Türkiye Varlık Fonu, İhracatçı Firmalara Yatırım Yapacak
Türkiye Varlık Fonu, ihracat potansiyeli yüksek firmalar için yatırım fonu oluşturma çalışmalarına başladı.
MERVE YİĞİTCAN
Türkiye Varlık Fonu (TVF), ihracat potansiyeli yüksek şirketlere yatırım yapacak yeni bir fon oluşturma çalışmalarına hız verdi. İstanbul Sanayi Odası’nın (İSO) düzenlediği şubat ayı meclis toplantısında konuşan TVF Genel Müdürü Arda Ermut, fonun finansmanının bir kısmının Varlık Fonu tarafından sağlanacağını, geri kalan kısmının ise uluslararası yatırımcıların katkısıyla oluşturulacağını belirtti.
Ermut, iş dünyasının Varlık Fonu’nun özel sektörle rekabet edip etmediği konusundaki endişelerine yanıt vererek, fonun kuruluşu itibarıyla bazı muafiyetlere sahip olduğunu ve bu muafiyetlerin rekabetle ilgili olmadığını vurguladı. Ancak, Varlık Fonu’nun özel sektörle rekabet içinde olmadığını net bir şekilde ifade etti.
Stratejik Yatırımlar İçin Çalışmalar Sürüyor
Sanayinin ihtiyaç duyduğu stratejik yatırımlar konusunda Varlık Fonu’nun daha aktif bir rol üstlenmesi gerektiğine dair gelen önerilere yanıt veren Ermut, özellikle petrokimya ve çelik üretimi gibi rekabet gücünü artıracak alanlarda ortak ya da sıfırdan yatırım yapmanın mümkün olduğunu belirtti. 2019 yılında duyurulan Adana Ceyhan’daki petrokimya tesisi projesinin detaylarını paylaşan Ermut, Türkiye’nin petrokimya alanında net ithalatçı konumunda olduğunu ve bu sektörün cari açığa olumsuz etkisi bulunduğunu ifade etti. Projenin ÇED raporu aşamasının tamamlandığını ve uluslararası firmalarla işbirliği için temas halinde olduklarını söyledi. Projenin yaklaşık 10 milyar dolar büyüklüğünde olmasının planlandığını ve aşamalı olarak hayata geçirileceğini vurguladı.
Yeni Fon Yapıları Üzerinde Çalışmalar
Ermut, ihracat potansiyeli yüksek firmalara yönelik yatırım yapacak bir fon oluşturma sürecinin başladığını da duyurdu. Bu fonun sınırlı bir kısmının Türkiye Varlık Fonu tarafından karşılanacağını, geri kalan kısmının ise yurt dışı yatırımcıların katılımıyla sağlanacağını belirtti. Türkiye’nin stratejik önceliklerine katkı sağlayacak yatırımlar yapmayı hedeflediklerini ifade eden Ermut, fonların Türkiye’nin ve bölgenin ihtiyaçlarına göre çeşitlendirilebileceğini de sözlerine ekledi. Daha önce ‘fonların fonu’ modeliyle ilk adımı attıklarını, şimdi ise doğrudan yatırım yapabilecek yapıların üzerinde çalıştıklarını belirtti.




