İran’dan Uyarı: Petrol Fiyatları 200 Doları Bulabilir
İran, petrol fiyatlarının 200 dolara yükselebileceği uyarısında bulundu. Küresel enerji piyasaları, savaşın etkisiyle dalgalanıyor.
ABD ve İsrail’in İran’a yönelik başlattığı hava saldırıları, bölgedeki savaşın etkisiyle küresel enerji piyasalarını derinden sarsmaya devam ediyor. İran güçlerinin Hürmüz Boğazı’ndaki ticari gemilere yönelik saldırıları ve sevkiyatların kesintiye uğraması, petrol fiyatlarında yeni bir artış riskini beraberinde getiriyor. İranlı yetkililer, petrolün varil fiyatının 200 dolara çıkabileceği konusunda uyarılarda bulunurken, Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) tarihteki en büyük stratejik petrol rezervi salımını gündeme getirdi.
Savaşın başlamasından bu yana yaklaşık iki bin kişinin hayatını kaybettiği belirtiliyor. Çatışmaların Lübnan’a da sıçraması, Orta Doğu’daki enerji ve ticaret yollarının güvenliği konusunda endişeleri artırdı. Küresel petrol piyasaları, bu gelişmelere hızlı bir şekilde tepki gösterdi. Haftanın başında Brent petrol fiyatları 120 dolara kadar yükselirken, daha sonra 90 dolara kadar geri çekildi. Ancak, Çarşamba günü Körfez’deki ticari gemilere yönelik saldırıların ardından fiyatlar yeniden artış gösterdi. Brent petrol, %4,7 artışla 91,98 dolara, ABD ham petrolü ise %4,5 yükselerek 87,25 dolara ulaştı.
İran askeri yetkilileri, petrol piyasalarındaki risklerin henüz tam olarak fiyatlanmadığını savunarak, Washington’a bir mesaj gönderdi. İran askeri komutanlığı sözcüsü İbrahim Zolfaghari, “Petrol fiyatının 200 dolara çıkmasına hazır olun. Çünkü petrol fiyatı bölgesel güvenliğe bağlıdır ve siz bu güvenliği bozmuş durumdasınız” dedi. Ayrıca, Tahran yönetimi ABD veya İsrail ile iş yapan bankaların hedef alınabileceğini de duyurdu.
Çarşamba günü Körfez sularında üç ticari geminin saldırıya uğradığı bildirildi. İran Devrim Muhafızları, emirlerine uymayan gemilere ateş açıldığını açıkladı. Saldırılar sonucunda Tayland bayraklı bir kuru yük gemisi alev aldı ve mürettebatın tahliye edildiği gemide üç kişinin kaybolduğu belirtildi. Japon bayraklı bir konteyner gemisi ve Marshall Adaları bayraklı bir yük gemisi de hasar gördü. Savaşın başlangıcından bu yana saldırıya uğrayan ticari gemi sayısının 14’e yükseldiği kaydedildi.
Hürmüz Boğazı, dünya petrol ticaretinin yaklaşık beşte birinin geçtiği kritik bir nokta olarak öne çıkıyor. İran askeri sözcüleri, boğazın kesinlikle İran kontrolünde olduğunu ifade ederken, gemilerin güvenli geçiş yapıp yapamayacağı konusunda belirsizlik sürüyor. ABD Başkanı Donald Trump, gemilerin boğazdan geçmesi gerektiğini belirtse de, kaynaklar İran’ın geçişi zorlaştırmak için deniz mayınları yerleştirdiğini öne sürüyor. G7 ülkeleri ise Körfez’deki ticari gemilere askeri eskort sağlama seçeneğini değerlendirmeye başladı.
Enerji fiyatlarındaki sert yükselişi sınırlamak amacıyla IEA, üye ülkelerin 400 milyon varillik stratejik petrol rezervini piyasaya sürmesini önerdi. Bu karar, küresel enerji piyasalarında şimdiye kadar gerçekleştirilen en büyük acil rezerv müdahalesi olacak. IEA Başkanı Fatih Birol, “Karşı karşıya olduğumuz petrol piyasası zorluklarının ölçeği eşi görülmemiş düzeyde. Bu nedenle IEA ülkelerinin bu büyüklükte kolektif bir acil müdahale kararı alması son derece önemli” dedi. Ancak uzmanlar, rezervlerin piyasaya sürülmesinin yalnızca kısa vadeli bir rahatlama sağlayacağını vurguluyor.
Enerji analistleri, petrol fiyatlarının yönünü belirleyecek en kritik unsurun savaşın süresi olacağını ifade ediyor. Marex enerji analisti Sasha Foss, IEA rezerv salımının piyasalara yalnızca birkaç gün zaman kazandırabileceğini ve Hürmüz Boğazı yeniden açılmazsa fiyatların hızla yükselebileceğini belirtiyor. Foss, çatışmaların hafta sonuna kadar sona ermemesi halinde petrol fiyatlarının 100 doların üzerine çıkabileceğini öngörüyor.
Piyasa uzmanları, çatışmaların uzaması durumunda petrol fiyatlarının daha da yükselebileceğini belirtiyor. Ninety One şirketinde küresel doğal kaynaklar başkanı Paul Gooden, gerilim kısa sürede azalırsa fiyatların geri çekilebileceğini, ancak petrolün yıl başındaki 60-70 dolar bandına dönmesinin zor olduğunu ifade ediyor. Gooden, çatışmanın uzaması halinde petrol fiyatlarının 120 doların üzerine çıkabileceğini ve daha yüksek seviyeler görülebileceğini öne sürdü.
Son gelişmeler, birçok analiste göre 1970’lerden bu yana görülen en ciddi enerji şoklarından biri olma potansiyeli taşıyor. Körfez’deki ticari gemilere yönelik saldırılar ve Hürmüz Boğazı’ndaki belirsizlik sürerken, küresel piyasalar savaşın enerji arzını ne ölçüde etkileyeceğini yakından izliyor. Savaşın uzaması durumunda yalnızca petrol fiyatlarının değil, küresel enflasyon ve ticaret dengelerinin de ciddi şekilde etkilenmesi bekleniyor.




