Atina’da F-35 Panik: Türkiye’nin Kazanımları Yunanistan’ı Endişelendiriyor
Atina’da Türkiye’nin F-35 alımı üzerine yapılan açıklamalar, Yunanistan’da büyük bir endişeye yol açtı. Eski Başbakan Çipras durumu ‘ulusal bir yenilgi’ olarak değerlendirdi.
Ankara’da gerçekleştirilen NATO Zirvesi sırasında ABD Başkanı Donald Trump’ın Türkiye’nin F-35 alımına dair yaptığı olumlu açıklamalar, Yunanistan’da kaygılara yol açtı. Eski Başbakan Aleksis Çipras, bir panelde yaptığı konuşmada, bu gelişmelerin hem Avrupa hem de ulusal güvenlik açısından büyük endişe yarattığını belirtti.
Çipras, mevcut hükümeti çok yönlü dış politikadan vazgeçip, ABD’ye karşı ‘açık çek’ politikasına yönelmekle eleştirdi. Miçotakis’in, Trump döneminde kendisini ‘Trumpçı’ olarak nitelendirecek kadar aşırı bir tutum sergilediğini ifade etti. Çipras, Türkiye’nin F-35, F-16 ve Eurofighter gibi modern savaş uçaklarını edinme sürecinin yanı sıra Libya ile deniz yetki alanları belirleme anlaşmaları gibi birçok başarıya imza attığını vurguladı.
Yunan basınında, NATO Zirvesi’nin ardından Trump’ın Türkiye ve Cumhurbaşkanı Erdoğan hakkındaki övgüleri geniş yer buldu. F-35 ve CAATSA yaptırımları konusundaki açıklamalar, Türkiye’nin önemli kazanımları olarak değerlendirildi. Kathimerini gazetesi, Yunanistan Savunma Bakanı Nikos Dendias’ın, Türkiye’nin F-35 edinmesinin bölgedeki güvenlik dengelerini sarsabileceğini ifade ettiğini aktardı.
Yunan Dışişleri Bakanı Yorgos Yerapetritis de benzer endişeleri dile getirerek, Türkiye’nin bu alandaki gelişmelerinin Yunanistan için rahatsız edici olduğunu belirtti. Yunan basını, Türkiye ile ABD arasındaki F-35 konusunun iki taraflı bir mesele olduğunu düşünerek, Yunanistan’ın dengeli bir tutum sergilediğini savundu. Ancak, yeni durumun Yunanistan’ın Washington nezdinde daha etkili bir iletişim kurmasını gerektirdiği vurgulandı.
Ta Nea gazetesi, ismini vermediği bir diplomatın açıklamalarına yer vererek, Trump’ın Erdoğan’a yönelik övgülerinin iki ülke ilişkilerinde kilit rol oynayabileceğini belirtti. Diplomat, Türkiye’nin Avrupa güvenlik yapısına entegre olduğunu ve Orta Doğu’da daha aktif bir rol almak istediğini ifade etti.



