Savaşın Etkileri: Katar Ekonomisi Kamu Harcamalarını Kısıtlıyor
Katar, savaşın mali etkileri nedeniyle kamu harcamalarını önemli ölçüde kısıtlamak zorunda kaldı.
Katar, son altı aydır devam eden ABD-İsrail’in İran’a yönelik savaşının mali sonuçlarıyla başa çıkmak için kamu harcamalarında önemli kesintilere gitmek zorunda kaldı. Ülkenin kamu kurumlarının bütçeleri, savaşın etkileri nedeniyle yüzde 30 oranında azaltılırken, dış yardımlara ayrılan bütçe ise yaklaşık yüzde 85 oranında kısıldı. 2026 yılı için belirlenen bütçe ise yaklaşık 61 milyar dolar seviyesinde kalacak.
Bu krizin yılın son çeyreğine kadar sürmesi durumunda, 2027 yılında daha geniş kapsamlı kesintilerin gündeme gelebileceği öngörülüyor. Savaş, Katar’ın en önemli gelir kaynağı olan sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) üretimini de olumsuz etkiledi. İran’ın gerçekleştirdiği saldırılar ve Hürmüz Boğazı üzerinden yapılan sevkiyatlarda yaşanan aksamalar, LNG gelirlerinde ciddi bir düşüşe yol açtı. Katar ve Kuveyt’in enerji ihracatındaki kayıplar haftada 1,5 ila 2 milyar dolara kadar ulaşıyor.
Bu duruma karşılık Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri, Hürmüz Boğazı’nı bypass eden petrol boru hatları ve yüksek petrol fiyatları sayesinde bazı kayıplarını telafi edebiliyor. Uluslararası Para Fonu (IMF) tahminlerine göre, Katar ekonomisi bu yıl yüzde 8,6 oranında küçülecek ve bu oran, altı Körfez ülkesi arasında en yüksek daralma olarak kaydedilecek. Katar, yaklaşık 500 milyar dolarlık varlık yöneten Qatar Investment Authority ve 3,2 milyonluk nüfusu sayesinde savaşın etkilerini hafifletebilecek mali rezervlere sahip.
Ancak dış yardımlardaki yüzde 85’lik kesinti, ülkenin uluslararası finansman faaliyetlerini önemli ölçüde kısıtlıyor. Geçtiğimiz yıl, Katar, Birleşmiş Milletler İnsani İşler Koordinasyon Ofisi’ne 1,5 milyar dolarlık bağışta bulunarak en büyük beş bağışçı arasında yer almıştı. Savaşın başlamasından sadece dört gün sonra, İran, Katar’daki Ras Laffan tesisini insansız hava araçları ve füzelerle hedef aldı. Mart ayında gerçekleşen ikinci saldırı, LNG ihracat kapasitesini yüzde 17 oranında düşürdü ve hasarın onarılmasının beş yıla kadar sürebileceği ifade ediliyor.
Katar, kayıplarının bir kısmını ExxonMobil ile ABD’de yürüttüğü 10 milyar dolarlık Golden Pass projesiyle dengelemeye çalışıyor. Bu tesis, ilk LNG ihracatını nisan ayında gerçekleştirdi. Savaş öncesinde, Katar, North Field doğalgaz sahasında 30 milyar dolarlık bir genişleme programı yürütmekteydi. Bu projenin, ülkenin yıllık LNG üretim kapasitesini 2027 yılına kadar 126 milyon tona çıkarmayı hedeflediği belirtiliyor.
Qatar Investment Authority, beklenen gelir artışı öncesinde çalışan sayısını son beş yılda neredeyse iki katına çıkarmış ve yönettiği varlıkların beş yıl içinde iki katına çıkabileceğini öngörmüştü. Katar, savaşın sona ermesi durumunda daha fazla LNG ihraç edebilmek için kapasite artırma çalışmalarını sürdürmekte. Bu arada, bölgede Bahreyn de zor bir dönemden geçiyor. Ülkenin döviz rezervleri, mart ayında 6 milyar dolardan haziran ayında 2 milyar doların biraz üzerine geriledi. Kamu borcunun GSYH’ye oranı yüzde 150’ye ulaşan Bahreyn’in, Suudi Arabistan veya Birleşik Arap Emirlikleri’nden yeni mali destek alması gerekebilir.




