Dr. Orhan Koç ile İş Sağlığı ve Güvenliği Kongresi Üzerine

Dr. Orhan Koç ile yapılan röportajda, İş Sağlığı ve Güvenliği Kongresi’nin önemi ve hedefleri ele alındı.

Öz Sağlık-İş Sendikası Genel Merkezi, 20-21 Mayıs 2026 tarihlerinde Ankara’da önemli bir kongreye ev sahipliği yapacak. Kongre Başkanı Dr. Orhan Koç ile gerçekleştirdiğimiz söyleşide, sağlık çalışanlarının yaşam hakkı ve güvenli çalışma koşullarını ele alan “İş Sağlığı ve Güvenliği Kongresi”nin arka planını konuştuk.

Dr. Orhan Koç: İş sağlığı ve güvenliği, yalnızca teknik bir konu değil, insan onuru ve güvenli çalışma koşullarıyla doğrudan ilişkili temel bir insan hakkıdır. Sağlık çalışanları, fiziksel, kimyasal ve biyolojik risklerle birlikte psikososyal etkenler ve sağlıkta şiddet gibi sorunlarla mücadele ediyor. Bu durum, hem çalışanların sağlığını hem de sunulan sağlık hizmetinin kalitesini tehdit ediyor. Dolayısıyla, sağlık çalışanlarının korunması, acil bir halk sağlığı meselesidir.

Bu kongreyi düzenlemekteki en büyük motivasyonumuz, iş kazalarının ve meslek hastalıklarının büyük ölçüde önlenebilir olduğunu bilmemizdir. Bu önlenebilirlik, bilimsel verilere dayalı politikalar geliştirmeyi ve ortak çözümler üretmeyi zorunlu kılıyor. Sendikalar, çalışanların sesi olarak sosyal diyaloğu güçlendirmede önemli bir rol oynarken, bilimsel kongreler de iyi uygulamaların yaygınlaşması için uygun zeminler sunuyor.

20-21 Mayıs 2026 tarihlerinde Ankara’da düzenleyeceğimiz kongrenin ana teması “Sürdürülebilir Çalışma Ortamları” olacak. Bilimsel oturumlar, paneller ve bildiri sunumları ile sahadaki zorlukları ve riskleri masaya yatırarak, geleceğe yönelik uygulanabilir çözümler geliştirmeyi amaçlıyoruz.

Kongremiz, Öz Sağlık-İş Sendikası Genel Merkezi’nin ev sahipliğinde, Hak-İş, Öz Sağlık-İş Sendikası, İş Sağlığı ve Güvenliği Eğitim ve Araştırma Derneği ile Dünya İslam Sağlık Birliği’nin iş birliğiyle gerçekleştirilecek. Katılımcılar arasında Sağlık Bakanlığı ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’ndan üst düzey bürokratlar, sendika üyeleri, iş güvenliği uzmanları ve akademisyenler yer alacak.

İlk gün, iş sağlığı ve güvenliği politikalarından sendikal haklara, sağlık çalışanlarının karşılaştığı risklerden kamu ve üniversite hastanelerindeki zorluklara kadar geniş bir yelpazeyi ele alacağız. İkinci gün ise iş güvenliği uzmanlarının hukuki sorumlulukları, yapay zeka ve dijitalleşmenin sektöre etkileri gibi konulara odaklanacağız. Ayrıca, uluslararası konuşmacılarımızla birlikte tükenmişlik sendromunu da tartışacağız.

Kongrenin sonunda, sağlık çalışanlarının karşılaştığı riskleri bilimsel veriler ışığında ele alarak, ulusal düzeyde somut politikaların geliştirilmesine katkıda bulunmayı hedefliyoruz. Bu süreçte, sendikaların gücüyle sosyal diyalog mekanizmalarını işleterek, çalışan sağlığını koruyan ve hizmet kalitesini artıran kalıcı adımlar atmayı amaçlıyoruz.

İş sağlığı ve güvenliği, sadece teknik bir alan değil, insanın en temel haklarını savunan bir mücadeledir. Sağlık çalışanlarının güvenliğini korumak, toplumun genel sağlığını etkileyen kritik bir meseledir. Bu nedenle, sağlık çalışanlarının iş sağlığı ve güvenliğini korumak, hepimizin ortak sorumluluğudur.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu