Piyasalarda Dalgalı Ruh Hâli: Jeopolitik Riskler Yeniden Gündemde
Küresel piyasalarda artan jeopolitik riskler, piyasa ruh hâlini olumsuz etkiliyor. Türkiye’de ise temkinli iyimserlik hâkim.
Küresel piyasalarda, ABD ve İran arasındaki gerilimlerin artmasıyla birlikte yeni haftaya olumsuz bir başlangıç yapıldı. Petrol fiyatları yeniden yükselirken, risk iştahı zayıfladı. Türkiye’de BIST100 endeksi geri çekilirken, CDS primlerinde bir artış gözlemlendi. Ancak yabancı yatırımcıların Türkiye varlıklarına olan ilgisi ve rezervlerdeki toparlanma dikkat çekiyor. Piyasalarda kısa vadede temkinli bir iyimserlik ile “bekle-gör” stratejisi öne çıkıyor.
Geçtiğimiz hafta sonuna doğru, küresel piyasalarda iyimser bir hava hâkimdi. İran’a yönelik döviz varlıklarının blokajının kaldırılabileceği yönündeki beklentiler ve İran Dışişleri Bakanı’nın Hürmüz Boğazı’nın ticarete açıldığına dair açıklamaları, risk iştahını belirgin şekilde artırmıştı. Ancak hafta sonu yaşanan gelişmeler bu durumu hızla değiştirdi. ABD’nin İran limanlarına yönelik uyguladığı abluka ve İran bayraklı bir gemiye müdahalesi, gerilimi yeniden artırdı.
Yeni haftaya girerken, Brent petrol fiyatları 97 dolara yükselirken, altın 4.735 dolara geriledi ve dolar güç kazandı. Küresel hisse senedi piyasaları ise düşüşle kapandı. Gün içerisinde ABD ve İran arasında diplomatik temasların yeniden başlayabileceğine dair haber akışı piyasalara sınırlı bir destek sağladı. Pakistan’da yapılması planlanan görüşmeler dikkatle izlenirken, Çin’den gelen ateşkes çağrıları risk algısını kısmen yatıştırdı. Bu gelişmelerle birlikte altın yeniden 4.800 doların üzerine çıkmayı başardı.
Hürmüz Boğazı’ndaki gemi trafiğinin aksaması, enerji piyasalarında riskleri artırdı. Petrol fiyatları haftayı yaklaşık 95 dolar seviyesinde kapatarak önceki iyimserliğin üzerinde kaldı. Bu durum, küresel enflasyon beklentilerini yukarı çekebilirken, büyüme görünümünü de baskılayabilir.
Türkiye tarafında ise BIST100 endeksi, küresel iyimserlikten destek bulmasına rağmen tarihi zirvesini test ettikten sonra haftanın ilk gününü %0,7’lik bir düşüşle tamamladı. USD/TRY kuru kontrollü bir şekilde 44,85 seviyesine yükselirken, 5 yıllık CDS primi 233 baz puana çıktı. Hazine, %6,40 getiri ile 2 milyar dolarlık eurobond ihracı gerçekleştirdi.
TÜİK verilerine göre, Türkiye’de çocuk nüfus oranı %24,8 ile Cumhuriyet tarihinin en düşük seviyesine geriledi. Bu veri, Türkiye’de demografik yaşlanmanın hızlandığını ortaya koyuyor. Kısa geçecek haftada gözler TCMB’nin faiz kararına çevrildi. Piyasa beklentisi faizlerin sabit tutulması yönünde. Bu beklentiyi destekleyen unsurlar arasında yerli yatırımcıların döviz talebinin zayıf kalması ve TL mevduat payının %59 ile yüksek seviyede olması yer alıyor.
Ateşkes sonrası Türkiye varlıklarına yabancı ilgisinin arttığı gözlemleniyor. Net portföy girişi 1,5 milyar dolar olurken, TCMB net rezervleri 8,3 milyar dolardan 35,8 milyar dolara yükseldi. ABD ile ilişkilerde olumlu sinyaller ve CAATSA beklentileri de bu süreci destekliyor. Piyasalar son dönemde sert dalgalanmalar yaşarken, genel eğilim “bekle ve gör” stratejisine işaret ediyor. Altın için 4.800 dolar, gümüş için 79 dolar ve Bitcoin için 75.750 dolar kritik seviyeler olarak öne çıkıyor.
Yeni gün başlangıcında Asya piyasalarında Güney Kore KOSPI %2, Japonya Nikkei %1,2 artış kaydetti. ABD vadeli işlemleri ise sınırlı pozitif bir seyir izliyor. Petrol, dolar ve altın ise yatay seyir izleyerek piyasaların yön arayışında olduğunu gösteriyor. ABD’de Kevin Warsh’ın Senato konuşması dikkatle izlenirken, Fed’in bağımsızlığı ve faiz politikası öne çıkıyor. Japonya Merkez Bankası’nın (BoJ) ise faizleri sabit tutması bekleniyor. TCMB’nin beklenti anketinde yıl sonu enflasyon beklentisi %27,53, 12 ay sonrası enflasyon beklentisi ise %23,39 olarak revize edildi.




