Hürmüz Boğazı’nın Kapatılması: Dünya Ekonomisine Etkileri
İran, Hürmüz Boğazı’nın kapatılması durumunda dünya ekonomisinin nasıl etkileneceğini açıkladı. Petrol sevkiyatları üzerindeki olası etkileri incelendi.
ABD’nin Körfez bölgesindeki askeri varlığını artırması, İran’ı Hürmüz Boğazı’nın kapatılması konusunda uyarılarda bulunmaya yönlendirdi. İran Stratejik Dış İlişkiler Konseyi Sekreteri Celal Dehgani Firuzabadi, olası bir savaş durumunda enerji güvenliğinin tehlikeye gireceğini ve Hürmüz Boğazı’nın kapatılabileceğini ifade etti. Bu boğaz, dünya genelinde ham petrolün yaklaşık beşte birinin taşındığı kritik bir geçiş noktasıdır.
ABD, İran’ın nükleer programı üzerindeki gerilimler nedeniyle bölgedeki askeri varlığını güçlendirirken, iki ülke arasındaki diplomatik görüşmeler devam ediyor. Amerikan Ulaştırma Bakanlığı, ABD bayraklı ticari gemilerin İran karasularından uzak durmaları konusunda bir uyarı yayımladı. Bu gelişme, petrol fiyatlarının yüzde 1’den fazla artmasına neden oldu.
İngiliz Dış İstihbarat Servisi MI6’nın eski başkanı Sir Alex Younger, Hürmüz Boğazı’nın kapatılmasının, petrol fiyatları üzerindeki etkisi nedeniyle büyük bir ekonomik sorun yaratacağını belirtti. Hürmüz Boğazı’ndan geçen yıl ortalama günde 20 milyon varilden fazla ham petrol ve diğer sıvılar taşındığı tahmin ediliyor. Bu, yıllık yaklaşık 600 milyar dolarlık bir enerji ticaretine denk geliyor.
İran, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Kuveyt ve Irak ile birlikte ham petrolünün büyük bir kısmını Hürmüz Boğazı üzerinden ihraç ediyor. Boğazda yaşanacak herhangi bir aksama, küresel petrol teslimatlarında önemli gecikmelere yol açabilir. Uzmanlar, İsrail ve İran arasındaki gerginliğin artmasının daha ciddi sonuçlar doğurabileceği konusunda uyarıyor.
Hürmüz Boğazı, İran ve Umman arasında yer alan ve en dar noktasının yaklaşık 40 km olduğu bir geçit. Ancak bu boğaz, büyük gemilerin geçişi için yalnızca orta kesiminde yeterince derin. Uzmanlar, deniz trafiğini aksatmanın en olası yolunun askeri müdahale olabileceğini belirtiyor. İran, Hürmüz Boğazı’nın kapatılmasını, nükleer silaha sahip olma gibi bir caydırıcı güç olarak değerlendirebilir.
Analistler, İran’ın Hürmüz Boğazı’nda kademeli olarak adımlar atabileceğini öngörüyor. Bu adımlar arasında seyir yasağı ilan etmek, gemileri denetlemek veya uyarı ateşi açmak gibi eylemler yer alabilir. İran-Irak savaşında yaşananlar, bu tür bir stratejinin geçmişte nasıl uygulandığını göstermektedir.
İran’ın Hürmüz Boğazı’nı kapatması durumunda, Suudi Arabistan en çok etkilenecek ülkeler arasında. Vortexa’nın verilerine göre, Suudi Arabistan günde yaklaşık 6 milyon varil ham petrol ihraç ediyor. ABD Enerji Bilgi İdaresi, 2024 yılında Hürmüz Boğazı’ndan geçen ham petrol ve sıvılaştırılmış doğal gazın büyük bir kısmının Asya pazarlarına gittiğini tahmin ediyor.
Çin, Hürmüz Boğazı’ndan geçen petrolün en büyük tüketicisi konumunda. İran’ın petrolünün önemli bir kısmı, Tahran’ın küresel piyasa fiyatlarının altında satması nedeniyle Çin için hayati bir ekonomik kaynak oluşturuyor. İran Stratejik Dış İlişkiler Konseyi Sekreteri Firouzabadi, Hürmüz Boğazı’nın kapatılması durumunda kayıplardan ilk etkilenecek ülkenin Çin olacağını belirtiyor.
Sonuç olarak, Hürmüz Boğazı’nın kapatılması tehdidi, Körfez bölgesindeki petrol ihraç eden ülkeleri alternatif ihracat yolları geliştirmeye zorladı. Suudi Arabistan ve BAE, bu amaçla çeşitli projeler üzerinde çalışıyor. Ancak, İran’ın bu boğazı geçici olarak bloke edebileceği öngörülse de, ABD ve müttefiklerinin deniz trafiğini hızlı bir şekilde yeniden sağlama kapasitesi de göz önünde bulundurulmalıdır.




