2026 IFDA Solutions Conference: Teknolojide İnsan
2026 IFDA Solutions Conference, gıda dağıtımında yapay zekâ ve yeni teknolojilerin önemini vurgularken insan kaynağı, liderlik ve uyumu öne çıkardı.
San Antonio’da 12-15 Eylül tarihleri arasında düzenlenen 2026 IFDA Solutions Conference, gıda hizmeti dağıtım sektörünün teknolojiyle dönüşümünü ele alırken insan unsurunun önemini de gündeme taşıdı. Uluslararası Gıda Hizmeti Distribütörleri Birliği (IFDA) tarafından gerçekleştirilen konferansta teknoloji, çalışanlar ve sektörün geleceği arasındaki ilişki farklı oturumlarda değerlendirildi.
Bu yılki organizasyon, IFDA’nın Solutions ve satış-pazarlama odaklı Smart konferanslarının ilk kez bir araya gelmesiyle daha geniş bir katılıma sahne oldu. Ekipman üreticileri, çözüm sağlayıcıları ve teknoloji geliştiricileri fuar alanında sektör temsilcileriyle buluşurken siber güvenlik, depo operasyonları, tedarik zinciri, satış ve pazarlama gibi başlıklarda uzman görüşleri paylaşıldı.
Konferans kapsamında 108 yeni üye IFDA Truck Driver Hall of Fame’e kabul edildi. Böylece dağıtım operasyonlarının devamlılığını sağlayan sürücülerin sektördeki rolüne dikkat çekildi. Ayrıca 30’dan fazla distribütör şirketi bilgi oturumlarına katılarak deneyimlerini meslektaşlarıyla paylaştı.
Etkinlik, IFDA Başkanı ve Üst Yöneticisi Mark S. Allen için de veda niteliği taşıdı. IFDA’da 27 yıl görev yapan, bunun 22 yılında başkan ve üst yönetici olarak çalışan Allen, 2027’nin başında emekliye ayrılacağını açıkladı.
Teknoloji Başarısının Temelinde İnsan Var
Açılış konuşmasında Dot Foods İnovasyon Başkanı Jeff Barry, konferans boyunca öne çıkan teknoloji ve insan bağlantısına dikkat çekti. Barry, yenilikçiliğin gelişebilmesi için çalışanların denemeye, hata yapmaya ve işe yaramayan çözümlerden sonra ilerlemeye izin veren güçlü bir kurum kültürüne ihtiyaç duyulduğunu belirtti.
BiRite Foodservice Distributors Başkanı Aaron Barulich de yapay zekâ ve iş ortaklıklarını ele alan panelde benzer bir yaklaşım ortaya koydu. Barulich, tedarikçilerle birlikte yeni teknolojilerin denenmesini, öğrenme sürecindeki hatalara tolerans gösterilmesini ve çalışanlara gelişim alanı açılmasını önerdi.
Dawn Foods Global Kuzey Amerika Tedarik Zinciri ve Satın Alma Proje Müdürü Tiffany Honeycutt ise teknolojinin çoğu işletmede toplam işin yalnızca yaklaşık yüzde 30’unu oluşturduğunu, kalan yüzde 70’lik bölümün insanlara bağlı olduğunu söyledi. Bu değerlendirme, yeni araçların tek başına sonuç üretmeyeceği ve insan kaynağının dönüşümde belirleyici olmaya devam edeceği mesajını güçlendirdi.
Liderlikte Eğitim, Güven ve Mentorluk
Ben E. Keith Operasyon Direktörü Jon Birdwell’ın yönettiği liderlik panelinde, ekiplerin yalnızca süreçler ve performans göstergeleri üzerinden değil, işi yapan çalışanların ihtiyaçları dikkate alınarak yönetilmesi gerektiği vurgulandı. Birdwell, yöneticilerin süreçleri idare ettiğini, çalışanlara ise liderlik ettiğini belirterek her personelin yaptığı işin kurumun genel hedeflerine nasıl katkı sağladığını bilmesinin önemine işaret etti.
Malin Integrated Stratejik Operasyon Ortağı Christy Clark ile Ben E. Keith Eğitim Müdürü Stephen Long, güçlü ekiplerin oluşturulmasında mentorluk, iletişim ve güvenin rolünü anlattı. Clark, geleceğin liderlerinin bilinçli biçimde yetiştirilmesi ve hatalardan öğrenilmesi gerektiğini ifade ederken Long, depo operasyonlarındaki deneyiminin yeni çalışanlarla bağ kurmasına yardımcı olduğunu aktardı.
Panelde çalışanlara yatırım yapılması ve daha büyük sorumluluklara hazırlanabilecekleri fırsatların sunulması gerektiği ortak görüş olarak öne çıktı. Katılımcılar ayrıca personelin yalnızca kullanılan aracı tanımasının yeterli olmadığını; teknolojiyi güvenle ve verimli biçimde kullanabilmesi için kapsamlı eğitim alması gerektiğini belirtti. Konferansın bu bölümündeki temel mesaj, yeni sistemlerin başarısının onları kullanan insanların yetkinliğine bağlı olduğu yönündeydi.
Tahmin Modelleri Satış Yaklaşımını Değiştirebilir
Deloitte Direktörü Jeff Simpson’ın yönettiği oturumda, belirsizlik ve hızlı değişim döneminde distribütörler ile tedarikçiler arasındaki iş birliklerinin tüketici ihtiyaçlarına daha iyi yanıt vermede nasıl kullanılabileceği ele alındı. Simpson, gelişmiş tahmin modellerinin satış ekiplerine yalnızca geçmiş verileri değerlendirmek yerine geleceğe ilişkin öngörüler geliştirme imkânı sağlayabileceğini söyledi.
Simpson bu değişimi, dikiz aynasına bakmaktan farlarla önünü görmeye geçişe benzetti. Geçmiş satış verilerinin, yüksek doğrulukta ileriye dönük verilerle birleştirilmesi sayesinde tüketici tercihlerindeki olası yönelimlerin altı ila 18 ay önceden izlenebileceği ifade edildi.
Bu yaklaşım, satış ekiplerinin müşterilere yalnızca daha fazla ürün satmayı önermek yerine pazarın gidişatına ilişkin içgörüler sunmasını ve işletmecilerle birlikte yeni fırsatları değerlendirmesini mümkün kılabilir.
Değişen Düzenlemeler İçin Teknoloji Arayışı
Konferanstaki çeşitli oturumlarda yapay zekâ ve yeni teknolojilerin, gıda sektörünü etkileyen düzenlemelerin daha iyi anlaşılması ve uygulanması için kullanılabileceği belirtildi. FDA’nın FSMA 204 Gıda İzlenebilirliği Kuralı’na ayrılan oturumda, Temmuz 2028’de başlayacak uyum süreci öncesinde şirketlerin mevcut iş akışlarını haritalandırması ve izlenebilirlik kodları ile gerekli verilerdeki eksikleri belirlemesi gerektiği vurgulandı.
Katılımcılara, sektör standartlarından ve teknolojik çözümlerden yararlanarak tedarik zincirindeki bilgi paylaşımını geliştirmeleri, hazırlıklara son dönemi beklemeden başlamaları çağrısı yapıldı. Sysco Gıda Güvenliği ve Kalite Güvencesinden Sorumlu Başkan Yardımcısı Charles Leftwich, gerekliliklerin karmaşıklığının hazırlıklara başlamamak için gerekçe olarak kullanılmaması gerektiğini söyledi.
Oturumda aktarılan GS1 pilot çalışması, şirketlerin mevcut ticari kayıtları güçlü olsa da izlenebilirliğe özgü verilerde önemli boşluklar bulunduğunu gösterdi. Bu nedenle işletmelerin uyum tarihinden önce süreçleri test etmesi, tedarikçilerle birlikte çalışması, veri kalitesini yükseltmesi ve bilgileri standartlaştırması gerektiği kaydedildi.
Bir başka oturumda, ambalajların geri dönüşüm maliyet ve sorumluluklarını üreticilere yükleyen Genişletilmiş Üretici Sorumluluğu yasalarının hızla değişen yapısı ele alındı. Yedi eyalette kabul edilen ambalaj EPR yasalarının raporlama kuralları, ücretleri, kapsam dahilindeki malzemeleri ve üretici tanımları bakımından farklılaştığı belirtildi. Kaliforniya’nın plastik azaltımı ve geri dönüştürülebilirlik konusundaki daha sıkı şartlarına da dikkat çekilirken, gelişen teknolojilerin bu değişken yapının izlenmesine yardımcı olabileceği ifade edildi.
Make America Healthy Again hareketinin federal ve eyalet düzeyindeki düzenlemelere etkisini inceleyen oturumda ise içerik kısıtlamaları ve ultra işlenmiş gıdalara yönelik kuralların artabileceği değerlendirildi. Bu gelişmelerin distribütörleri daha fazla ürün verisi toplamaya, ürün portföylerini yeniden düzenlemeye ve ürünlerin satıldığı noktaları daha yakından takip etmeye zorlayabileceği; bunun da tedarik zincirinde maliyet ve operasyonel karmaşıklık yaratabileceği belirtildi.
Covington & Burling LLC avukatı Cory Trio, farklı eyaletlerde birbirinden ayrı şartların yürürlüğe girmesinin sektör açısından uyum sürecini daha karmaşık hale getirdiğini ifade etti. 2026 IFDA Solutions Conference boyunca yapılan değerlendirmeler, teknolojinin gıda dağıtımında önemli bir araç olduğunu; ancak sürdürülebilir sonuç için eğitimli çalışanlara, güçlü liderliğe ve değişen kurallara erken hazırlanmaya ihtiyaç bulunduğunu ortaya koydu.


