Morgan Stanley: Fed’in Faiz İndirim Planı İki Riskle Tehdit Altında

Morgan Stanley, Fed’in faiz indirim planının iki önemli risk nedeniyle tehdit altında olduğunu açıkladı.

ABD Merkez Bankası’nın (Fed) faiz indirimleriyle ilgili beklentileri, enflasyonun düşüş göstermesine rağmen yeni risklerle karşı karşıya kalmış durumda. Morgan Stanley Baş Ekonomisti Michael T. Gapen, çekirdek enflasyondaki gerilemenin Fed’in faiz indirimleri konusunda acele etmesini gerektirmediğini ifade etti.

Morgan Stanley’nin Cuma günü müşterilerine ilettiği notta, yaz aylarında açıklanan enflasyon verilerinin çekirdek Tüketici Fiyat Endeksi’ndeki (TÜFE) düşüşü doğruladığı belirtildi. Gapen ve ekibi, bu durumun Fed’in Temmuz ayında faizleri sabit tutmasının ardından daha temkinli bir yaklaşım sürdürmesine olanak tanıdığını vurguladı.

Ancak analistler, enflasyon görünümündeki iyimserliğin devam etmesi için iki temel varsayımın korunması gerektiğine dikkat çekti. İlk olarak, enflasyon tahminlerinin yeni bir şok yaşanmaması ve son tedarik zinciri krizlerinin etkilerinin tamamen ortadan kalkması üzerine inşa edildiğini belirtti.

Petrol Fiyatları Enflasyonu Yeniden Etkileyebilir

Gapen, raporunda Orta Doğu’daki gelişmelerin enerji fiyatları üzerinden enflasyon üzerinde yeniden baskı oluşturabileceğini ifade etti. ABD ile İran arasındaki artan gerilim, küresel enerji akışını etkileyerek petrol fiyatlarının yükselmesine neden olabilir. Bu durum, ABD’deki hane bütçeleri üzerinde maliyet artışlarına yol açabilir.

İki ülke arasında imzalanan mutabakat zaptının ardından petrol fiyatlarında görülen geçici düşüş, son çatışmalarla birlikte yerini sert bir artışa bıraktı. Spot ve vadeli petrol fiyatlarındaki yükselişin, enerji maliyetleri üzerinden enflasyonist baskıyı artırabileceği ve Fed’in enflasyona dair endişelerini yeniden gündeme getirebileceği değerlendiriliyor. Morgan Stanley, bu gelişmelerin gerçekleşmesi durumunda Fed’in faiz indirim sürecinde daha dikkatli olabileceğini belirtti.

Yapay zeka yatırımları ise elektronik fiyatları üzerinde baskı yaratıyor. Raporda, yapay zeka yatırımlarının kısa vadede beklenildiği gibi dezenflasyonist bir etki yaratmadığı ifade edildi. Yüksek talep, elektronik bileşenlerde tedarik sorunlarını artırarak fiyatlar üzerinde yukarı yönlü baskı oluşturuyor.

Örneğin, Apple’ın cihaz fiyatlarındaki artışın, yapay zeka merkezlerinin bellek kapasitesini yoğun şekilde kullanmasıyla ilgili olduğu belirtiliyor. Yapay zeka altyapısına yönelik yatırımların elektronik bileşenler üzerindeki talebi artırdığı ifade ediliyor. CNBC-e’nin haberine göre, Gapen, gümrük vergilerinin piyasalara yansımasının büyük ölçüde tamamlandığını ve çekirdek mal enflasyonunun kriz öncesi seviyelere yaklaşmasını beklediğini aktardı. Ancak yapay zeka kaynaklı güçlü talebin elektronik fiyatlardaki düşüşü sınırlayabileceği uyarısında bulundu.

Gapen, “Önümüzdeki birkaç çeyrek boyunca yapay zeka kaynaklı yüksek talep, elektronik fiyatları üzerinde yukarı yönlü baskı oluşturmaya devam edecek ve tam bir geri çekilmeyi engelleyecektir.” değerlendirmesinde bulundu.

Fed Faizleri Uzun Süre Yüksek Kalabilir

Morgan Stanley’nin değerlendirmesine göre, Orta Doğu kaynaklı enerji şoku ve yapay zeka yatırımlarının yarattığı talep baskısı, Fed’in faiz indirim planını etkileyebilecek iki önemli risk olarak öne çıkıyor. Çekirdek enflasyondaki gerilemenin devam etmesine rağmen, bu iki riskin gerçekleşmesi durumunda fiyat baskılarının yeniden artabileceği belirtiliyor. Bu durum, Fed’in para politikasında daha temkinli bir yaklaşım benimsemesine ve faiz indirimlerini ertelemesine yol açabilir.

Raporda, enerji fiyatlarındaki artış ve yapay zeka kaynaklı yüksek talebin enflasyon üzerinde baskı oluşturması halinde, Fed’in faiz oranlarını “daha uzun süre yüksek” tutma riskinin gündemde kalmaya devam edeceği vurgulandı.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu