Suriye sermaye arayışı: ABD yatırımları gündemde
Suriye sermaye arayışı kapsamında ABD şirketleriyle enerji, teknoloji, sağlık ve bankacılık yatırımları görüşülürken, yeniden imar rekabeti büyüyor.
Suriye’nin yeniden imar ve ekonomik toparlanma hedefi doğrultusundaki sermaye arayışı, ABD şirketleriyle yürütülen temaslarla yeni bir boyut kazandı. Cumhurbaşkanı Ahmed Şara, New York’taki temasları kapsamında ABD Ticaret Odası üyeleri ve önde gelen Amerikan şirketlerinin temsilcileriyle bir araya gelerek ülkedeki yatırım olanaklarını değerlendirdi.
ABD şirketlerinin odağında dört sektör var
Birleşmiş Milletler Genel Kurulu kapsamındaki temaslar sırasında düzenlenen yuvarlak masa toplantısında, Suriye ekonomisinin toparlanmasına katkı sağlayabilecek yatırım fırsatları ele alındı. Görüşmelerde enerji, teknoloji, sağlık ve bankacılık alanları öne çıktı.
Yıllarca süren çatışmaların ardından Suriye; elektrik üretimi, finansal hizmetler, sağlık tesisleri ve dijital altyapı başta olmak üzere çok sayıda sektörde kapsamlı yatırıma ihtiyaç duyuyor. Bu tablo, ülkenin Suriye sermaye arayışı kapsamında farklı ülkelerden yatırımcılarla doğrudan temas kurmasını zorunlu hale getiriyor.
New York toplantısında herhangi bir yatırım tutarı veya yeni proje anlaşması açıklanmadı. Buna karşın Amerikan şirketleriyle gerçekleştirilen doğrudan görüşmeler, Şam yönetiminin yeniden imar finansmanını çeşitlendirme ve yatırımcı çevresini genişletme çabasını sürdürdüğünü ortaya koydu.
ABD iş dünyasının Suriye’ye ilgisi aynı ay içinde farklı temaslarla da görüldü. ABD Ticaret Odası öncülüğünde 50 şirketten 80’den fazla temsilcinin yer aldığı heyet, 14 Eylül’de Şam’ı ziyaret ederek Suriyeli yetkililerle yatırım ve ekonomik işbirliği seçeneklerini görüşmüştü. Böylece Amerikan şirketleriyle temaslar hem Şam’da hem de New York’ta devam etti.
Yeniden imar pazarında uluslararası rekabet artıyor
Suriye yönetiminin ABD şirketleriyle yürüttüğü görüşmeler, ülkenin yeniden inşası için uluslararası sermaye çekme girişimlerinin genişlediğine işaret ediyor. Şara’nın New York ziyaretinde Avrupa Birliği yetkilileriyle de yeniden imar ve kalkınma alanlarında işbirliği görüşmeleri yapıldı.
Bu gelişmeler, Suriye’deki yatırım ihtiyacının yalnızca bölge ülkelerinin değil, ABD ve Avrupa merkezli şirketlerin de gündemine girdiğini gösteriyor. Enerji altyapısı, yatırım açısından en büyük potansiyel taşıyan alanların başında geliyor. Elektrik üretim kapasitesinin artırılması, iletim hatlarının yenilenmesi, akaryakıt tedarikinin düzenlenmesi ve enerji tesislerinin onarılması ekonomik toparlanmanın temel unsurları arasında bulunuyor.
Bankacılık sistemi de yabancı yatırımcıların kararlarında belirleyici olacak. Uluslararası ödeme kanallarının yeniden işler hale gelmesi, şirketlerin finansmana erişiminin kolaylaşması ve ticaret işlemlerinin normalleşmesi, büyük ölçekli yeniden imar projelerinin ilerlemesi açısından önem taşıyor.
Sağlık ve teknoloji sektörlerinde ise savaş sırasında zarar gören altyapının yenilenmesi ve uzun süredir ertelenen modernizasyon yatırımları dikkat çekiyor. Ancak yapılan görüşmeler henüz yatırım taahhüdü anlamına gelmiyor. Finansman şartları, hukuki düzenlemeler, yaptırım sonrası oluşan sistem ve yatırım güvenliği, yabancı şirketlerin nihai kararlarında etkili olacak.
Türkiye için 10 milyar dolarlık ticaret hedefi
ABD şirketlerinin Suriye’ye yönelik artan ilgisi, Türkiye açısından da önem taşıyor. Türkiye, yeniden imar ve ekonomik toparlanma sürecinde Suriye’nin en aktif ticari ortakları arasında yer alıyor.
İki ülke arasındaki ticaret hacmi 2025’te yaklaşık 3,7 milyar dolara ulaşırken, yönetimler orta vadede bu rakamı 10 milyar dolara çıkarma hedefi belirledi. Ticaret Bakanlığı da Türk özel sektörünün Suriye’nin yeniden inşasında daha fazla rol üstlenmesini amaçlıyor.
Ağustos ayında Şam’a giden Türkiye heyetinde yaklaşık 200 iş insanı yer aldı. Ayrıca Şam Uluslararası Fuarı’na Türkiye’den farklı sektörleri temsil eden şirketler katıldı. İnşaat, enerji, makine, gıda, teknoloji, lojistik ve finans, Türk şirketlerinin Suriye’de yakından izlediği başlıca alanlar arasında bulunuyor.
Bu nedenle ABD şirketlerinin enerji, teknoloji, sağlık ve bankacılık sektörlerinde Suriye yönetimiyle doğrudan görüşmelere başlaması, yeniden imar pazarındaki uluslararası rekabetin önümüzdeki dönemde güçlenebileceğini gösteriyor.
Şam açısından kritik aşama, yürütülen temasların somut projelere dönüşüp dönüşmeyeceği olacak. Suriye yönetiminin yatırım mevzuatını, bankacılık altyapısını ve yabancı sermayenin ihtiyaç duyduğu hukuki güvenceyi güçlendirmesi halinde yeniden imar süreci, bölgenin gelecek yıllardaki en büyük yatırım alanlarından biri haline gelebilir.




