GDO’suz Türk Pamuğu Yerine Genetiği Geliştirilmiş Pamuk Mu Geçecek?

Türkiye, GDO’suz pamuk üretiminde dünya çapında markalaşırken, genetiği geliştirilmiş pamuklarla da yeni bir döneme adım atıyor.

Türkiye, Yunanistan ve İspanya’nın ardından GDO’suz pamuk üreten az sayıda ülkeden biri olarak, İzmir Ticaret Borsası ve Ulusal Pamuk Konseyi’nin öncülüğünde başlatılan “GDO’suz Türk Pamuğu” projesi ile bu alandaki konumunu uluslararası arenada pekiştirdi. Şimdi ise CRISPR/Cas9 gen düzenleme teknolojisi sayesinde lif uzunluğu ve mukavemetini artırılmış genetiği geliştirilmiş pamuk çeşitleri ile global pazarda yer almayı hedefliyor.

TRT Haber’e konuşan Transgenik Hücre Teknolojileri Uygulama ve Araştırma Merkezi (TRGENMER) AR-GE sorumlusu Beyza Aydın, laboratuvar ortamında bitkilerin doğal koşullarda bin yıl sürecek genetik gelişim süreçlerini birkaç yıla indirdiklerini belirtti. Aydın, yaklaşık üç yıl süren deneyler sonucunda birçok başarısız deneme yaşadıklarını, ancak nihayetinde başarılı sonuçlar elde ettiklerini ifade etti.

Projenin yürütücülerinden Dr. Cihan Taştan, yerli pamuk liflerinin mevcut durumda uluslararası standartların yaklaşık yüzde 10 altında olduğunu vurguladı ve bu farkı kapatmanın ötesinde daha büyük hedefler belirlediklerini söyledi. Taştan, pamuk tohumlarını lifleri uzatacak ve kuvvetini artıracak şekilde tasarladıklarını belirtti. Hedeflerinin, yerli tohumların liflerinden yüzde 30-40 daha uzun ve dayanıklı lifler üretmek olduğunu açıkladı.

5 yıl içinde milyonlarca dolarlık yüksek katma değerli ihracat potansiyeli bekleniyor

Dr. Taştan, lif kalitesinde sağlanacak yüzde 15-20 oranındaki iyileşmenin, Türk pamuğunun ABD Pima ve Mısır Giza gibi dünya çapında tanınan kaliteli pamuklarla rekabet edebilmesini sağlayacağını savundu. Proje kapsamında yapılan uluslararası standartlardaki testler, pamuk liflerinin yanı sıra iplik ve kumaş performansını da değerlendirdi. Projenin, 5 yıl içerisinde milyonlarca dolarlık yüksek katma değerli ihracat potansiyeli yaratması ve uzun vadede ülke ekonomisine milyarlarca lira katkı sağlaması bekleniyor.

Türkiye, dünya genelinde en büyük pamuk üreticileri arasında yer almasına rağmen, kaliteli ham madde ihtiyacı nedeniyle yıllık yaklaşık 1,1 milyon ton pamuk ithalatı yapıyor. İhracat rakamı ise yalnızca 40 bin ton seviyesinde kalıyor. Türk bilim insanlarının bu projeleri, ithalat bağımlılığını azaltma yönünde önemli bir strateji olarak değerlendiriliyor.

“Aynı yaklaşımla renkli pamuk tohumları da geliştireceğiz”

Dr. Taştan, tekstil endüstrisinde kimyasal ve toksik boyalar yerine, genetik mühendislik yöntemleriyle renkli pamuk tohumları geliştireceklerini belirtti. Bu sayede pamuk liflerinin boyanmadan kullanılabileceğini ifade eden Taştan, bitki biyoteknolojisi AR-GE çalışmaları ile yerli tohumların verimlerini artırarak, tekstil sektöründe uluslararası rekabet gücünü artırmayı hedeflediklerini söyledi.

Bu proje GDO’suz Türk pamuğunun pabucunu dama atabilir mi?

CRISPR tabanlı gen düzenleme, bitkilerin iyileştirilmesi için etkili bir yöntem olmasına rağmen, beraberinde biyogüvenlik endişelerini de getiriyor. Alerjenler veya kirleticiler gibi istenmeyen sonuçların ortaya çıkma ihtimali nedeniyle, genetiği değiştirilmiş bitkilerin insan tüketimi ve çevre açısından güvenliğinin sağlanması için sıkı biyogüvenlik değerlendirmeleri yapılması gerekiyor. Bu kapsamda, yabani veya hedef dışı bitkilere gen akışı, ekosistem üzerindeki olası etkiler ve faydalı böcekler üzerindeki etkiler gibi unsurların incelenmesi önem taşıyor.

Genetiği değiştirilmiş bitkilerin piyasaya sunulmasının ardından çevresel izleme çalışmaları da büyük bir önem kazanıyor. Bu süreç, değişikliklerin çevrede sürekli olarak izlenmesini içeriyor ve potansiyel çevresel risklerin proaktif bir şekilde belirlenmesini sağlıyor.

Su ve kimyasal kullanımı yüksek olan pamuk, GDO’lu veya GDO’suz olmasından bağımsız olarak sürdürülebilirlik kriterlerini karşılamakta zorluk yaşayabiliyor. Sürdürülebilirliği artırmak için üretim süreçlerinin insan sağlığı ve çevre üzerindeki etkileri de dikkate alınmalıdır.

İyi Pamuk (Better Cotton) standardı, çevresel, sosyal ve ekonomik sürdürülebilirliği hedefleyen bir pamuk üretim standardıdır. Bu standart, ilaç kullanımından toprak sağlığına, su tüketiminden işçi koşullarına kadar altı ana ilke çerçevesinde kriterler içermektedir. Bu kriterlere uygun üretim yapan çiftçiler “Better Cotton çiftçisi” olarak adlandırılmakta, bu çiftçilerin ürettiği pamuk ise Better Cotton lisanslı pamuk olarak tanımlanmaktadır.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu