Güneydoğu Anadolu’dan 871 Milyon Dolar Değerinde Hububat İhracatı

Güneydoğu Anadolu Bölgesi, yılın ilk çeyreğinde 871 milyon dolarlık hububat ihracatı gerçekleştirdi.

Güneydoğu Anadolu Bölgesi, 2023 yılının ilk çeyreğinde hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve bunların mamullerinden oluşan ürünleriyle toplamda 871 milyon 282 bin dolarlık bir ihracat gerçekleştirdi. Güneydoğu Anadolu İhracatçı Birlikleri (GAİB) tarafından sağlanan verilere göre, bu dönemde 164 ülke ve serbest bölgeye 1 milyon 79 bin 887 ton ürün gönderildi.

Bu süreçte, en fazla artış gösteren ürün kalemi ayçiçeği tohumu yağı oldu. Geçen yılın aynı döneminde Orta Doğu’ya yapılan ihracat 430 milyon 286 bin dolarken, bu yıl yaşanan savaşlar nedeniyle bu rakam yüzde 20,8 oranında düşerek 340 milyon 701 bin dolara geriledi. Öte yandan, Afrika ülkelerine yapılan ihracat yüzde 20,9, Amerika ülkelerine ise yüzde 22,9 oranında artış gösterdi.

İhracatın en fazla yapıldığı ülke Irak oldu ve bu ülkeye yapılan satışlar 192 milyon 774 bin dolara ulaştı.

Fiyat Rekabetinin Artacağı Bir Dönem

Güneydoğu Anadolu Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Celal Kadooğlu, Orta Doğu’daki gelişmelerin enerji ve lojistik dengelerini yeniden şekillendirdiğini ifade etti. Hürmüz Boğazı’ndaki artan riskler ve enerji arz güvenliğine dair belirsizliklerin Türkiye’nin lojistik merkez olma potansiyelini artırdığına dikkat çekti.

Kadooğlu, savaş koşullarının küresel tarım piyasalarında ihracatçılar üzerinde baskı oluşturacak unsurların devam etmesini beklediklerini belirtti. Karadeniz havzasındaki üretim beklentilerinin güçlü seyretmesiyle birlikte fiyat odaklı rekabetin daha da artacağına vurgu yaptı. Bu durumun özellikle buğday unu, makarna ve ayçiçeği yağı gibi temel ürünlerde belirleyici olacağını ifade etti. Ayrıca, enerji, gübre ve lojistik maliyetlerindeki artışın hem üretim maliyetlerine hem de ticaretin kontrat yapısına, risk iştahına ve pazar tercihlerine doğrudan etki edeceğini söyledi. Kadooğlu, mevcut durumu yalnızca jeopolitik bir kırılma olarak değil, aynı zamanda fiyatlama davranışlarından tedarik zincirlerine kadar uzanan çok katmanlı bir dönüşüm süreci olarak değerlendirilmesi gerektiğini sözlerine ekledi.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu