Allianz, İş Dünyasının Korkulu Rüyalarını Açıkladı: Tedarik Zinciri ve İnternet Kesintisi!
Allianz, iş dünyasının en korkutucu Siyah Kuğu senaryolarını açıkladı: tedarik zinciri felci ve küresel internet kesintisi öne çıkıyor.
Allianz Commercial, küresel iş dünyasında kaygı yaratan olası ‘Siyah Kuğu’ olaylarını içeren ‘Business Black Swans’ araştırmasının sonuçlarını duyurdu.
Bu araştırmaya göre, dünya genelindeki şirketlerin yaklaşık %50’si, önümüzdeki beş yıl içinde en muhtemel iki Siyah Kuğu senaryosu olarak tedarik zinciri felcini ve küresel internet kesintisini değerlendiriyor. Jeopolitik belirsizlikler, iklim, sağlık ve teknoloji alanındaki yüksek risklerin etkilerini gölgeliyor. Türkiye’de ise işletmelerin yarısı, en büyük tehdit olarak toplumsal ve siyasi gelişmeleri öne çıkarıyor.
Allianz Commercial’ın gerçekleştirdiği bu araştırma, şirketlerin önümüzdeki beş yıl içinde en fazla endişe duyduğu Siyah Kuğu senaryolarını ortaya koyuyor. Siyah Kuğu senaryoları, görünüşte öngörülebilir olsalar da, son derece yıkıcı ve ekonomik kayıplara yol açan beklenmedik olaylar olarak tanımlanıyor. 11 Eylül saldırıları, 2008 finans krizi ve Covid-19 pandemisi, küresel etkileri olan Siyah Kuğu örnekleri arasında yer alıyor. Allianz Research, pandeminin 2020 ile 2023 yılları arasında küresel GSYİH üzerinde yaklaşık 12 trilyon ABD doları kayba yol açtığını tahmin ediyor. Bu tür olaylar, yalnızca kısa vadede değil, uzun vadede de jeopolitik ve toplumsal değişimlere neden oluyor.
3.000’den fazla iş ve risk yönetimi uzmanının görüşleriyle hazırlanan Business Black Swans araştırmasının sonuçlarına göre, katılımcıların %51’i, jeopolitik bir çatışmanın küresel tedarik zinciri felcine yol açabileceğini, önümüzdeki beş yıl içinde şirketlerini etkileyebilecek en olası senaryo olarak belirtiyor. Küresel internet kesintisi ise %47 ile ikinci sırada yer alıyor ve bu durum, iş dünyasında siber güvenlik ve yapay zeka risklerine dair artan bir farkındalığı yansıtıyor.
Jeopolitik krizler, Siyah Kuğu olaylarının temel tetikleyicisi
Mevcut jeopolitik ortam, tedarik zinciri felcini en olası Siyah Kuğu senaryosu haline getiriyor. Tarife artışları, ticaret savaşları ve korumacılık gibi faktörler, Orta Doğu ve Rusya/Ukrayna’daki çatışmalar, tedarik zinciri ve lojistikte aksamalar yaratıyor. Allianz Commercial, Ukrayna’daki savaşın küresel tedarik zincirine etkisinin, iki yıl içinde 1,5 trilyon ABD doları kayba neden olabileceğini öngörüyor. Araştırmaya katılanların çoğu, siyasi risklerin Siyah Kuğu olaylarını tetikleyen en önemli faktör olduğunu düşünüyor. Kitlesel toplumsal huzursuzluk ve siyasi istikrarsızlık, %29 ile dördüncü en olası senaryo olarak değerlendiriliyor. Bu senaryo, Amerika (%31), Afrika ve Orta Doğu (%41) ile Fransa’da (%42) en yüksek riskler arasında gösteriliyor. Ayrıca, büyük bir finans kuruluşunun ani çöküşü veya devlet borç krizinin küresel likidite krizine yol açması, %30 ile üçüncü sırada yer alıyor.
Fiziksel ve dijital tedarik zincirlerinin birbirine bağımlılığı, jeopolitik belirsizlik, teknolojideki hızlı gelişmeler ve iklim değişikliği, işletmelerin kırılganlığını artırıyor. Yapay zeka, dijital hizmetler ve nadir toprak işleme gibi alanlarda sınırlı sayıda kritik tedarikçi bulunması, işletmeleri Siyah Kuğu olaylarına karşı daha savunmasız hale getiriyor.
Türkiye’de toplumsal ve siyasi gelişmeler ön planda
Türkiye’deki araştırma sonuçları da dikkat çekici. Ülkemizdeki şirketlerin %46’sı, en büyük felaket senaryosu olarak toplumsal ve siyasi gelişmeleri gösteriyor. İklim felaketi ve enerji şebekesi arızasının eş zamanlı yaşanması, %42 ile ikinci sırada yer alıyor. Aynı oranda destek gören büyük bir finans kurumunun ani çöküşü ise üçüncü sıradadır.
Şirket ölçeği, risk algısını etkiliyor
Jeopolitik bir çatışmanın mal ve hammadde akışını durdurması, büyük (yıllık geliri 500 milyon ABD doları ve üzeri) ve orta ölçekli şirketler (yıllık geliri 100 milyon – 500 milyon ABD doları arası) için en büyük tehdit olarak belirleniyor. Küçük şirketler (yıllık geliri 100 milyon ABD dolarından az) ise en çok küresel internet kesintisinden endişe duyuyor (%45). Orta ve küçük ölçekli şirketler için üçüncü en olası Siyah Kuğu senaryosu, büyük bir finans kurumunun çöküşü. Daha büyük şirketler ise, iklim felaketi ve enerji şebekesi arızası gibi durumların etkisinden daha fazla kaygı duyuyor. Çok uluslu şirketler, daha büyük bütçelere sahip oldukları için büyük internet kesintisi gibi olaylara karşı daha iyi bir hazırlık yapabiliyorlar.
“Toplumda risk farkındalığını artırmayı hedefliyoruz”
Allianz Türkiye Elementer Ticari Sigortalar Genel Müdür Yardımcısı Öktem Örkün, araştırmanın sonuçlarını değerlendirerek, “Son yıllarda hem dünyada hem de ülkemizde olası risklere karşı dayanıklılık ihtiyacına dair farkındalık artmış olsa da, işletmelerin küresel bir kesinti veya iklim felaketi gibi yüksek etkili olaylara %100 hazırlıklı olmasını bekleyemeyiz. Siyah Kuğu senaryolarına en iyi şekilde hazırlanmanın yolu, çevikliği artırmak, risk farkındalığını yükseltmek ve ölçeklenebilir müdahale planları oluşturmaktan geçiyor. Sigorta, bireyleri, toplumları ve işletmeleri finansal şoklardan koruyarak, öngörülemeyen olayların ardından yaraların daha hızlı sarılmasına yardımcı olur. Allianz Türkiye olarak, sigorta penetrasyonunu artırmaya yönelik farkındalık odaklı yaklaşımımızla, yalnızca poliçe sayısını artırmakla kalmayıp, risk farkındalığını artırmayı ve işletmelerin dayanıklılığını güçlendirmeyi hedefliyoruz. Ticari ve sınai işletmeleri öncelikli hedeflerimiz arasında konumlandırarak, uzman risk mühendislerimizle deneyimlerimizi paylaşıyor, işletmelere yönelik risk yönetimi eğitimleri düzenliyor ve potansiyel tehlikeleri önceden belirleyerek gerekli önlemlerin alınmasına destek oluyoruz.” dedi.
Allianz Commercial’ın Business Black Swans araştırmasına Buradan ulaşabilirsiniz.




