Almanya’nın Kritik Ürünlerde Çin’e Bağımlılığı Artıyor

Almanya’nın kritik ürün ve ham maddelerde Çin’e olan bağımlılığı artıyor. Yeni analiz, bu durumu gözler önüne seriyor.

Almanya’nın, federal hükümetin belirlediği risk azaltma stratejisine rağmen, kritik ürün ve ham maddelerde Çin’e olan ticari bağımlılığının arttığı ifade ediliyor. Friedrich Naumann Özgürlük Vakfı tarafından hazırlanan ve Alman Federal İstatistik Ofisi verilerine dayanan “Çin Stratejisi: Almanya’nın Çin’e Olan İthalat Bağımlılığı Artıyor” başlıklı analiz, bu durumu detaylı bir şekilde ele alıyor.

Analizde, Berlin yönetiminin Temmuz 2023’te duyurduğu tedarik zincirini çeşitlendirme ve bağımlılığı azaltma hedeflerine rağmen, birçok kritik sektörde Çin’in ithalattaki payının önemli ölçüde yükseldiği vurgulanıyor. Almanya ekonomisinde lityum iyon bataryalar, güneş panelleri ve ilaç ham maddeleri gibi stratejik ürün gruplarında Çin’in etkisi, beklenmedik bir şekilde rekor seviyelere ulaştı.

Örneğin, yeniden şarj edilebilir lityum batarya ithalatında Çin’in payı iki yıl önce yüzde 49,7 iken, geçen yıl bu oran yüzde 66,5’e yükseldi. Bu durum, Almanya’ya giren her üç bataryadan ikisinin doğrudan Çin menşeli olduğunu gösteriyor. Ayrıca, Çin’in güneş paneli ithalatındaki payı da yüzde 89’dan yüzde 92,6’ya çıkarak yeni bir tarihi zirveye ulaştı.

Sağlık alanında da tedarik krizlerinin etkisiyle Çin’e bağımlılık artış gösterdi. Antibiyotik ithalatında Çin’in payı yüzde 65,3’ten yüzde 72,9’a, vitamin ve provitaminlerde ise yüzde 71,3’ten yüzde 81,6’ya yükseldi.

Nadir Toprak Elementlerinde Tek Tedarikçi

Elektrikli motor üretimi için kritik öneme sahip praseodimyum, neodimyum ve samaryum gibi ham maddelerde Çin, neredeyse tek tedarikçi konumunu koruyor. Bu gruptaki ithalat hacminin 2023 yılında 3,1 ton iken, 2025 yılında 13 tona çıkması bekleniyor.

Çalışmanın yazarı ve vakfın Tayvan ile Kore ofislerinin Direktörü Frederic Spohr, Almanya’nın en riskli alanlarda çeşitlendirme yapamadığını, aksine dış şoklara karşı daha kırılgan hale geldiğini belirtti. Spohr, Çin hükümetinin de şirketlerin üretim hatlarını başka ülkelere kaydırma çabalarına karşı aktif önlemler aldığını ve süreci zorlaştırdığını ifade etti.

Alman Ekonomi Bakanı Büyük Şirketlerle Çin’e Gidiyor

Doğrudan ithalat verilerini içeren bu raporun, Almanya Ekonomi ve Enerji Bakanı Katherina Reiche’nin 26-29 Mayıs’ta Çin’e yapacağı resmi ziyaret öncesinde yayınlanması dikkat çekiyor. Reiche’ye bu temaslarında BASF Üst Yöneticisi Markus Kamieth, Thyssenkrupp Üst Yöneticisi Miguel Lopez ve Siemens Energy Yönetim Kurulu Üyesi Tim Holt gibi Alman sanayi devlerinin üst düzey temsilcilerinin eşlik etmesi bekleniyor.

Almanya, son dönemlerde hem Çin’den gelen yoğun rekabet hem de Amerika Birleşik Devletleri’nin uyguladığı ithalat tarifeleri nedeniyle küresel pazarda ciddi bir baskı altında bulunuyor. Bu durum, Berlin yönetimi için en büyük iki ticari ortağı olan ABD ve Çin’i, aynı zamanda artan birer risk kaynağı haline getiriyor. Bakan Reiche’nin ziyareti, Almanya’nın ham madde tedariki ve pazar çeşitliliği açısından Çin’e olan bağımlılığını yansıtması bakımından büyük önem taşıyor. Ayrıca, iki ülke otomotiv, enerji ve teknoloji gibi stratejik sektörlerde birbirine rakip olarak öne çıkıyor.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu