisler arasındaki enerji ve su tüketimi farklarının daha kolay görülmesini sağlayacak.

Uygulama, özellikle su kaynaklarının sınırlı olduğu bölgelerde yeni yatırımların konumuna ilişkin tartışmaları artırabilir. Bundan sonraki yatırım kararlarında yalnızca elektrik şebekesine erişim değil, soğutma yöntemi ve yerel su kaynakları üzerindeki olası etkiler de dikkate alınabilir.

AB’nin veri merkezi kapasitesini üç katına çıkarma hedefi doğrultusunda yeni tesislerin enerji verimliliği, yenilenebilir elektrik kullanımı, atık ısının değerlendirilmesi ve su tüketimi bakımından daha sıkı kurallarla karşılaşması bekleniyor. Komisyonun amacı sektörü durdurmak değil, büyüyen dijital altyapıyı elektrik sistemiyle daha sürdürülebilir biçimde bütünleştirmek.

Asgari performans standartlarının 2027’de gündeme gelmesi halinde sektör için şeffaflık döneminin ötesine geçen yeni bir düzenleme süreci başlayabilir. Bu süreç, bazı tesisler açısından mevcut altyapının yenilenmesini ve ilave yatırımlar yapılmasını zorunlu kılabilir.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu