Angela Merkel’in siyaseti bırakma kararının perde arkası

Angela Merkel, resmi törenlerde yaşadığı titremelerin ve Kairos heykelinin ardından 16 yıllık başbakanlığı bırakma kararını nasıl verdiğini anlattı.

Angela Merkel, Almanya’da art arda seçimler kazanarak 16 yıl boyunca başbakanlık görevini sürdüren, Avrupa siyasetinin en etkili liderlerinden biri oldu. Böyle güçlü bir siyasi kariyerin ardından görevden kendi isteğiyle ayrılması, uzun süre merak konusu olarak kaldı.

Merkel’in anılarını anlattığı kitabın Türkçe yayımlanması, bu kararın arka planındaki kişisel süreci daha yakından görme imkânı sunuyor. Kitapta özellikle siyasetten ayrılmaya hazırlandığı son dönem ve bu kararın işaretleri öne çıkıyor.

Resmi törenlerde ortaya çıkan ilk işaretler

İlk dikkat çekici olay, 18 Haziran 2019’da Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenski’nin Berlin’de karşılandığı resmi törende yaşandı. Merkel, askeri tören sırasında önce bacaklarının, ardından tüm vücudunun titremeye başladığını ve dengesini korumakta zorlandığını anlattı. Marşlar sona erip hareket etmeye başladığında ise durumunun normale döndüğünü belirtti.

Birkaç gün sonra Bellevue Sarayı’nda yeni Adalet Bakanı Christine Lambrecht’in yemin töreni sırasında benzer bir tablo tekrarlandı. Merkel, Cumhurbaşkanı Frank-Walter Steinmeier konuşurken yanında beklediği sırada bedeninin istemi dışında titremeye başladığını, tören sona erdiğinde ise yeniden hareket edebildiğini aktardı.

Aynı durum 10 Temmuz 2019’da Finlandiya Başbakanı Antti Rinne’nin ziyareti sırasında bir kez daha görüldü. Bunun üzerine Merkel, ertesi gün Danimarka Başbakanı Mette Frederiksen’i karşılarken milli marşları oturarak dinlemeye karar verdi. Bu uygulamayı görevinden ayrılana kadar Almanya’daki resmi törenlerde ve yurt dışı ziyaretlerinde sürdürdü.

Merkel, yaşananların ardından kapsamlı bir sağlık kontrolünden geçtiğini, ancak nörolojik ya da dahiliye açısından herhangi bir bulguya rastlanmadığını ifade etti.

Kairos heykelinin çağrıştırdığı “doğru an”

Merkel, bu olaylardan yaklaşık yedi ay önce, 9 Ocak 2019’da Berlin’deki bir sanat galerisini ziyaret etmişti. Sergide gördüğü bir heykelin önünde durduğunu ve eserin kendisinde güçlü bir duygu uyandırdığını anlattı.

Alman sanatçı Thomas Jastram’ın yaptığı Kairos heykeli, Antik Yunan düşüncesinde doğru anı ve yakalanması gereken fırsatı simgeliyor. Merkel, 42 santimetre yüksekliğindeki bu eseri satın alarak ofisine koydu. Heykelin kendisine adeta “Artık sahneden inme zamanı” mesajı verdiğini düşündü.

Üç gün sonra Süddeutsche Zeitung’da Rainer Erlinger’in “Sahneden İnme Zamanı” başlıklı yazısını okuması da bu düşüncesini güçlendirdi. Yazıda, siyasetçilerin görevlerini bırakmakta neden zorlandığı ve ayrılmanın da başlı başına bir eylem olduğu tartışılıyordu. Hannah Arendt’in siyaset anlayışına atıf yapan yazı, Merkel üzerinde etkili oldu.

Resmi törenlerde yaşadığı titremelerin ardından Merkel, bedeni bu süreci herkesin önünde göstermeseydi daha iyi olacağını düşündüğünü; buna rağmen doğru zamanda bırakmayı bildiğine inandığını belirtti.

Veda töreninde seçtiği müzikler

Almanya’da şansölyelerin görevden ayrılışı, askeri bando eşliğinde düzenlenen meşale töreniyle gerçekleşiyor. Merkel için törende çalınacak eserlerin seçimi ve yapacağı son konuşma özel önem taşıyordu.

Tören, Ludwig van Beethoven’ın bestelediği Yorck Marşı ile başladı. Ardından Merkel’in tercih ettiği şarkılardan oluşan bölüm geldi. Şansölye, alçak gönüllülüğü ve Tanrı karşısındaki insanın konumunu vurgulayan “Großer Gott, wir loben dich” ilahisini seçti.

Diğer eser ise Hildegard Knef’in yaşama sevinci ve umudu anlatan “Für mich soll’s rote Rosen regnen” adlı şarkısıydı. Merkel ayrıca Doğu Almanya’daki çocukluk ve gençlik yıllarını hatırlatan Nina Hagen’in “Du hast den Farbfilm vergessen” parçasının çalınmasını istedi. Şarkının Türkçe karşılığı “Renkli filmi unuttun” anlamına geliyor.

Doğu Almanya’da büyüyen Merkel için bu seçim, gençliğine ve Hiddensee’ye yaptığı ziyaretlere bir gönderme niteliğindeydi. Kamuoyunda ölçülü ve renksiz bir siyasetçi olarak görülen Merkel’in vedasında böylesine renkli bir parçaya yer vermesi, törenin dikkat çekici ayrıntılarından biri oldu.

16 yıllık görevin ardından sakin bir veda

Müziklerin ardından Merkel salondaki vazodan önce kendisi için, sonra töreni hazırlayan ekibi için birer gül aldı. Eşi Joachim Sauer’in yanına gelmesinin ardından birlikte araca binerek son kez başbakanlık ofisine gitti.

Ofisteki resmi aşçıları, Merkel’in göreve başladığı gün hazırlanan yemeği yeniden yaptı: sosis, köfte ve patates salatası. Bu kez aynı yemek, veda gününe özel bir özenle hazırlandı.

Helmut Kohl ile birlikte Almanya’nın en uzun süre görev yapan şansölyelerinden biri olan Merkel, meşale töreninden altı gün sonra resmi makamından ayrıldı ve devlet tarafından tahsis edilen ofise geçti. Veda konuşmasını Alman halkı için “neşe dolu bir yürek” dileğiyle tamamladı.

Siyasetten sonraki sade yaşam

Aradan beş yıl geçtikten sonra Berlin’de Merkel ve eşi Joachim Sauer’in yaşadığı evin önünden geçen anlatıcı, çiftin Müzeler Adası olarak bilinen bölgede sıradan bir binadaki dairede yaşamayı sürdürdüğünü aktarıyor. Merkel, başbakanlığı boyunca devletin tahsis ettiği resmi konuta taşınmamıştı.

Evin önünde yalnızca iki polis bulunuyordu. Çiftin mal varlıkları arasında 1985’te satın aldıkları bir kır evinin de yer aldığı, zaman zaman hafta sonlarını burada geçirdikleri belirtiliyor.

Kaynak: Angela Merkel, “Özgürlük”, çeviren Deniz Weber, Kadim Yayınları, 2026.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu