Rüzgar ve Güneş Enerjisi, Doğal Gazı İlk Kez Geride Bıraktı
Nisan ayında rüzgar ve güneş enerjisi, doğal gazdan daha fazla elektrik üreterek tarihi bir başarıya imza attı.
Küresel enerji üretiminde önemli bir eşik aşıldı. Nisan ayında, rüzgar ve güneş enerjisi santralleri, dünya genelinde doğal gaz santrallerinden daha fazla elektrik üreterek dikkat çekici bir başarı elde etti.
Resmi verilere göre, nisan ayında rüzgar ve güneş enerjisinin toplam elektrik üretimi 532 teravatsaat (TWh) olarak kaydedilirken, doğal gaz kaynaklı üretim 477 teravatsaat seviyesinde kaldı. Bu durum, iki yenilenebilir enerji kaynağının tarihte ilk kez bir ay boyunca doğal gazdan daha fazla elektrik ürettiğini gösteriyor.
Beş yıl önceki duruma bakıldığında, tablo oldukça farklıydı. O dönemde, yenilenebilir enerjinin en güçlü dönemlerinde bile, doğal gazdan elde edilen elektrik miktarı, rüzgar ve güneş enerjisinin toplamının yaklaşık iki katını buluyordu. Uzmanlar, bu değişimin ardında güneş enerjisindeki hızlı büyümenin etkili olduğunu belirtiyor. Geçtiğimiz yıl, dünya genelinde oluşan yeni elektrik talebinin yaklaşık dörtte üçü yalnızca güneş enerjisi ile karşılandı.
Rüzgar ve güneş enerjisi, doğal gazı geçse de, küresel elektrik üretiminde en büyük pay hâlâ kömüre aittir. Dünya genelindeki elektriğin yaklaşık yüzde 35’i kömür santrallerinden sağlanıyor. Ancak, özellikle Çin ve Hindistan gibi ülkelerde kömür kullanımının devam etmesine rağmen, büyük ölçekli yenilenebilir enerji yatırımlarının da hız kazandığı gözlemleniyor.
Uzmanlar, enerji üretimindeki dönüşümün en önemli nedenlerinden birinin enerji güvenliği olduğunu vurguluyor. Orta Doğu’daki jeopolitik gerilimler nedeniyle petrol, benzin ve sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) fiyatlarında yaşanan dalgalanmalar, ülkeleri daha az bağımlı oldukları rüzgar ve güneş enerjisine yönelmeye teşvik ediyor. Yenilenebilir enerji yatırımları, enerji arz güvenliğini artırmanın yanı sıra hava kirliliği ve sera gazı emisyonlarının azaltılmasına da katkı sağlıyor. Ayrıca, birçok pazarda yenilenebilir enerji üretiminin maliyet açısından kömürden daha avantajlı hale geldiği ifade ediliyor.
Uzmanlar, nisan ayında yaşanan bu gelişmenin tek seferlik bir durum olmayabileceğini belirtiyor. Eğer güneş enerjisi, küresel elektrik talebindeki büyümenin büyük bir bölümünü karşılamaya devam ederse, rüzgar ve güneş enerjisinin doğal gazı geride bıraktığı dönemlerin önümüzdeki yıllarda daha sık yaşanması bekleniyor. Ayrıca, ABD’de de rüzgar ve güneş enerjisinin ilerleyen dönemlerde kömür kaynaklı elektrik üretimini geçeceği öngörülüyor.




