Merkez Bankası’nın Faiz Politikası Normalleşiyor

Merkez Bankası, politika faizine dönüş yaparak piyasalarda normalleşme adımı attı. Bankacılık endeksi yükselişe geçti.

ŞEBNEM TURHAN

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), 1 Mart’ta ara verdiği 1 hafta vadeli repo ihalelerine yeniden başladı. Piyasa uzmanları, bu kararın zamanlamasının sürpriz olduğunu belirtse de, bunun bir gevşeme değil, normalleşme adımı olarak değerlendirildiğini ifade etti. TCMB’nin bu hamlesi, borsa üzerinde bankacılık endeksinin günlük %4 oranında yükselmesine yol açarken, likidite fazlası olmasına rağmen politika faizine dönüş sinyali verdi. Uzmanlar, TLREF faizinin %40’tan %37’ye düşmesini ve mevduat faizlerinde hızlı bir düşüş yaşanmasını, kredi faizlerinde ise 1 hafta içinde sınırlı bir etki beklediklerini belirtti.

TCMB, 1 Mart tarihli açıklamasında, finansal piyasalardaki gelişmeler doğrultusunda 1 hafta vadeli repo ihalelerine bir süreliğine ara verildiğini duyurmuştu. Ardından gelen üç Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısında bu karar değiştirilmedi. En son 13 Ağustos’taki enflasyon raporu sunumunda TCMB Başkanı Fatih Karahan, normalleşme kapsamında 1 hafta vadeli repo ihalelerine dönüşü değerlendirdiklerini açıklamıştı. Karahan, piyasa koşullarına göre likidite fazlası olmasına rağmen bu adımı atmayı planladıklarını belirtmişti. Ancak TCMB, bu adımı beklenmedik bir zamanda gerçekleştirdi.

Bankacılık endeksi, bu hamle sonrası Borsa İstanbul’da %3,77 artışla güne başlarken, gün içindeki yükseliş %4 seviyesine ulaştı. Uzmanlar, likidite fazlası nedeniyle repo ihaleleriyle sağlanacak fonlamanın başlangıçta sembolik düzeyde kalmasını beklese de, bu hamlenin amacının sisteme para vermekten çok politika faizine dönüşü sağlamak olduğunu vurguladı. TLREF faizinin %40 seviyesinden %37’ye düşmesi bekleniyor. TCMB’nin haftalık depo ihalesine gelen teklifler de %37 seviyesindeydi. Bu durum, mevduat faizlerinde bir düşüş yaşanmasını beklenirken, kredi faizlerinde sınırlı bir yansıma olacağını gösteriyor.

Bilkent Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hakan Kara, TCMB’nin muhtemelen iç talepteki yavaşlama nedeniyle fiili faizi 300 baz puan düşürme sinyali verdiğini belirtti. Kara, bankalar arası gecelik piyasa faizinin %37’ye düşeceğini öngördüğünü ifade etti. 2027 enflasyon hedefinin %15 düzeyinde olduğunu hatırlatan Kara, normal şartlar altında bu hedefe göre iç talebin daha da yavaşlamasına izin verilmesi gerektiğini söyledi. Hükümetin, reel sektör talepleri ve seçim sürecini dikkate alarak büyümeyi desteklemek istediğini belirten Kara, bunun için enflasyon hedefinin yukarı çekilmesi ve iç ekonomik faaliyetlerin desteklenmesi gerektiğini ifade etti.

QNB Türkiye Baş Ekonomisti Erkin Işık, TCMB’nin jeopolitik gelişmeler nedeniyle mart başından itibaren haftalık repo fonlamasını durdurduğunu ve piyasadaki fazla likiditeyi çekerek koşulları sıkılaştırdığını hatırlattı. Işık, bu durumun bankalar arası repo piyasasında gecelik faiz oranlarının %40 seviyesine yükselmesine neden olduğunu belirtti. TCMB Başkanı Karahan, 13 Ağustos’taki sunumda, savaş kaynaklı risklerin geride kaldığını ve iç talepte soğumanın netleştiğini ifade etmişti. TCMB, son kararıyla 10 Eylül’deki PPK toplantısını beklemeden likidite sıkılaşmasını sonlandırdı.

Orca Marco Finansal Danışmanlık Kurucusu Evren Kırıkoğlu, TCMB’nin haftalık repo ihalelerine geçişinin zamanlama açısından sürpriz olduğunu belirtti. Kırıkoğlu, politika faizinde indirimin aralık ayında yapılmasını beklediğini ifade etti. Yüzde 37’nin yeterince sıkı bir oran olduğunu vurgulayan Kırıkoğlu, bu kararın piyasa faizlerini geriletse de kalıcı bir gevşeme rejimine geçiş olmadığını söyledi. Ayrıca, TCMB’nin son dönemde önemli rezerv biriktirmesinin bu kararda etkili olduğunu vurguladı. Mevduat faizlerinde haftalık repo ihalelerine geçişin etkisinin daha hızlı görüleceğini, ancak kredi faizlerine yansımanın sınırlı kalacağını dile getirdi.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu