ABD-Kanada Alüminyum Krizi: Ticaret Savaşları Derinleşiyor

ABD ve Kanada arasındaki alüminyum ticaretinde gümrük savaşları derinleşiyor. Kanada, ABD’nin gümrük tarifelerine karşılık veriyor.

ABD’nin Kanada menşeli belirli ürünlere uyguladığı %50 oranındaki gümrük vergisi, Kuzey Amerika’daki ticaret dinamiklerini sarsmaya başladı. Bu gelişme, Kanada’nın 20 milyar dolarlık karşı tedbirle yanıt vermesiyle daha da derinleşti. Krizin temelinde, iki ülke arasındaki hammadde açığı yatıyor. Morgan Stanley’in son pazar analizleri, Kanada’nın alüminyum üretimini ABD’ye yönlendirmesi durumunda bile, bu ülkenin hammadde ihtiyacını tek başına karşılayamayacağını ortaya koyuyor.

Kuzey Amerika ticaret koridorunda yaşanan bu gerginlik, iki ülke arasındaki gümrük düzenlemelerinin değişmesiyle daha da belirgin hale geldi. ABD yönetiminin gümrük tarifelerini artırmasının ardından, Kanada hükümeti 8 Eylül itibarıyla 20 milyar dolarlık ABD ürününe ek gümrük vergisi uygulayacağını duyurdu. Kanada Başbakanı Mark Carney, bu durumu bir ekonomik saldırı olarak nitelendirerek, “Saldırıya uğradığınızda savaş halindesiniz. Biz saldırıya uğradık” dedi. ABD Ticaret Temsilcisi Jamieson Greer ise Kanada’yı müzakerelerden çekilmekle ve sunulan anlaşmayı reddetmekle suçladı.

Alüminyum Ticaretinde Sevkiyat Verileri ve Kapasite Sınırları

Gümrük kararlarının yanı sıra, dış ticaret istatistikleri ve hammadde akış verileri, piyasadaki arz dengesini daha net bir şekilde ortaya koyuyor. 2026 yılının ilk yarısını kapsayan veriler, ABD’nin toplam 1,68 milyon ton ham alüminyum ithal ettiğini gösteriyor. Bu, ABD pazarının her ay ortalama 280 bin ton dış hammaddeye ihtiyaç duyduğunu ortaya koyuyor. Aynı dönemde Kanada’nın gerçekleştirdiği alüminyum ihracatı ise 1,16 milyon ton civarında oldu. Kanada’nın aylık ortalama sevkiyat performansı, ABD’nin dış alım ihtiyacının yaklaşık %68’ini karşıladı. Ancak bu veriler, Kanada’nın tedarik zincirindeki önemini gösterirken, tüm ihtiyacı karşılama potansiyelinin sınırlı olduğunu da ortaya koyuyor.

Kanada Üretim Kapasitesi ve ABD’nin İthalat Gereksinimi

Kanada’nın alüminyum üretim kapasitesi, iki ülke arasındaki hammadde dengesinde kritik bir rol oynuyor. Kanada’nın toplam alüminyum üretimi 1,6 milyon ton civarında. Bu miktar, ABD’nin aynı dönemdeki 1,68 milyon tonluk ithalat ihtiyacının yaklaşık %95’ine denk geliyor. Eğer Kanada’daki tüm alüminyum ABD pazarına yönlendirilse bile, ABD’nin mevcut ithalat ihtiyacı tamamen karşılanamıyor. Yaklaşık 80 bin tonluk bir açık, iki ülke arasındaki ticari entegrasyon modelinin, denizaşırı kaynak bağımlılığını ortadan kaldıramayacağını gösteriyor. Ayrıca, kıta genelindeki dökümhanelerin üretim hızları, hammadde stratejilerini sınırlayan fiziksel engeller arasında yer alıyor. Sınırda bağımsızlık senaryoları çizilse de, mevcut eritme altyapısının hızla geliştirilmesi mümkün görünmüyor. Bu durum, jeopolitik gerilimler ne olursa olsun, ergitme tesislerinin yıllık üretim kapasitelerinin siyasi direktiflerle artırılamayacağını kanıtlıyor.

Morgan Stanley Analizi: Kuzey Amerika’daki Arz Açığı Kapanmıyor

Morgan Stanley’in güncel pazar analizleri, bu yapısal durumu destekliyor. Kurumun projeksiyonlarına göre, Kanada tüm üretim kapasitesini ve stoklarını ABD için seferber etse bile, ABD’nin imalat sanayisinin sürdürülebilirliği için üçüncü ülkelerden metal tedarik etmeye devam etmesi gerekiyor. Müzakerelerdeki %25’lik tarife indirimi beklentisi, ABD Orta Batı alüminyum priminde aşağı yönlü baskı oluşturmuştu. Ancak Kanada’nın üretim sınırları nedeniyle, bu indirim gerçekleşse bile arz açığı tamamen kapatılamıyor. Müzakerelerin sonuçsuz kalması ve Kanada’ya yönelik yeni tarifelerin uygulanması, spot piyasada hammadde maliyetlerinin yüksek kalmasına yol açıyor.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu