Savaşın Ekonomik Etkileri: Tahminlerde Revizyonlar Yapıldı
Analistler, savaşın etkisiyle enflasyon ve faiz tahminlerini revize etti. Enerji fiyatları ve döviz rezervleri üzerinde önemli değişiklikler öngörülüyor.
Savaşın yarattığı belirsizlikler, hem yurtdışında hem de yurtiçinde analistlerin makroekonomik göstergelerde revizyon yapmasına neden oldu. Yılsonu enflasyon tahminleri 1-1.5 puan artarken, politika faizi beklentilerinde de 2 puanlık bir yükseliş görüldü. Bu süreçte büyüme oranları aşağı çekilirken, cari açıkta ise artış öngörülüyor.
Merkez Bankası, yılın ilk enflasyon raporunda 2026 yılı için enflasyon tahminini yüzde 16’da sabit tutarken, tahmin aralığını yüzde 15-21 arasında yükseltti. Ancak analistlerin tahminleri, Merkez Bankası’nın öngörüsünü neredeyse 10 puan aşarak yüzde 23’ün üzerinde gerçekleşti. TCMB’nin 2026 yılı için ortalama Brent petrol tahmininin 60.9 dolar seviyesinde olduğu belirtiliyor. Şu anda Merkez Bankası’nın politika faizi ise yüzde 37 seviyesinde bulunuyor.
Enerji Fiyatlarındaki Artış Tahminleri Değiştirdi
İş Yatırım Araştırma Direktörü Serhat Gürleyen ve Ekonomist Dağlar Özkan, şubat ayı enflasyon verileri ve savaşın ilk haftasında yaptıkları analizde enerji fiyatlarındaki artışın tahminleri etkilediğini belirtti. İş Yatırım ekonomistleri, 2026 yılı için ortalama Brent petrol fiyatı tahminini 67 dolardan 76 dolara, yılsonu enflasyon tahminini ise yüzde 24,5’ten yüzde 25,5’e güncelledi. Akaryakıt fiyatlarındaki artış nedeniyle mart ayı enflasyonunun, önceki tahminlerin üzerinde, yüzde 2’nin belirgin şekilde üzerinde gerçekleşeceği öngörülüyor. Savaşın uzaması ve petrokimya altyapısının zarar görmesi, tahminler üzerinde yukarı yönlü risk yaratırken, eşel mobil sisteminin ise aşağı yönlü risk oluşturacağı vurgulandı.
Faiz Beklentilerinde Yükseliş
İş Yatırım ekonomistleri, tahminlerini yaparken yoğun saldırıların 3-4 hafta içinde sona ereceğini, Hürmüz Boğazı’nın nisan başında açılacağını ve Körfez ülkelerindeki enerji altyapısının hasarının sınırlı olacağını varsaydıklarını ifade etti. Ancak artçı saldırıların yıl boyunca devam edeceği bir jeopolitik ortam öngörülüyor. Bu çerçevede, 2026 yılı ortalama petrol fiyatı tahminleri 67 dolardan 76 dolara çıkarıldı. Enerji şokunun büyüklüğü ve süresine dair belirsizlikler ve savaşın yarattığı yabancı sermaye çıkışı nedeniyle TCMB’nin mart toplantısını pas geçmesi bekleniyor. Bir aylık bir savaş ve hızlı bir enerji şoku senaryosunda TCMB, nisan ayından itibaren faiz indirimine devam edebilir. Bu senaryo doğrultusunda yılsonu politika faizi tahmini yüzde 30’dan yüzde 31’e güncellendi.
QNB ekonomistleri, jeopolitik gelişmelerin yarattığı riskleri tahminlerine yansıttıklarını belirterek, TCMB’nin sıkı politika duruşu nedeniyle döviz kuru tahmininde bir değişiklik olmadığını, uluslararası enerji ve emtia fiyatlarındaki artışların enflasyonu ve cari açığı artıracağını vurguladı.
Enflasyon Tahmini Yüzde 25,5’e Yükseltildi
QNB ekonomistleri, savaşın Türkiye ekonomisine başlıca etkilerinin enerji ve emtia fiyatlarının yükselmesi ile yurtdışına sermaye çıkışı olduğunu belirtti. Bu etkilerin şiddeti ve süresi belirsizliğini korurken, Rusya ve Ukrayna savaşı sonrasındaki gelişmelere dayanarak, önümüzdeki birkaç ay boyunca enerji ve emtia fiyatlarının yüksek seviyelerde kalacağı, yılın ikinci yarısında ise düşeceği bir senaryo öngörülüyor. Bu senaryoda Brent petrol fiyatının ortalama 90 dolar olacağı ifade ediliyor. TCMB, 1 Mart’tan itibaren döviz likiditesinin dengelenmesi ve TL likiditesinin sıkılaştırılması için tedbirler alırken, önümüzdeki birkaç ayda faiz indirim sürecine ara verilmesi ve likidite tedbirlerinin sürdürülmesi bekleniyor.
TL’yi destekleyen politika duruşunu dikkate alan QNB ekonomistleri, 50.3 olan yıl sonu USD/TL kuru tahminlerinde değişiklik yapmadı. Ancak sermaye girişlerine bağlı olarak TL üzerindeki baskının hafiflemesi durumunda, yılın ikinci yarısında faiz indirimlerine devam edilebileceği, fakat artan riskler nedeniyle yıl sonu politika faizi beklentilerinin yüzde 30’dan yüzde 32’ye yükseltildiği belirtildi.
QNB’nin analizine göre, uluslararası enerji ve emtia fiyatlarındaki artışlar kısa vadede enflasyonu artıracak. TCMB’nin geçen yıl yayımladığı bir çalışma, petrol fiyatındaki yüzde 10’luk kalıcı bir artışın TÜFE enflasyonuna bir yıl sonunda 1 puan etki yapacağını öngörüyor. Ancak akaryakıt fiyatlarındaki zam ihtiyacının büyük bir kısmının eşel mobil sistemiyle kamu kaynaklarından karşılanacak olması, kısa vadede etkiyi sınırlayacak. Ayrıca, enerji fiyatlarının yılın ikinci yarısında gerilemesi durumunda, enflasyonist etkilerin bir kısmı geri alınabileceği ifade ediliyor. Ancak maliyet kaynaklı fiyat artışlarının katılık göstermesi nedeniyle, enflasyonda daha yavaş bir düşüş öngörülüyor. Bu doğrultuda QNB ekonomistleri yıl sonu enflasyon tahminini yüzde 24’ten yüzde 25,5’e yükseltti.
Cari Açık Tahmini 45 Milyar Dolar Olarak Güncellendi
Ödemeler dengesi açısından, TCMB’nin çalışmasında ham petrol fiyatındaki 10 dolarlık bir artışın cari işlemler açığını 12 ay sonunda 2.6 milyar dolar artıracağı belirtiliyor. Doğalgaz fiyatlarının petrol fiyatlarından ayrıştığı dönemlerde Türkiye’nin cari açığındaki genişlemenin daha yüksek olduğu hatırlatılıyor. Bu bağlamda QNB ekonomistleri, 36 milyar dolar olan 2026 cari işlemler açığı tahminini 45 milyar dolara yükseltti. Şu aşamada turizm gelirlerinde bir düşüş beklenmiyor. TCMB rezervleri, cari açıktaki genişleme ve sermaye hesaplarındaki çıkışlar karşısında tampon görevi görecek. Ancak, üretim maliyetlerinin artması, küresel büyümenin yavaşlaması ve iç finansman koşullarının sıkı kalması ekonomik aktiviteyi sınırlayacak. Bu nedenle 2026 yılı GSYH büyüme tahmini QNB ekonomistleri tarafından yüzde 4’ten yüzde 3,8’e çekildi.
90 Dolar Seviyesi Enflasyona 3-4 Puan Etki Edebilir
Gedik Yatırım Baş Ekonomisti Serkan Gönençler, Brent petrol fiyatlarındaki değişimin enflasyona etkisini inceledi. Gönençler, Brent petrol fiyatlarının varil başına yaklaşık 90 dolar seviyesinde kalması durumunda, dolaylı etkiler de dahil olmak üzere TÜFE enflasyonu üzerindeki toplam etkinin yaklaşık 4.1-5.6 puana ulaşabileceğini öngördü. Bu tahmin, Brent’in ortalama 65 dolar olduğu bir senaryoya göre yapıldı. Eşel mobil sistemi ile bu etkinin yaklaşık 1-1.5 puanlık kısmının vergi ayarlamaları yoluyla absorbe edilebileceğini değerlendiren Gönençler, “Bu durumda net enflasyonist etkinin yaklaşık 3.1-4.2 puan aralığına gerileyebileceğini hesaplıyoruz” dedi.
Savaşın İlk Haftasında 13.2 Milyar Dolar Döviz Satışı Gerçekleşti
Merkez Bankası, savaşın ilk haftası olan 6 Mart haftasında 13.2 milyar dolar döviz satışı yaptı. QNB ekonomistlerinin hesaplamalarına göre, 6 Mart haftasında brüt döviz rezervi 12.7 milyar dolar azalarak 197.5 milyar dolara, swap hariç net rezerv ise 13.9 milyar dolar azalarak 64.9 milyar dolara geriledi. Geçen hafta içinde bankaların TCMB’de zorunlu karşılık ve teminat depo çerçevesinde tuttukları döviz miktarının 0.4 milyar dolar artması, toplam rezervi olumlu etkiledi. Ancak bunu hariç tutan net rezerv, 13.1 milyar dolar azalarak 78.7 milyar dolara düştü.
Analize göre, net rezerv içinde değerlendirilen yurt içi bankalarla yapılan satım yönlü swap hacminin 6 Mart haftasında 0.8 milyar dolar azalması, net rezervi olumlu etkiledi. Altın fiyatlarının gerilemesi ise net rezervde 1.6 milyar dolarlık bir azalmaya yol açtı. Kamu döviz mevduatı, döviz cinsi devlet tahvili ihracının etkisiyle incelenen hafta içerisinde 0.9 milyar dolar arttı. Analizde, “Sonuç olarak, bu saydığımız işlemler net rezervin geçen hafta 0.1 milyar dolar yükselmesine neden oldu. Net rezervdeki değişimi dikkate aldığımızda, bunun dışında kalan işlemlerle toplamda 13.2 milyar dolar döviz satışı gerçekleştiğini hesaplıyoruz” denildi.




