Altın ve Gümüşte Yükseliş: Diplomatik Gelişmeler Etkili

Hürmüz Boğazı’ndaki diplomatik gelişmeler, altın ve gümüş fiyatlarını yükseltti. Yatırımcılar değerli metallere yöneliyor.

Küresel piyasalarda Hürmüz Boğazı’nın kısmen yeniden açılmasına yönelik diplomatik çabaların etkisiyle petrol fiyatları düşerken, bu durum değerli metallere olan talebi artırdı. Altın, bu hafta 4.300 dolara yaklaşırken, gümüş de 62 doları test etti. Jeopolitik risklerin azalması ve para politikalarındaki değişiklikler, değerli metal piyasasında yeni bir yükseliş dalgasını tetikledi. Haziran ayından bu yana durağan seyreden altın ve gümüş fiyatları, önemli bir teknik seviyenin üzerine çıkarak yatırımcıların dikkatini çekti.

Özellikle ABD ile İran arasındaki olası bir anlaşma, petrol fiyatlarını aşağı çekerken, enflasyon ve faiz baskısını da hafifletti. Bu durum, yatırımcıların değerli metallere yönelmesine neden oldu. Altın, üst üste dördüncü işlem gününde değer kazanarak ons başına 4.300 dolara yaklaşırken, haftalık bazda yaklaşık yüzde 6 oranında artış gösterdi. Gümüş ise 62 dolara yaklaşarak haftalık bazda yaklaşık yüzde 5 değer kazandı. Altın fiyatlarının 4.250 dolara gerilemesine rağmen, piyasalarda hareketliliğin devam edeceği öngörülüyor.

Faiz Beklentilerindeki Değişim

Piyasalardaki iyimserliğin arkasında, ABD Merkez Bankası’na ilişkin beklentiler yatıyor. Geçen hafta yıl sonuna kadar iki faiz artışı bekleyen piyasa, artık yalnızca bir faiz artışı öngörüyor. Daha sınırlı bir parasal sıkılaşma beklentisi, faiz getirisi olmayan altın ve gümüş gibi değerli metaller için destekleyici bir ortam sağlıyor. ABD’den gelen ekonomik veriler de bu değişimde etkili oldu. Temmuz ayında özel sektör istihdamı yalnızca 44 bin kişi artarak, piyasa beklentisi olan 70 binin oldukça altında kaldı. Zayıflayan istihdam verileri, Fed’in agresif sıkılaşma ihtimalini azaltırken, ABD dolarındaki geri çekilme de değerli metalleri destekledi.

Ancak Fed cephesinden temkinli açıklamalar gelmeye devam ediyor. Fed Yönetim Kurulu Üyesi Lisa Cook, enflasyon hedefinin gerisine düşmesi durumunda faiz artırımlarının yeniden gündeme gelebileceğini belirtirken, Kansas City Fed Başkanı Jeff Schmid de fiyat istikrarı için daha yüksek faiz oranlarının gerekebileceği uyarısında bulundu. Bu nedenle, önümüzdeki dönemde açıklanacak enflasyon ve istihdam verileri yakından takip edilecek.

5.000 Dolar Hedefi Yeniden Gündemde

Uluslararası yatırım bankaları, uzun vadede altın fiyatlarının yükseleceği beklentisini koruyor. Standard Chartered, merkez bankalarının alımları, jeopolitik belirsizlik ve portföy çeşitlendirme ihtiyacının altın fiyatlarını desteklemeye devam edeceğini belirterek 5.000 dolar senaryosunu gündemde tutuyor. Citi, kısa vadede yatay veya sınırlı bir geri çekilme öngörse de yılın son çeyreğinde ons altının 4.500 dolara, 2027’nin ilk yarısında ise 5.000 dolara ulaşabileceğini tahmin ediyor. Deutsche Bank ise son düzeltmenin önceki sert geri çekilmelere göre sınırlı kaldığını ve yaklaşık 3.900 dolar seviyesinde güçlü bir taban oluşmuş olabileceğini değerlendiriyor.

Çin Yeniden Sahneye Çıkıyor

Altın piyasasına son haftalarda önemli bir destek, Çin’den geldi. Bloomberg verilerine göre, Çin’deki altın destekli borsa yatırım fonlarına (ETF) 14 işlem günü üst üste para girişi gerçekleşti. Bu, mart ayından bu yana görülen en uzun kesintisiz giriş olarak kaydedilirken, dünyanın en büyük fiziki altın piyasasında yatırımcı algısının yeniden olumlu bir hal aldığına işaret ediyor. Kurumsal alımların, ons fiyatının 4.000 doların üzerinde kalmasında önemli bir rol oynadığı düşünülüyor.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu