Emtia Piyasalarında Enflasyon ve Faiz Beklentileri Öne Çıkıyor

Emtia piyasalarında enflasyon ve faiz beklentileri, Orta Doğu’daki jeopolitik gelişmelerle şekilleniyor.

Geçtiğimiz hafta emtia piyasalarında, ABD ile İran arasındaki gerilim ve Orta Doğu kaynaklı enerji arzı konuları dikkatle takip edildi. Bu durum, piyasalardaki fiyatlamaları etkileyen enflasyon ve faiz beklentilerini de şekillendirdi.

Haftanın başında, ABD Başkanı Donald Trump’ın Hürmüz Boğazı’nın açılmasıyla ilgili olumlu açıklamaları ve ABD Merkez Bankası (Fed) Başkanı Jerome Powell’ın temkinli mesajları, piyasalarda bir iyimserlik yarattı. Ancak, hafta sonunda Trump’ın açıklamalarındaki sertleşme, enerji fiyatları ile tahvil faizlerinde artışa yol açtı ve varlık fiyatları üzerinde baskı oluşturdu.

Analistler, jeopolitik gelişmelerin yanı sıra, dünya genelindeki enflasyon ve faiz beklentileri üzerinde makroekonomik verilerin de etkili olduğunu belirtiyor. Önümüzdeki hafta yatırımcıların, ABD’de açıklanacak enflasyon ve büyüme verileri ile Fed’in son toplantısına ilişkin tutanaklara odaklanacağı ifade ediliyor.

Beyaz Saray’da yaptığı konuşmada Trump, İran’daki askeri hedeflerinin büyük ölçüde tamamlandığını ve sürecin yakında sona ereceğini belirtti. Powell ise Orta Doğu’daki gelişmelere karşı para politikasında ‘bekle-gör’ yaklaşımında olduklarını vurguladı. Powell, enflasyon beklentilerinin kısa vadede iyi bir şekilde belirlendiğini, ancak iş gücü piyasasındaki aşağı yönlü risklerin daha düşük faizleri gerektirdiğini ifade etti.

Makroekonomik veriler de karışık sinyaller vermekte. ABD’de JOLTS açık iş sayısının Şubat ayında 6 milyon 882 bine gerilemesi, işe alım sayısındaki düşüşle birlikte iş gücü piyasasındaki kırılganlığı ortaya koydu. Ancak, mart ayı tarım dışı istihdam verisinin beklentilerin üzerinde gelmesi ve işsizlik oranının düşmesi, faiz indirimi beklentilerini sınırladı. ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi yüzde 4,32 seviyesine yükselirken, dolar endeksi de yüzde 0,1 düşüşle 100 seviyesine geriledi.

Değerli metallerde, altın öncülüğünde dört haftalık düşüş serisi sona erdi. Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılabileceğine dair haberler, piyasalardaki jeopolitik risk algısını azaltarak değerli metallere destek sağladı. Ancak, Trump’ın sertleşen açıklamaları bu yükselişin ivmesini sınırladı. Değerli metallerde gümüş yüzde 4,7, platin yüzde 6,9, paladyum yüzde 9,2 ve altın yüzde 4,1 değer kazandı.

Baz metallerde ise fiyatlamalar, enerji maliyetleri ve arz güvenliği gibi faktörler tarafından belirlendi. İran’ın Bahreyn ve Birleşik Arap Emirlikleri’ndeki tesislere yönelik saldırıları, alüminyumda arz sıkışıklığı endişelerini artırdı. Körfez ülkelerinin küresel alüminyum ihracatındaki payı, bu bölgedeki her aksamanın Batı sanayisi üzerinde önemli etkileri olabileceğini gösteriyor. Bakır, çinko ve kurşunda maliyet baskıları öne çıkarken, Çin’deki imalat PMI verisinin toparlanması sanayi metalleri için kısmi bir destek sağladı.

Enerji grubunda, Hürmüz Boğazı çevresindeki taşımacılık riskleri ve Orta Doğu’daki arz kesintileri belirleyici oldu. Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) Başkanı Fatih Birol, bölgede kaybedilen petrol arzının 12 milyon varili aştığını ve kayıpların artabileceğini belirtti. Petrol piyasasında, Brent petrolün varil fiyatı yüzde 0,2 artarken, doğal gazın fiyatı yüzde 6,4 geriledi.

Tarım emtialarında ise enerji maliyetleri ve lojistik sorunlar etkili oldu. FAO’nun Gıda Fiyat Endeksi, martta yüzde 2,4 yükselerek son yılların en yüksek seviyesine ulaştı. Tahıl fiyatlarındaki artış, ABD ve Avustralya’daki olumsuz ürün tahminlerinden kaynaklanıyor. Kahve fiyatları ise yüksek maliyetler ve zayıf talep nedeniyle dalgalanma gösterdi.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu