NATO’dan Yeni Savunma ve Taarruz Projeleri Duyuruldu
NATO Genel Sekreter Yardımcısı, Ankara’da yeni savunma projelerini tanıttı. Uzay, taarruz ve hava savunma sistemleri üzerine önemli gelişmeler yaşandı.
NATO Genel Sekreter Yardımcısı Radmila Shekerinska, 7 Temmuz 2026 tarihinde Ankara’da gerçekleştirilen NATO Zirvesi Savunma Sanayii Forumu’nda önemli yeni girişimleri tanıttı. Bu duyurular, uzay ve gözetleme, taarruz yetenekleri ile entegre hava ve füze savunması konularını kapsamaktadır.
Uzay ve gözetleme alanında sekiz müttefik ülke, yüksek hızlı iletişim, istihbarat toplama ve füze takibi gibi alanlarda geliştirmeler yapacak olan HALO adlı yeni bir mega uydu takımyıldızının geliştirilmesi için ortak bir proje başlattı. İspanya, NATO’nun Uzaydan Sürekli Gözetleme (APSS) girişimine katılarak 19. katılımcı ülke oldu. Türkiye ise iki yeni yüksek çözünürlüklü yer gözlem uydusu geliştirme planlarını açıkladı. Ayrıca, Alman Isar Aerospace şirketi, fırlatma rampası kapasitesini artırmak amacıyla Kanada merkezli Maritime Launch Services ile bir sözleşme imzaladı.
Taarruz yetenekleri konusunda müttefik ülkeler, genel amaçlı bir NATO 155 mm mühimmatı geliştirme, 155 mm ve dolanan mühimmat üretimini artırma ve uzun menzilli taarruz yeteneklerini ilerletme gibi pek çok yeni çok uluslu proje ve sözleşmeyi duyurdu. Türkiye, aynı zamanda önemli sayıda kara konuşlu, uzun menzilli ATMACA seyir füzesi tedarik etme taahhüdünde bulundu.
Entegre Hava ve Füze Savunması alanında ise müttefikler, insansız hava araçları (İHA) ve seyir füzeleri gibi düşük irtifalı hava tehditlerine karşı yetenekleri artıracak yeni iş birliği girişimlerini ve pasif hava gözetimini güçlendirme çabalarını açıkladı. NATO Destek ve Tedarik Ajansı (NSPA), 700 adet PAC-2 ve 200 adet PAC-3 hava savunma füzesi tedarik edecek. Belçika ve Hollanda, hava savunma sistemlerinin hükümetten hükümete tedariki için bir Mutabakat Zaptı imzalarken, Türkiye de yerli hava savunma üretimine yönelik büyük yatırımlarını duyurdu.
Genel Sekreter Yardımcısı Shekerinska, bu duyuruların müttefiklerin NATO’nun kolektif savunmasını güçlendirmek için birlikte çalışma çabalarının somut örnekleri olduğunu vurgulayarak, atılan adımları memnuniyetle karşıladı. Ayrıca, bu girişimlerin daha yakın transatlantik ve çok uluslu iş birliği yoluyla yeni “NATO Üretimi” (Made in NATO) yetenekleri sunacağını belirtti.




