Eyüp, Alman teknoloji devinin yükünü 3 günde Erbil’e ulaştırdı
Alman teknoloji devinin kritik yükü Eyüp Lojistik ile 3 günde Erbil’e ulaştırıldı. Türkiye, bölgedeki lojistik rolünü güçlendiriyor.
Ortadoğu’daki artan jeopolitik gerilim ve hava ile deniz taşımacılığındaki aksamalar, küresel tedarik zincirlerinde önemli değişikliklere yol açtı. Özellikle Körfez bölgesinde yaşanan sıkıntılar, yüklerin karayoluna kaymasına neden oldu. Türkiye, bu süreçte stratejik konumuyla dikkat çekerek, Avrupa ile Ortadoğu arasında önemli bir transit merkezi haline geldi. Çok uluslu şirketler, Türkiye’nin sağladığı hızlı ve alternatif çözümlerle bu yeni dönemde yüklerini güvenle taşımaya başladı.
Bu dönüşümün çarpıcı bir örneği, geçtiğimiz hafta yaşandı. Alman bir teknoloji şirketine ait, üretim süreçleri için kritik öneme sahip 4 kilogramlık filtre parçaları, kriz nedeniyle havayolu ile taşınamayınca alternatif bir çözüm arayışına gidildi. Eyüp Lojistik, geliştirdiği “Yük Taksi” modeli ile bu yükü Almanya’nın Berlin kentinden alarak, karayoluyla Irak’ın Erbil kentine yalnızca 3 günde ulaştırdı. Sektör uzmanları, bu tür hızlı teslimatların sadece zaman kazancı sağlamakla kalmayıp, aynı zamanda üretim sürekliliği açısından da hayati bir rol oynadığını vurguladı. Yüksek katma değerli ve acil ihtiyaç duyulan ürünlerde, teslimat süresindeki birkaç günlük gecikmenin bile ciddi maliyetler doğurabileceği biliniyor. Bu nedenle firmalar, geleneksel taşıma yöntemleri yerine daha esnek ve hızlı çözümler arayışına girdi.
Türkiye üzerinden transit artışı gözlemleniyor
Eyüp Lojistik Yönetim Kurulu Başkanı Eyüp Bartık, Ortadoğu’daki gelişmelerin Türkiye’nin lojistik rolünü yeniden şekillendirdiğini ifade etti. Bartık, “Bölgedeki artan gerilim, Türkiye’nin 50 milyar dolarlık dış ticaret hacmine sahip olduğu Körfez hattında dengeleri değiştiriyor. Liman ve havalimanlarındaki aksaklıklar, yüklerin karayoluna kaymasına yol açarken, Türkiye üzerinden gerçekleştirilen transit taşımacılıkta önemli bir talep artışı gözlemliyoruz” dedi. Gaziantep merkezli operasyon altyapısıyla Avrupa’dan alınan yüklerin bölge ülkelerine hızlı bir şekilde ulaştırıldığını belirten Bartık, Dubai, Suudi Arabistan, Katar, Kuveyt, Ürdün ve Lübnan gibi geniş bir coğrafyada hizmet sunduklarını aktardı.
Şirketin geliştirdiği “Yük Taksi” modeli, özellikle hızlı teslimat gerektiren parsiyel yüklerde öne çıkıyor. Minivan araçlarla yapılan taşımalar sayesinde 100 kilogram ile 1.300 kilogram arasındaki yükler, standart TIR taşımacılığına kıyasla çok daha kısa sürede hedef noktaya ulaştırılabiliyor. Bu model, sınır kapılarındaki bekleme sürelerini minimize ederken, esnek operasyon yeteneği ile dikkat çekiyor.
Bartık, “Akşam saatlerinde müşterimizin kapısından aldığımız bir yükü, ertesi gün bölge ülkelerindeki teslimat noktasına ulaştırma kapasitesine sahibiz. Bu durum, zaman hassasiyeti yüksek yüklerde önemli bir avantaj sağlıyor” şeklinde konuştu. Ayrıca, şirketin faaliyetlerinin yalnızca ihracatla sınırlı kalmadığını, Ortadoğu’dan Türkiye’ye yönelik ithalat operasyonlarının da aktif bir şekilde yönetildiğini belirtti. Otomotiv, makine, gıda ve kimya gibi stratejik sektörlere hizmet sunduklarını ifade eden Bartık, küresel ticarette belirsizliklerin arttığı bu dönemde alternatif lojistik çözümlerin giderek daha kritik hale geldiğini vurguladı. Türkiye’nin coğrafi avantajını operasyonel hızla birleştiren şirketler, bölgedeki tedarik zincirinin yeniden şekillenmesinde önemli bir rol üstleniyor.




