Çanakkale’deki Maden Projesi İçin ÇED Süreci Başlatıldı
Çanakkale’de büyük bir maden projesi için ÇED süreci başladı. Proje, doğayı ve su kaynaklarını tehdit ediyor.
Çanakkale’nin doğal yapısını ve su kaynaklarını tehdit eden büyük bir madencilik projesinin Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) süreci resmen başlamış durumda. Kazdağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği tarafından yapılan açıklamalara göre, CVK Madencilik bünyesindeki Orta Truva Madencilik tarafından yürütülecek olan “TV Tower Projesi”, geniş kapsamı ve kullanılacak yöntemler nedeniyle bölgedeki ekolojik dengeyi geri dönüşü olmayan bir şekilde etkileme potansiyeline sahip.
Geçtiğimiz aylarda CVK Madencilik, Orta Truva Madencilik’in hisselerini Pilot Investment Inc. ve Teck Madencilik’ten 11,5 milyon USD karşılığında satın aldığını duyurmuştu. Proje sahasında yapılan kaynak tahminlerine göre, yaklaşık 10,88 milyar Amerikan Doları değerinde altın, gümüş ve bakır rezervi bulunduğu belirtiliyor. Projenin ruhsat alanı 8.625 hektar, işletme alanı ise 3.878 hektar olarak belirlenmiş durumda.
Maden projesinin planlandığı alan, Çanakkale’nin tek içme suyu kaynağı olan Atikhisar Barajı’na yalnızca 4,5 kilometre mesafede yer alıyor. Ayrıca, Kuşçayırı köyüne 1,5 kilometre uzaklıkta bulunan bu proje, cevheri zenginleştirmek için tonlarca kimyasal madde kullanmayı gerektiren flotasyon ve tank liçi yöntemlerinin uygulanmasını öngörüyor. Proje kapsamında oluşacak büyük miktardaki atıklar için bölgeye atık barajları inşa edilmesi planlanıyor.
Kazdağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği, proje alanının orman ve tarım arazilerinden oluştuğunu belirterek, 3.752,21 hektar orman ve 126,33 hektar tarım alanının yok olacağını vurguladı. Ayrıca, proje yakınlarında birçok 1., 2. ve 3. derece arkeolojik sit alanlarının bulunduğu da ifade edildi.
Dernek, bölgedeki diğer metalik madencilik projeleriyle birlikte kümülatif etki değerlendirmesi yapılmadığını ve Çanakkale sınırları içerisinde TÜMAD, Cengiz Holding, Koza AŞ, Park Teknik gibi birçok maden projesinin bulunduğunu belirterek, Kazdağları ve çevresinin büyük bir felaketle karşı karşıya olduğunu dile getirdi.
Sonuç olarak, altın, gümüş ve bakır madenciliğine karşı sivil toplum kuruluşları, emek ve demokrasi örgütleri ile bölge halkı olarak ortak bir mücadele başlatılması gerektiği vurgulandı. Aksi takdirde, ormanlar, tarım alanları, meralar ve yaşam alanları yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalacak.




