Kudüs Valiliği’nden İsrail’in Kalendiya Mülteci Kampı’na Saldırısına Tepki

Kudüs Valiliği, İsrail’in Kalendiya Mülteci Kampı’na yönelik saldırılarını kınadı ve bu eylemlerin sistematik bir planın parçası olduğunu belirtti.

Kudüs Valiliği Sözcüsü Maruf er-Rifai, İsrail güçlerinin Kalendiya Mülteci Kampı’na düzenlediği saldırılarla ilgili önemli açıklamalarda bulundu. Rifai, bu saldırıların, Kudüs’ü Batı Şeria’dan izole etmeyi ve yasa dışı yerleşim projelerini korumayı amaçladığını ifade etti.

Rifai, AA muhabirine yaptığı açıklamada, İsrail ordusunun Kalendiya Mülteci Kampı’na yönelik iki gün süren baskınları sırasında 51 Filistinlinin yaralandığını belirtti. Bu saldırıların tesadüfi olmadığını, aksine İsrail’in Kudüs’ü Batı Şeria’nın orta ve kuzey kesimlerinden ayırmaya yönelik sistematik bir planın parçası olduğunu vurguladı.

Rifai, son dönemde İsrailli aşırı sağcı bakanların ve meclis üyelerinin, Filistin mülteci kamplarının hedef alınması konusunda kışkırtıcı açıklamalar yaptığını belirtti. Daha önce belirtilen hedefler arasında Nablus’taki Balata, Ramallah’ın kuzeyindeki Celazun ve Kalendiya mülteci kamplarının bulunduğunu aktardı.

İsrail’in Yasa Dışı Yerleşim Projeleri

Kalendiya bölgesinde, İsrail’in yasa dışı yerleşim faaliyetlerinin son zamanlarda hız kazandığını ifade eden Rifai, bu projelerin detaylarına da değindi. İsrail makamlarının, Kudüs Uluslararası Havalimanı arazisinde yasa dışı yerleşim birimleri kurmayı planladığını, ayrıca bir müze ve kültürel miras merkezi inşa edeceğini ve “Atarot” sanayi bölgesini genişleteceğini açıkladı.

Kalendiya Mülteci Kampı’nın Stratejik Önemi

Rifai, İsrail’in Doğu Kudüs ile Ramallah’ın doğusunda yer alan gasbedilen Filistin toprakları üzerindeki yasa dışı yerleşim birimlerini, Kudüs çevresindeki diğer yerleşimlerle bağlayacak olan 45 No’lu Yol Projesi’ni hayata geçirmeye başladığını bildirdi. Bu güzergahın Kalendiya Mülteci Kampı’nın yakınından geçerek havalimanı yakınındaki tünele ulaşacağını belirtti.

Bölgedeki yasa dışı yerleşim projelerinin hayata geçirilmesinin, sistematik bir planın parçası olduğunu vurgulayan Rifai, Kalendiya Mülteci Kampı’nın Batı Şeria’nın kuzeyi, orta kesimi ve güneyi arasında bağlantı sağlayan stratejik bir konumda bulunduğunu ifade etti. Bu nedenle, burada asıl hedefin Kudüs’ün Batı Şeria’nın orta ve kuzey kesimlerinden ayrılması olduğunu söyledi.

Filistin Mülteci Kamplarına Yönelik Sistematik Saldırılar

Kudüs Valiliği, İsrail’in son saldırısını, Filistin mülteci kamplarına karşı yürütülen sistematik bir kampanya olarak değerlendirdi. Rifai, bu saldırının, Batı Şeria’nın kuzeyindeki kamplara yönelik operasyonlarla benzerlik taşıdığını ifade etti.

Rifai, İsrail ordusunun Kalendiya Mülteci Kampı’nda çok sayıda eve el koyarak askeri karargaha dönüştürdüğünü ve geniş çaplı gözaltılar gerçekleştirdiğini kaydetti. Ayrıca, birkaç hafta önce askeri kontrol noktası yakınındaki yapıların yıkımına ilişkin tebligatlar dağıtıldığını aktardı. Bu saldırıların, İsrail’in yasa dışı yerleşim planlarına uygun şekilde bölgenin yeniden dizayn edilmesine zemin hazırladığını vurguladı.

İki Gün Süren Baskında Yaralananlar

İsrail ordusu, 5 Ağustos günü işgal altındaki Doğu Kudüs’ün Kalendiya Mülteci Kampı ile Kefr Akab beldesine askeri araçlar ve buldozerlerle geniş çaplı bir baskın düzenlemişti. Bu baskın sırasında, İsrail askerlerinin saldırıları sonucu 51 Filistinli yaralanmış, aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu 60’tan fazla Filistinli gözaltına alınmış, birçok eve zorla girilmiş ve bazı evler askeri karargaha dönüştürülmüştü. Bölge sakinleri ise askerler tarafından darbedilmişti. İki gün süren bu baskın ve saldırıların ardından, İsrail ordusunun Kalendiya Mülteci Kampı’ndan çekildiği bildirildi.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu