Kaynak Kullanımı ve Fiyatlandırma İşletmeleri Nasıl Etkiler?
İşletmelerde kaynak kullanımı ve fiyatlandırma yalnızca finansal güce bağlı değil. İnsan kaynağı, bilgi, beceri ve ilişkiler de maliyetleri etkiliyor.
İşletmelerde kaynak denildiğinde çoğu kişinin aklına öncelikle para gelir. Finansal güç, yatırımların yapılması ve üretim kapasitesinin oluşturulması açısından kuşkusuz büyük önem taşır. Ancak bir işletmenin sürdürülebilirliği yalnızca parasal imkânlarla açıklanamaz.
Gerçek hayatta finansman olmadan faaliyetleri sürdürmek zor olsa da para kadar, hatta bazı durumlarda paradan daha değerli başka kaynaklar da vardır. Bu nedenle kaynak kavramını yalnızca nakit ve sermaye ile sınırlamak, işletme yönetiminde önemli bir yanılgıya yol açabilir.
Yakın zamanda, uzun yıllardır tanıdığım ve farklı dönemlerde danışmanlık desteği verdiğim bir işletme sahibiyle ekonominin güncel koşullarını değerlendirdik. Finansal konuları her zaman dikkatle yöneten bu kişiler, çalışan sayıları azalmış olmasına rağmen çekirdek kadroyu korumak için çeşitli önlemler aldıklarını anlattı.
Bu yaklaşımın temel gerekçesi oldukça açıktı: Ekibin dağılması hâlinde aynı bilgi ve beceri düzeyine sahip çalışanları yeniden bir araya getirmek kolay olmayacaktı. İnsan kaynağı, işletmenin faaliyetlerini sürdüren ve kurumsal hafızasını taşıyan temel unsurlardan biri olarak görülüyordu.
Çalışanların sahip olduğu deneyim ve uzmanlık, işletmeler açısından bir başka kritik kaynağı, yani bilgi ve iş yapma becerisini oluşturur. Piyasanın yavaşladığı dönemlerde mevcut çalışanların gelişimine yatırım yapmak da bu nedenle önem kazanır. Söz konusu işletme, çalışanlarını iş başında geliştirmeye ve dışarıdan eğitim almalarını sağlamaya devam ettiğini belirtti.
Yeni işler değerlendirilirken de yalnızca ciro beklentisi dikkate alınmıyordu. İşin hangi bölümünün işletme içinde yapılacağı, hangi aşamaların dışarıdan karşılanabileceği ve son kontrollerin nasıl gerçekleştirileceği ayrıntılı biçimde inceleniyordu. Amaç, tüm süreçleri işletme bünyesinde yürütmenin doğurabileceği yüksek maliyetleri dış kaynak kullanımıyla daha yönetilebilir seviyeye çekmekti.
Bu süreç, yöneticilerin sahip olduğu iş ilişkilerinin de önemli bir kaynak olduğunu gösteriyor. Geniş ve güvene dayalı bir ilişki ağı, ihtiyaç duyulduğunda işletmenin yararına kullanılabilir. Bununla birlikte bu ilişkilerin yalnızca tek taraflı çıkar anlayışıyla değil, karşı tarafın koşulları da gözetilerek yürütülmesi gerekir. Böyle bir yaklaşım, sürdürülebilir bir kazan-kazan ortamının oluşmasına katkı sağlar.
Sonuç olarak işletmedeki her unsuru parayla açıklamaya çalışmak önemli bir hatadır. Finansal kaynakların değeri tartışılmaz; ancak insan kaynağı, bilgi, beceri, deneyim ve iş bağlantıları da işletmenin geleceğini belirleyen unsurlardır. Bu kaynakların nasıl yönetildiği, maliyet yapısını ve kaçınılmaz olarak kaynak kullanımı ve fiyatlandırma kararlarını doğrudan etkiler.
İşletme kaynaklarını değerlendirirken Osman Ata Ataç’ın Business Management System adlı kitabına da başvurulabilir.




