Türkiye’nin Yeni Kömür Projesi COP31 İklim Zirvesi ile Çelişiyor

Türkiye’nin COP31 İklim Zirvesi’ne başkanlık yaparken yeni kömür santrali projesi, çevre örgütleri tarafından eleştiriliyor.

İklim alanında faaliyet gösteren 15 sivil toplum kuruluşu, Türkiye’nin COP31 İklim Zirvesi’ne başkanlık yaparken Çanakkale’de yeni bir ithal kömürlü termik santrala izin verme sürecinin, iklim liderliği iddialarıyla çeliştiğini ifade etti. Çanakkale’nin Biga ilçesinde bulunan ve 1320 MW kurulu güce sahip Cenal Termik Santrali’nin kapasitesinin, 1050 MW’lık yeni bir ünite ile 2370 MW’ye çıkarılması için gerekli izin süreci başlatıldı. Şirketin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na yaptığı Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) başvurusunun ardından bugün halkın katılım toplantısı gerçekleştirilecek.

İklim STK’ları, Türkiye’nin COP31 İklim Zirvesi’ne başkanlık etme iddiasının, Çanakkale’de yeni bir kömürlü termik santrala izin verilmesiyle çeliştiğini vurguladı. Açıklamada, ‘ÇED başvuru dosyasında ‘kapasite artışı’ olarak tanımlanan projenin detaylarında kömür tüketimini neredeyse iki katına çıkaracak ayrı bir kazan ve bacanın inşa edilmesi planlanıyor. Bu 1050 MW’lık kapasite artışı, yeni bir ithal kömürlü santral demektir’ denildi. Ayrıca, Çanakkale’de halihazırda beş kömürlü termik santral bulunduğu hatırlatılarak, bu santralların sağlık üzerindeki etkilerinin 2005 yılından bu yana en az 3167 erken ölüme neden olduğu belirtildi. Santralların kümülatif sağlık etkilerinin ekonomik maliyetinin ise yaklaşık 7 milyar dolar olduğu ifade edildi. Bilimsel veriler, iklim krizinin başlıca nedeninin fosil yakıtlar olduğunu gösteriyor. Buna rağmen yeni kömürlü termik santral yatırımlarının planlanması, Türkiye’nin 2053 net sıfır hedefiyle çelişiyor’ denildi.

Açıklamanın devamında, COP31 Başkanı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’un ‘temiz elektriği ekonomilerin ve toplumların omurgası haline getirmekten’ bahsettiği, ancak Enerji Bakanlığı’nın tamamen ithal yakıtla çalışan yeni bir kömürlü termik santrale lisans vermesinin çelişkili bir yaklaşım sergilediği vurgulandı. Bu durumun COP31’in geleceği açısından kaygı verici olduğu ifade edildi.

Türkiye’de şu anda 30 MW üzeri kurulu güce sahip 37 aktif kömürlü termik santral bulunuyor ve bunların toplam kurulu gücü 20,8 GW. Türkiye, enerji üretiminde kullandığı fosil yakıtların (petrol, gaz ve kömür) %78’ini ithal ediyor. Fosil yakıt bağımlılığı, enerjide dışa bağımlılığı, yüksek faturaları, artan hava, su ve toprak kirliliğini ve sağlık sorunlarını beraberinde getiriyor. Son dönemde yaşanan savaşlar ve jeopolitik gerilimler, fosil yakıtlara bağımlılığın ülkeleri ne kadar kırılgan hale getirdiğini bir kez daha gözler önüne serdi.

STK’lar, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı ve COP31 Başkanı’ndan, Çanakkale-Biga’da kapasite artışı adı altında hayata geçirilmek istenen yeni kömürlü termik santral projesinin ÇED sürecinin sonlandırılmasını, Afşin-Elbistan’daki projeyle birlikte her iki kömürlü termik santral projesinin iptal edilmesini ve fosil yakıtlardan adil ve planlı bir çıkış için somut adımlar atılmasını talep etti.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu