Gazprom: TürkAkım Altyapısına Yönelik Saldırılar Artıyor

Gazprom, TürkAkım ve Mavi Akım altyapısına yönelik saldırıların arttığını duyurdu. Enerji fiyatları üzerindeki baskılar yükseliyor.

Rus enerji şirketi Gazprom, son iki hafta içinde TürkAkım ve Mavi Akım boru hatlarına bağlı tesislere yönelik birçok hava saldırısı gerçekleştiğini duyurdu. Saldırılar arasında Rusya’nın güneyindeki Russkaya pompa istasyonu da yer alıyor. Gazprom, saldırıların engellendiğini ve tesislerin faaliyetlerine devam ettiğini bildirdi. Ancak, bu tür saldırıların artması, Türkiye’nin doğal gaz arzı ve fiyatları üzerinde yeni baskılar oluşturabilir. Enerji uzmanları, BOTAŞ’ın artan maliyetler nedeniyle doğal gaz tarifelerinde yeni bir artış yapabileceğini öngörüyor.

Gazprom’un açıklamasına göre, son dönemde Rusya’nın güneyindeki enerji tesislerine yönelik hava saldırıları önemli ölçüde artış gösterdi. Şirket, TürkAkım boru hattı üzerinden Avrupa’ya gaz sağlayan Russkaya pompa istasyonunun da hedef alındığını belirtti. Gazprom, saldırıların püskürtüldüğünü ve tesislerin çalışmaya devam ettiğini vurguladı. Gazprom’un verilerine göre, son iki hafta içinde TürkAkım ve Mavi Akım hatlarıyla bağlantılı tesislere toplamda 12 saldırı girişimi gerçekleşti. Ukrayna’nın, Rusya’nın enerji altyapısına yönelik saldırılarını artırdığı ve bu saldırıların Rusya’nın askeri kapasitesini zayıflatmayı amaçladığı ifade ediliyor.

Karadeniz kıyısındaki Soçi, son saldırılardan etkilenen bölgeler arasında yer alıyor. Soçi Belediye Başkanı Andrei Proshunin, kentin 24 saatten fazla süren yoğun drone saldırılarına maruz kaldığını açıkladı. Enerji altyapısına yönelik bu tür saldırılar, Avrupa’ya gaz akışının büyük ölçüde daraldığı bir dönemde daha büyük önem taşıyor.

Avrupa Birliği’nin Rus enerji ithalatını azaltma politikası nedeniyle, Rusya’nın Avrupa’ya boru hattı üzerinden gaz ihracatı son yıllarda ciddi şekilde azaldı. 2025 yılı itibarıyla Rusya’nın Avrupa’ya yaptığı gaz ihracatının %44 oranında düşerek yaklaşık 18 milyar metreküpe gerilemesi bekleniyor. Bu süreçte Türkiye, Rus gazının Avrupa’ya ulaşabildiği tek transit rota konumuna geldi. TürkAkım üzerinden gaz alan ülkeler arasında Türkiye, Sırbistan, Macaristan ve Slovakya yer alıyor.

Son yıllarda Türkiye’ye Rusya’dan gelen gaz akışında önemli gelişmeler yaşandı. 2024 yılında Rusya, Türkiye’ye TürkAkım ve Mavi Akım boru hatları üzerinden toplam 21 milyar metreküpün üzerinde gaz ihraç etti. 2025’in ilk yarısında ise bu iki hat üzerinden yapılan sevkiyat %28 artarak yaklaşık 11 milyar metreküpe ulaştı. Mavi Akım boru hattı, daha önce 2021 yılında 15,98 milyar metreküp ile kapasiteye yakın çalışmıştı. Bu hatlar tam kapasite çalıştığında günde yaklaşık 47 milyon metreküp gaz taşıyabiliyor. Türkiye ile Rusya arasında yapılan son anlaşmayla yıllık 22 milyar metreküplük gaz tedarik kontratı 2026 sonuna kadar uzatıldı.

Enerji uzmanları, özellikle Orta Doğu’daki çatışmaların derinleşmesi ve bazı tedarik hatlarının kesilmesi durumunda Türkiye’nin gaz arzında yeni risklerin ortaya çıkabileceğini belirtiyor. Türkiye’nin doğal gaz ithalatının yaklaşık %40-42’si Rusya’dan sağlanıyor. İran ve Katar kaynaklı LNG tedarikinde yaşanacak bir kesinti, Türkiye’nin gaz arzında %20-25 oranında bir açık yaratabilir. İran hattı, Türkiye’nin gaz ihtiyacının %14-17’sini karşılıyor. İran’dan gaz akışının tamamen kesilmesi, yıllık 8-10 milyar metreküp civarında bir açık oluşturabilir.

Son yıllarda Türkiye, enerji arz güvenliğini artırmak amacıyla LNG altyapısını önemli ölçüde genişletti. BOTAŞ’ın toplam yeniden gazlaştırma kapasitesi günlük yaklaşık 161 milyon metreküpe ulaştı. Bu sayede Türkiye, ABD ve diğer küresel LNG piyasalarından spot kargolarla eksik arzı telafi edebiliyor. Ayrıca, Karadeniz’deki Sakarya Gaz Sahası üretimi de giderek artıyor ve yerli üretim şu anda Türkiye’nin gaz talebinin yaklaşık %4-6’sını karşılıyor.

Doğal gaz arzında yaşanabilecek bir şok, elektrik üretiminde hızlı bir şekilde hissedilebilir. Türkiye’de doğal gaz santralleri toplam elektrik üretiminin %19-23’ünü oluşturuyor. Bu santraller, rüzgâr ve hidroelektrik üretiminin düştüğü dönemlerde elektrik sisteminin dengelenmesi açısından kritik rol oynuyor. Gaz arzının azalması durumunda elektrik fiyatları yükselebilir ve sanayi için planlı kesintiler gündeme gelebilir. Türkiye, bu durumda kömür santrallerine daha fazla yüklenebilir; halihazırda kömür, Türkiye’nin elektrik üretiminin yaklaşık %36’sını sağlıyor. Öte yandan, rüzgâr ve güneş enerjisi son yıllarda hızlı bir büyüme göstererek toplam üretimde %18 paya ulaştı ve enerji sistemine önemli bir tampon sağlıyor.

Enerji piyasasında yaşanan gelişmeler, BOTAŞ üzerinde de ciddi mali baskılar yaratıyor. 2025 sonunda yayımlanan resmi raporlara göre BOTAŞ, 2024 yılında yaklaşık 1 milyar dolar (44,9 milyar TL) zarar açıkladı. Bunun temel nedeni, şirketin hanehalkını korumak amacıyla doğal gazı maliyetin altında satmasıydı. Hükümet, bütçe hedeflerini koruyabilmek için Temmuz 2025’te doğal gaz tarifelerinde önemli artışlara gitmişti. Ancak enerji piyasasındaki yeni gelişmeler, tarifelerde yeniden artış beklentisini güçlendiriyor.

Enerji uzmanlarına göre, yeni zam baskısının en önemli nedeni küresel doğal gaz fiyatlarındaki sert yükseliş. Avrupa gaz piyasasının referans göstergesi olan TTF doğal gaz kontratları, Şubat sonundan bu yana yaklaşık 32 eurodan 50 euro/MWh seviyesine kadar yükseldi. Orta Doğu’daki çatışmalar, Katar’daki LNG üretimindeki aksaklıklar ve Hürmüz Boğazı’nın kapanması ihtimali, enerji piyasalarında büyük bir volatilite yaratıyor. Enerji uzmanı Dr. Mühdan Sağlam, mevcut piyasa koşullarının devam etmesi halinde Nisan ayında doğal gaz fiyatlarında artışın kaçınılmaz olabileceğini belirtiyor.

Enerji altyapısına yönelik saldırılar, Orta Doğu’daki savaş ve küresel arz riskleri birleştiğinde Türkiye’nin enerji piyasası üzerinde yeni baskılar oluşturuyor. Gaz arzı açısından Türkiye, geçmiş yıllara göre daha güçlü bir LNG altyapısına ve daha çeşitli kaynaklara sahip olsa da, küresel fiyat şokları enerji maliyetlerini ve iç piyasa tarifelerini doğrudan etkilemeye devam ediyor. Uzmanlara göre, önümüzdeki dönemde Türkiye’de enerji politikalarının en kritik başlıkları arz güvenliği, fiyat dengesi ve bütçe yükü olacak.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu