Makine ihracatı 8 ayda 18,8 milyar dolara ulaştı

Makine ihracatı yılın 8 ayında yüzde 1 artarak 18,8 milyar dolara çıktı. Almanya ilk sırada yer alırken ABD’ye satışlarda yüzde 29,4 artış görüldü.

Türkiye’nin makine ihracatı, ocak-ağustos döneminde geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 1 artarak 18,8 milyar dolara ulaştı. Makine İhracatçıları Birliği verilerine göre, serbest bölgeler de hesaba katıldığında makine imalat sanayisinin toplam ihracatı bu seviyede gerçekleşti.

İhracat miktarındaki yüzde 6,8’lik gerilemeye karşın birim fiyatlarda yaşanan yükseliş, toplam ihracat değerinin artmasını sağladı. Böylece makine ihracatı, miktar bazındaki düşüşe rağmen değer bakımından sınırlı da olsa büyüme kaydetti.

Sektörün en büyük dış pazarı Almanya oldu. Bu ülkeye yapılan satışlar yüzde 7,8 artarak 2,2 milyar dolara yükseldi. ABD ise 1,6 milyar dolarlık ihracat ve yüzde 29,4’lük büyümeyle ikinci sırada yer aldı. Mısır, Hollanda, Ukrayna ve Kazakistan’da çift haneli artışlar görülürken Irak ve Rusya’ya yönelik ihracat yüzde 30’un üzerinde azaldı.

Sektöre uzun vadeli destek çağrısı

Makine İhracatçıları Birliği Başkanı Sevda Kayhan Yılmaz, Orta Doğu’daki çatışmaların petrol fiyatlarını yukarı çekerek küresel dezenflasyon sürecini zorlaştırdığını belirtti. Yılmaz, Avrupa ekonomisindeki baskıların ve Çin’in yükselen ihracat performansının küresel rekabet koşullarını daha da ağırlaştırdığına dikkat çekti.

Bu dönemde Türkiye sanayisinin rekabet gücünü verimlilik artışı, yeşil dönüşüm ve teknolojik kapasitenin geliştirilmesiyle koruması gerektiğini ifade eden Yılmaz, Orta Vadeli Program’ın bu hedefler açısından önemli bir çerçeve sunduğunu kaydetti.

Yılmaz, stratejik sektörlere yönelik uzun vadeli kamu desteklerinin savunma sanayisiyle sınırlı kalmaması gerektiğini söyledi. Raylı sistemler, enerji ekipmanları ve sağlık teknolojileri gibi stratejik makine alanlarına sağlanacak desteklerin üretim kapasitesini artırabileceğini belirten Yılmaz, kamunun yönlendirici rolünün yüksek katma değerli üretim ve ihracata katkı sağlayacağını ifade etti.

Teşvik politikalarının yalnızca net kârlılığı değil; faaliyet kârı, net katma değer, ithalata bağımlılık ve net döviz getirisi gibi ölçütleri de dikkate alması gerektiğini belirten Yılmaz, ekonomiye kalıcı değer kazandıran imalatçıların bu yaklaşımla desteklenmesini önerdi.

Makine sektörü için tek merkezli yapı önerisi

Makine sektörünün rekabet gücünü artıracak politikaların daha etkili uygulanabilmesi için çevik ve yeni bir kurumsal yapıya ihtiyaç bulunduğunu dile getiren Yılmaz, kamu kurumlarının çalışmalarının ortak bir stratejik vizyonla yürütülmesi gerektiğini söyledi.

Makine sanayisinin teknolojik bağımsızlık ve küresel rekabet bakımından stratejik bir konumda olduğunu vurgulayan Yılmaz, kamu kurumlarında bulunan birikimin tek merkezde toplanmasını sağlayacak bir yapı kurulması çağrısında bulundu.

Yılmaz, bu amaçla Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı’nın vizyonu doğrultusunda faaliyet gösterecek bir “Makine Sanayi Strateji Başkanlığı” oluşturulmasını gerekli gördüklerini ifade etti.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu