Fenese Otomotiv, Küresel Büyüme İçin Yatırım Yapıyor
Fenese Otomotiv, ihracat odaklı büyüme hedefiyle Fas’ta fabrika kurmayı planlıyor ve ihracat payını artırmayı amaçlıyor.
Türk otomotiv yan sanayinin önde gelen isimlerinden biri olan Fenese Otomotiv, ihracat odaklı büyüme stratejisi doğrultusunda yeni yatırımlarla küresel pazardaki varlığını genişletmeyi amaçlıyor. Bursa’daki beş üretim tesisini entegre bir yapıda birleştirerek verimliliğini artıran şirket, sac ve plastik parça üretimi, kalıp imalatı ve kontrol fikstürü tasarımı gibi alanlarda faaliyet gösteriyor. Genel Müdür Rifat Gülseven, 2027 yılına kadar 8 milyon euro’luk bir yatırım yapmayı planladıklarını ve bu yatırımların ihracat kapasitesini artırmayı hedeflediğini ifade etti.
Gülseven, Kuzey Afrika ve deniz aşırı pazarlarda daha etkin bir oyuncu olmayı hedeflediklerini belirterek, Fas’ta kurulacak 25 bin metrekarelik üretim tesisi için fizibilite çalışmalarının tamamlandığını açıkladı. Bu yatırımın sadece üretim değil, aynı zamanda lojistik ve ihracat açısından da stratejik bir öneme sahip olduğunu vurgulayan Gülseven, “Avrupa, Kuzey Afrika ve Amerika pazarlarına daha hızlı erişim sağlamak amacıyla Fas’ta bir üretim üssü kurmayı planlıyoruz. Amacımız önümüzdeki iki yıl içinde bu yatırımı gerçekleştirmek” dedi. Şirket, Ar-Ge merkezi ve sürdürülebilir üretim alanlarında da iyileştirmelere devam ediyor.
Fenese Otomotiv, bugüne kadar 10’dan fazla ülkeye ihracat gerçekleştirdi ve Fas, Romanya, Meksika gibi birçok pazardaki faaliyetlerini genişletmeyi sürdürüyor. Genel Müdür Gülseven, küresel ölçekte faaliyet gösteren büyük bir otomotiv üreticisi ile yürütülen görüşmelerin son aşamaya geldiğini belirterek, bu iş birliği ile ihracat oranını mevcut yüzde 30 seviyesinden ilk etapta yüzde 50’ye çıkarmayı hedeflediklerini ifade etti. Şirket, artık doğrudan Orijinal Ekipman Üreticisi (OEM) firmalara üretim yapmaya başlayacak.
Son dönemde transfer pres, kataforez ve toz boya tesislerine yapılan yatırımlarla üretim kabiliyetini artıran Fenese Otomotiv, Ar-Ge çalışmalarını katma değerli ürün geliştirme üzerine yoğunlaştırıyor. Gülseven, yüksek teknoloji ve sürdürülebilir ürün çeşitliliğinin ihracattaki başarı için kritik öneme sahip olduğunu belirterek, küresel pazarlarda rekabet avantajını korumanın yolunun inovasyon ve verimli üretimden geçtiğini vurguladı.
Elektrikli araç dönüşümünün otomotiv tedarik sanayinde yeni fırsatlar sunduğunu ifade eden Gülseven, üretimlerinin yaklaşık yüzde 5’inin elektrikli araç projelerine yönelik olduğunu belirtti. “Elektrikli araçlara yönelik yeni nesil parçalar geliştiriyoruz. 2026 yılı itibarıyla bu alandaki üretim hacmimizi artıracağız. Elektrikli araç ekosistemine yatırım yapan şirketlerin küresel pazarlarda daha güçlü bir konuma geleceğine inanıyoruz” dedi.
İhracatçı sanayicilerin karşılaştığı maliyet baskılarına da değinen Gülseven, artan işçilik ve işletme giderlerinin rekabet gücünü olumsuz etkilediğini söyledi. Çin ve Hindistan gibi ülkelerin küresel pazarlarda daha agresif hale geldiğine dikkat çeken Gülseven, Türk sanayisinin kalite ve mühendislik gücünü koruyabilmesi için üretim maliyetlerinin rekabetçi seviyelerde tutulması gerektiğini belirtti. Buna rağmen yatırımlarına devam ettiklerini ve ihracat odaklı büyüme stratejilerinden vazgeçmeyeceklerini vurguladı.
Rifat Gülseven, sektördeki sorunlara da dikkat çekerek, “Ne yazık ki sanayideki işçilik maliyetleri düşük kur baskısı nedeniyle oldukça arttı. Bununla birlikte işletme maliyetleri de her geçen gün yükseliyor. Süreci karlılıktan feragat ederek sübvanse etmeye çalıştığımız için karlılık kaybı da had safhaya ulaştı. Bütün bu faktörlerin tetiklediği konu ise aslında Çin ve Hindistan gibi ülkelerin ihracat pazarlarına hakim olmaya başlamasıdır. Bugün, teklif verdiğimiz birçok projede Avrupalı üreticilere göre daha pahalı hale gelmeye başladık. Fiyat istikrarını sağlayıp, üretimdeki maliyetleri rekabetçi bir seviyeye çekemezsek, elimizde olan pazarları kaybedebiliriz. Ancak sürecin sonsuza dek böyle gitmeyeceğinin bilincindeyiz. Piyasaların toparlandığı dönemde daha güçlü bir şekilde yer alabilmek adına yatırımlarımızı planladık. Sürdürülebilir bir üretim ve katma değerli ürünler üretme anlayışı ile çalışmalarımıza devam ediyoruz” şeklinde konuştu.




