Türkiye-İsrail Denizi Koridoru Çekişmesi: Akdeniz’den Aden’e
Akdeniz’den Aden Boğazı’na uzanan Türkiye-İsrail deniz koridoru çekişmesi, bölgedeki güç dinamiklerini etkiliyor.
Kıbrıs Adası’nın güneyi, Rumlarla yapılan askeri anlaşmalarla adeta bir İsrail üssü haline geldi.
Ortadoğu, Akdeniz ve Afrika ekseninde önemli bir ticaret koridoru mücadelesi yaşanıyor. Bu çekişmede en önemli aktörlerden biri İsrail, diğer tarafta ise Türkiye bulunuyor. Suriye ise bu rekabette açık bir çatışma alanı olarak öne çıkıyor. Geçtiğimiz yıl Esad rejimini deviren ve Şam’da kontrolü ele geçiren eski terör örgütü HTŞ, başlangıçta Türkiye’nin etkisi altında kalmıştı. Ancak HTŞ lideri Colani, uluslararası ilişkilerde hızlı bir şekilde değişim göstererek, güç ve para odaklı bir yaklaşım benimsemeye başladı. Golan Tepeleri’ni sessizce İsrail’e teslim eden Colani, Türkiye’nin itirazlarına rağmen Fırat’ın doğusundaki PKK uzantısı PYD-YPG ile özerklik müzakerelerine girdi.
Deniz ticaret koridoru üzerindeki rekabetin Akdeniz boyutunda, Lübnan ve Mısır gibi ülkelerde son dönemde yaşanan gelişmeler de dikkat çekici. İsrail, Lübnan ile deniz yetki anlaşması imzalarken, Türkiye bu durumu sadece kınamakla yetindi. Mısır ise zor ekonomik koşullarını fırsata çeviren İsrail ile 35 milyar dolarlık büyük bir doğalgaz anlaşması imzaladı. Bu durum, Mısır’ın bölgedeki etkisini büyük ölçüde azalttı. Türkiye’nin Akdeniz’deki rakipleri Yunanistan ve Kıbrıs Rum Kesimi ile ilişkilerde ise son on yılda İsrail önemli mesafeler kat etti. Rumlarla yapılan askeri anlaşmalar, Kıbrıs’ın güneyini neredeyse bir İsrail üssü haline getirdi.
Yemen, BAE Üzerinden Kontrol Altına Alınıyor
Ticaret koridorunun kontrol merkezi konumundaki Yemen’de, İsrail, ABD ve İngiltere işbirliğiyle İran etkisini büyük ölçüde kırmayı başardı. Son direniş gücü olan Husileri etkisiz hale getirmek için Yemen’in yeniden bölünmesi planları gündemde. Bu süreçte İsrail’in en büyük müttefiki Birleşik Arap Emirlikleri önemli bir rol oynuyor. Suudi Arabistan ise, İran’ın yanı sıra kendi etkisinin de azalacağını görmekte, ancak ABD’nin ikna çabalarının bu durumu değiştirmesi pek olası görünmüyor.
Afrika’daki Rekabet Somaliland Üzerinde Yoğunlaşıyor
Deniz koridoru rekabetinin Afrika ayağı, Somali ve Somaliland üzerinde şekilleniyor. Türkiye’nin en büyük elçiliği Somali’de bulunurken, bu ülke Ankara’nın yanında yer alıyor. İsrail ise Somaliland’ı tanıyarak bu duruma karşılık vermeye çalışıyor. ABD’nin de Somaliland’ı tanıması ve burada askeri üs kurması an meselesi. Bu adımlar, İsrail ve ABD’nin Somali’nin kuzeyindeki Cibuti’yi etkisizleştirerek Akdeniz-Aden Körfezi deniz koridoru üzerindeki kontrolünü güçlendirecek. AK Parti hükümeti ise, İsrail ve ABD’nin ticaret koridoru çekişmesine karşı İran ile yakınlaşmayı tercih ediyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yaklaşan İran ziyareti bu bağlamda önemli bir gelişme olarak değerlendiriliyor. Ancak İran’daki Molla rejimi ile işbirliği, Türkiye’nin bölgesel etkinliğini ne ölçüde artırabilir, bu büyük bir soru işareti olarak kalıyor.




