Türkiye’nin Ayçiçeği Yağı İhracatı İlk Çeyrekte Yükseldi

Türkiye, 2026’nın ilk çeyreğinde 316 milyon dolarlık ayçiçeği yağı ihracatı gerçekleştirdi. Sektör büyümeye devam ediyor.

Türkiye, 2026 yılının ilk üç ayında 316 milyon 847 bin dolarlık ayçiçeği yağı ihracatı gerçekleştirdi. Güneydoğu Anadolu Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Celal Kadooğlu, bu büyümenin önümüzdeki on yıl içinde dünya pazarında yüzde 25 pay hedeflerine ulaşmalarını sağlayacağını belirtti.

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerine göre, yılın Ocak-Mart döneminde 93 ülke ve serbest bölgelere toplamda 195 bin 995 ton ayçiçeği yağı ihraç edildi. Bu ihracat sayesinde 316 milyon 847 bin dolarlık gelir elde edildi. Geçen yılın aynı döneminde 183 bin 125 ton ayçiçeği yağı ihraç edilerek 270 milyon 396 bin dolar gelir sağlanmıştı. Bu yıl ise, değer bazında yüzde 17,2, miktar bazında ise yüzde 7’lik bir artış görüldü.

Ayçiçeği yağı ihracatında Güneydoğu Anadolu Bölgesi, Türkiye’nin toplam ihracatının yüzde 61,7’sini oluşturarak 195 milyon 648 bin dolarlık bir dış satım gerçekleştirdi. Bu dönemde en fazla ayçiçeği yağı ihracatı yapılan ülke ise 126 milyon 94 bin dolarla Cibuti oldu. Cibuti’yi 33 milyon 798 bin dolarlık ihracatla Sudan ve 20 milyon 416 bin dolarlık ihracatla Suriye izledi.

Dünya Pazarındaki Yeri

Celal Kadooğlu, Türkiye’nin dünya rafine ayçiçeği yağı ticaretindeki yüzde 18,3’lük pazar payının, ülkenin gıda ticaretindeki uluslararası gücünü gösterdiğini ifade etti. Kadooğlu, yılın geri kalanında sektörün performansını etkileyebilecek faktörler arasında ham madde arzındaki küresel kısıtlamalar ve bölgedeki savaş koşullarının bulunduğunu belirtti.

Özellikle Rusya’nın ihracat vergilerini 2026 yılı sonuna kadar uzatmasının tedarik zinciri üzerinde baskı oluşturabileceğini dile getiren Kadooğlu, bu zorlukların üstesinden gelmek için stok yönetimi, Toprak Mahsulleri Ofisi’nin müdahaleleri ve yüksek teknolojili tesislerin esnekliği ile aşacaklarını vurguladı. Ayrıca, Dahilde İşleme Rejimi sayesinde elde ettikleri tohumu katma değer katarak işlediklerini ve dünya pazarlarına ‘Türk yağı’ imzasıyla sunduklarını belirtti. Ukrayna ve Rusya gibi büyük ham madde tedarikçilerini geride bırakabilmelerinin sadece lojistik bir avantaj değil, aynı zamanda yılların getirdiği teknolojik birikimin bir sonucu olduğunu ifade etti. Kadooğlu, bu dinamizmin önümüzdeki on yıl içinde yüzde 25 pazar payı hedefine ulaşmalarını sağlayacağına inandığını sözlerine ekledi.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu