Hürmüz Boğazı Krizi OPEC+ Üretim Artışını Sınırladı

Hürmüz Boğazı krizi, OPEC+ üyesi ülkelerin üretim artışını etkileyerek küresel petrol piyasasında belirsizlik yarattı.

Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü (OPEC) ve OPEC dışındaki bazı üretici ülkelerin oluşturduğu OPEC+ grubu, üye 7 ülkenin temmuz ayı için günlük petrol üretimini 188 bin varil artırma kararı aldığını duyurdu. Bu artış, ABD ve İsrail’in İran’a karşı başlattığı askeri operasyonların etkisiyle, petrol piyasasında yaşanan belirsizlikler nedeniyle sınırlı kalması bekleniyor.

Suudi Arabistan, Rusya, Irak, Kuveyt, Kazakistan, Cezayir ve Umman’dan oluşan OPEC+ üyeleri, daha önce Birleşik Arap Emirlikleri’nin (BAE) de dahil olduğu bir grup ile birlikte, nisan ayında günlük 206 bin varil, mayıs ayında yine günlük 206 bin varil ve haziran ayında günlük 188 bin varil üretim artışı kararı almıştı. Böylelikle, nisan-haziran döneminde toplamda yaklaşık 600 bin varil üretim artışı gerçekleştirilmiş oldu.

Bu ülkeler, Nisan 2023’te duyurdukları günlük 1,65 milyon varillik gönüllü üretim kesintisini kademeli olarak geri alma sürecinde üretimlerini artırıyorlar. Ancak, ABD ve İsrail’in 27 Şubat’ta başlattığı saldırılar sonrası Hürmüz Boğazı’ndaki gemi trafiğinin durması, küresel petrol ticaretinde arz krizine yol açtı. Bu durum, bazı OPEC+ üyesi ülkelerin tam kapasite üretim yapmasını engelledi. Ayrıca, BAE’nin 1 Mayıs’ta OPEC’ten ayrılması, bu krizi daha da derinleştirdi.

OPEC’in son raporuna göre, OPEC+ grubunun günlük ham petrol üretimi mart ayında 34 milyon 929 bin varil, nisanda ise 33 milyon 190 bin varil olarak gerçekleşti. Bu rakam, şubatta 42 milyon 772 bin varil olarak kaydedilmişti. Mart ayında, ABD ve İsrail’in İran’a karşı yürüttüğü savaş nedeniyle OPEC+ üyesi ülkelerin günlük ham petrol üretiminde önemli düşüşler gözlemlendi. Irak, Suudi Arabistan, BAE, Kuveyt, İran ve Bahreyn gibi ülkelerde arz kayıpları yaşandı.

8 Nisan’da sağlanan ateşkesten sonra ABD ile İran arasında bir anlaşma sağlanması beklenirken, son günlerde ABD’nin İran’a yönelik yeni saldırıları sonrası Tahran, Hürmüz Boğazı’nı kapattığını açıkladı. ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), İran’a yönelik başlatılan ek saldırıların tamamlandığını belirtse de, ABD Başkanı Donald Trump, İran ile anlaşma sağlanmaması durumunda saldırıların devam edeceğini ifade etti.

OPEC+ Üyeleri Seyirci Konumunda

Bağımsız petrol analisti Gaurav Sharma, OPEC+ grubunun Orta Doğu’daki bazı üyelerinin, Hürmüz Boğazı’ndaki aksaklıklar nedeniyle seyirci konumunda kaldığını belirtti. Sharma, OPEC+ grubunun, İran savaşı sona erdikten sonra normalleşme sürecine hazır olduğunu göstermek için bu durumu sürdürdüğünü ifade etti.

OPEC+ grubunun açıkladığı günlük 600 bin varil üretim artışının uygulanabilirliğine dair ise Sharma, normalleşmenin büyük ölçüde ABD ve İran arasında barış sağlanmasına bağlı olduğunu vurguladı. Ancak, bu barış sağlansa bile, OPEC’e bağlı Orta Doğu tedarikçilerinin arzının normale dönmesinin en az 2027’nin ilk çeyreğine kadar süreceğini belirtti. OPEC+ bünyesinde ise üretim kotalarına uyumun sembolik kalacağını ve Kazakistan gibi ülkelerin hala zorluklarla karşılaştığını ifade etti.

Sharma, OPEC+ grubunun üretim kararlarının petrol fiyatlarına etkisinin kısa vadede sınırlı kalacağını, ancak Orta Doğu’da barış sağlanması durumunda 2027’de önemli sonuçlar doğurabileceğini kaydetti. Piyasalardaki durumun, OPEC+ grubu ve BAE gibi eski üyelerin de ABD, Kanada, Brezilya, Norveç ve Guyana gibi ülkelerle birlikte küresel petrol piyasasına daha fazla petrol sürmesiyle arz fazlasına dönüşebileceğini belirtti.

Fiziksel Etki Sınırlı Kalacak

Norveç merkezli Rystad Energy Jeopolitik Analiz Başkanı Jorge Leon, Hürmüz Boğazı kapalıyken OPEC+ grubunun kağıt üzerindeki kotaları artırmasının önemli olmadığını, asıl meselenin ek varillerin gerçekten piyasaya ulaşıp ulaşamayacağı olduğunu vurguladı. Leon, günlük 188 bin varil üretim artışı kararının, grubun gönüllü kesintilerin ilk aşamasını geri almaya devam edeceğine işaret ettiğini belirtti. Ancak mevcut piyasa koşullarında bu kararın fiziksel etkisinin neredeyse sıfır olacağını ifade etti.

Bu sorunun yalnızca Körfez bölgesindeki ülkelerle sınırlı olmadığını da belirten Leon, Rusya’nın da artan baskı altında olduğunu ve günlük 9,82 milyon varil olarak belirlenen yeni kotasına rağmen, mayıs ayında yalnızca 9,2 milyon varil üretim yaptığını kaydetti. Altyapıya yönelik artan saldırıların bu durumu etkilediğini belirten Leon, OPEC+ hedefleri ile Rusya’nın fiili üretim kapasitesi arasındaki farkın daha da açığa çıkacağını ifade etti.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu