Marmara Bölgesi, Depolamalı Rüzgâr Enerjisinde Lider Konumda

Marmara Bölgesi, Türkiye’deki depolamalı rüzgâr enerjisi projelerinde 11 bin 543 MW kapasiteyle lider konumda.

Türkiye’de depolamalı rüzgâr enerjisi projeleri hızla ilerlerken, Marmara Bölgesi 11 bin 543 MW kapasiteyle bu alanda belirgin bir üstünlük elde etti. Türkiye Rüzgar Enerjisi Birliği (TÜREB) tarafından hazırlanan istatistik raporuna göre, ön lisans sürecine giren projelerde Marmara, açık ara en yüksek kapasiteye sahip bölge oldu.

2022 ve 2023 yıllarında başlatılan depolamalı rüzgâr enerjisi santrali projeleri, ülke genelinde yaygın bir gelişim gösterirken, belirli bölgelerde yoğunlaşma eğilimi sergilemektedir. Batarya destekli bu santraller, rüzgârın olmadığı zamanlarda depolanan elektriği şebekeye aktararak arz güvenliğini artırmakta, fosil yakıt bağımlılığını azaltmakta ve Türkiye’nin enerji ile iklim hedeflerine katkı sağlamaktadır.

Akdeniz Bölgesi 2 bin 208 MW ile Marmara’nın ardından gelirken, İç Anadolu 1854 MW ile üçüncü sırada yer aldı. Karadeniz Bölgesi 1278,7 MW ile dördüncü, Ege Bölgesi ise 1184 MW ile beşinci sırada konumlandı. Doğu Anadolu 469,84 MW, Güneydoğu Anadolu ise 445,8 MW kapasiteyle listenin son iki sırasında yer aldı.

İl bazında değerlendirildiğinde, Ocak 2026 itibarıyla en yüksek ön lisanslı depolamalı rüzgâr kapasitesine sahip beş il öne çıkıyor. Tekirdağ, 4 bin 863 MW ile lider konumda bulunurken, Kırklareli 2 bin 663,75 MW ile ikinci, Edirne ise 2 bin 456,5 MW ile üçüncü sırada yer aldı. Antalya 897,08 MW ile dördüncü, Eskişehir ise 537,3 MW ile beşinci sırayı aldı. Bu durum, Trakya’nın depolamalı rüzgâr yatırımlarında merkezi bir rol üstlendiğini göstermektedir.

TÜREB Başkanı İbrahim Erden, kapasite dağılımının kısa vadede depolamalı rüzgâr projelerinin ağırlıklı olarak Batı Anadolu ve Marmara’da devreye alınacağını ifade etti. Orta ve Doğu Anadolu’da da proje geliştirme faaliyetlerinin hız kazandığını belirten Erden, depolama sistemlerinin uygulanmasının artık sistem açısından kritik bir aşamaya geldiğini vurguladı.

Erden, “Ön lisans süreçlerini tamamlayan projelerle birlikte enerji depolama sistemlerinin aşamalı olarak devreye alınması, artan yenilenebilir enerji üretim payının elektrik sistemine entegrasyonu açısından kritik bir ihtiyaçtır. Depolama çözümleri, rüzgâr enerjisinin şebekeye entegrasyonunu güçlendirirken, üretim dalgalanmalarının yönetimi ve sistem esnekliğinin artırılması açısından da önemli bir rol oynamaktadır.” değerlendirmesinde bulundu.

Depolamalı rüzgâr projelerinin devreye girmesiyle birlikte, rüzgâr enerjisinin Türkiye genelindeki enerji arzına daha dengeli ve sürdürülebilir bir katkı sağlaması bekleniyor. Özellikle yüksek kurulu güce sahip Marmara Bölgesi’nin, bu dönüşüm sürecinin merkezinde yer alacağı öngörülüyor.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu